Köşe Yazarları

Genç nesli doğru yönlendirebilmek önemli


Dünya artık farklı bir mecraya kayıyor…

Üretim dediğimiz şey, sadece “bilek gücü” ile yapılmaktan, çoktan çıktı.

Yazılım dediğimiz şey, sadece bir kelimeden ibaret değil.

Dünya artık teknolojik yeniliklerle yönetiliyor.

Yapay zeka…

Data merkezleri…

Yapay eller…

E- ticaret…

Ve elbette tamamının yaratıcısı insan beyni.

Bugün dünyanın en zenginden öte…

En bilinen insanları kimler?

Yapmış oldukları yazılımlarla dünyayı dijital akımla küçücük yapan insanlar…

Facebook…

Twitter…

Google…

Windows…

Alibaba…

Bunları yaratanlar bu çağın insanları…

Peki…

Dünyada teknoloji, yazılım bu kadar gelişirken…

 

Biz ülke olarak neredeyiz?

Ne üretiyor üniversiteler?

Bizim ülkemiz adeta üniversite cenneti…

Peki ne üretiyor üniversiteler…

Sayabilir misiniz?

Her şeyi sayabiliriz ama…

“Bilim üretiyor” diyemiyoruz.

Bu acıdır…

Bu komiktir…

100 bin öğrenci olacak.

30 üniversite olacak.

O yapılar…

Üniversite üzerinden kurulan ekonomi…

Ama içerisinde bilim yok.

 

Ya eğitim sistemi?

Liselerimiz, gençlerimizi yeni çağa uygun mezun veriyor mu?

Çocuklarımız doğduğu andan itibaren teknolojiye adapte oluyor.

Çocuklarımızı, belki bilinçsizce “dijitale adapte” ederek büyütüyoruz…

Ama doğrusu bu değil.

“Dijital üretim yapabilecek” ve bu dünyaya yön verecek gençlere ihtiyacımız var bizim.

Çocuklarımızı “dijitale” esir ederken, dünyadaki gelişmelerden de koparıyoruz.

İnsan faktörü önemli.

Kore’de bir çalışma başlıyor…

“Çocukların dijital zekası…”

Bu, dijital dünyaya çocuklarımızı esir etmeden, gelişmelerini öngörüyor.

Bizde var olan ne?

Sadece “tüketici” pozisyonundayız.

Yazık değil mi bizim ülkemize ve gençliğimize…

Dünyadan kopuk yaşamak, yaşamak zorunda bırakılmak sadece siyasi bir gerekçe.

Oysa bilgi, bir tuş uzakta…

Gençlerimizi “dijitale” esir ederken, üretim süreçlerinden de koparıyoruz.

Dünya bununla uğraşıyor oysa.

Üniversitelerimiz de…

Liselerimiz de…

Ve ülkeyi yönetenlerin önderliğinde “teknolojinin üretim kısmına” da gelecek nesilleri yönlendirmek gerekiyor.

 

Gelişim durmayacak…

Teknoloji artık, eli olmayana el…

Gözü olmayana göz…

Duymayana kulak…

Bu alanlardaki gelişim hiç durmayacak…

Turkcell Şirketleri Genel Müdürü Kaan Terzioğlu, teknoloji zirvesinde bugünü ve geleceği çok güzel özetledi.

Odağına “insanı” yerleştirerek, dünya gelişime ayak uyduruyor…

Durmuyor…

Gelişiyor…

Gerçek şu ki…

Etrafınızdaki tüm ülkeler gelişirken, biz halen seyirci pozisyonundayız…

Beni üzen de bu…

“Başka şeyler” üretme derdimizin olması lazım.

Bu da eğitim sisteminden geçer…

Aksi hepimize çok yazık…

 

Olacak iş değil

Kıb- Tek’e müdür yapıyorsunuz adamı…

O, “bu makamı nasıl şahsıma kullanırım” derdinde.

Kendinden önceki çarpık uygulamaları gerekçe göstererek, adam kayırma ve kamu kaynağını har vurup harman savurma çabasına kılıf arıyor.

Gürcan Erdoğan’ın yaptığı tek savunma var:

“İsmet Akim zamanında da yapıldı…”

Ne gam…

Ondan hesap sormadığı gibi, benzer bir yöntemi, yalanla harmanlayarak şoförüne kaynak yarattı.

Millet sana güvenerek makam veriyor, sen şoförünün “yalan beyanla” ek mesai almasına izin veriyor.

Havadis’i mahkemeye verecekmiş.

Gürcan Erdoğan hem görevini kötüye kullanıyor…

Hem “arızaya gidildi” yalanıyla her gün şoförünün ek mesai almasına imza atıyor.

Ama masum…

Bunu gündeme getiren Havadis suçlu…

Öyle mi?

Aha kapı, aha sapı…

El- Sen bunu mahkemeye götürüp, “işyerimizi batırdılar” diye kazan kaldırmazsa…

Biz Gürcan Erdoğan ve o zihniyetteki herkesle mahkemede hesaplaşmaya hazırız…

Hodri meydan…




Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı