Gelecek yılları etkileyecek ekonomik kararlar… - Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Salı, Nisan 23, 2024
Köşe Yazarları

Gelecek yılları etkileyecek ekonomik kararlar…

Geçen hafta tüm dünya ülkelerinde merakla ve endişe ile beklenen, ABD Merkez Bankası (FED)’nın kararı ve bu konuda başkanının tahvil alımları ve para politikası konusunda yapacağı açıklama idi.

Gerek gelişmiş ülkeler gerekse gelişmekte olan ülkeler yapılan açıklamanın ardından, sorunların bir süre daha erteleneceği veya bu konuda şimdiki ekonomik sorunlara yeni sorunlar eklenmeyeceği düşüncesi ile rahatlamışlardır. Bu kararla, piyasalara krizin başlangıcından beri uygulanmaya başlayan ve dünyayı etkileyen ABD’nin artan para arzı devam edecektir. Çünkü daha önce FED’in açıkladığı üzere yeni bir sıkılaştırma politikası ile gelecek yeni para darlığı sorunlarının özellikle gelişmekte olan ülkelerde yaratacağı ilave sorunların bu yeni kararla şimdilik gündemden kaldırılması, tüm ekonomik çevreleri ve piyasaları ferahlatmıştır.
ABD’nin daha önceki açıklamalarının aksine, para politikasında şimdilik değişiklik yapmayacağı hususunda beklenmedik kararı, dünya ülkelerine yapacağı olumsuz etkiler ve bu olumsuz etkilerin tekrar ABD ekonomisine dönük yansımalarının düşünüldüğü tahmin edilmektedir. Dolayısıyla evvelce ilan ettiği sıkı para politikasına geçiş değişikliğini yapmayı, risk olarak gördüğü anlaşılmaktadır. Gerek kendi gerekse dünyada gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere şimdiye kadar uyguladığı parasal genişleme politikalarının, geçici önlem olduğu iddia edilse de, tüm ülkelerde ekonomilerin krizden çıkışı için olumlu bir etki yaptığı açıktır. Dolayısıyla bu yıl toparlanma dönemine giren dünya ekonomilerine ve özellikle de gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerine yeniden bir zafiyet getirilmemesi göz önüne alınmıştır.
Finansal daraltma ile ilgili ABD’nin politika değişikliği beklentileri, geçen hafta Türkiye’yi de olumsuz etkilemişti. Gerek piyasalardaki tahvil alımlarını, gerek kurları gerekse faizleri olumsuz etkilemişti. Tahvil alımları düşmüş, döviz kurları artmış, TL, dolar ve Euro karşısında değer kaybetmiş, faizler de yükselmişti. Çünkü dış sermaye ve dövizin daralacağı beklentisi, para piyasasında döviz talebi artışını getirmiş, döviz fiyatlarını ateşlemişti. Gerek döviz çıkışları gerekse döviz pozisyonunu güçlendirmek isteyen banka ve borçlu şirketlerin talepleri de fiyatları etkilemişti. FED kararından sonra, dış sermaye ve yabancı para girişinin daraltılmayacağı beklentisi Türkiye’de piyasalara ve finansal kesime de rahatlık getirdi. Sermaye akımının devam edeceği düşünceleriyle, TL’nin değer kaybı durmuş, faizler de bir miktar düşmüştür. Bu arada TCMB, döviz ihaleleri ile piyasaya döviz vererek rahatlatmaya çalıştıysa da beklentileri karşılayamamıştı. Son aylarda dış sermaye girişleri de yavaşlamıştı.
FED’in para politikası açıklamasının ardından TCMB Başkanı da açıklamalarda bulundu. MB Başkanı iddialı konuştu. Kurların düşeceği ve gelecek yıl içinde aratacak dış sermaye girişleri dolayısıyla TL/$ kurunun 1.80 olacağı üzerinde tahminde bulundu. Bu tahmini fazla iddialı bulanlar çoğunluktadır. Ancak sermaye girişi ortamı müsait bulursa -siyasal ve ekonomik açıdan- bu gerçekleşebilir. Başçı’nın, şirketlere de tavsiyeleri olmuştur. Bunun başında, döviz açık pozisyonlarını kapatmak için aceleci davranmamaları ve sakin zamanı beklemeleri yönündedir ki bu konuda haklıdır.
MB Başkanı enflasyon konusunda, enflasyonun arttırılmamasının da hedefleri olduğuna değinmiştir. Enflasyonun tekrar gündeme getirilmesi olumlu bir izlenim yapmıştır. Faiz konusunda ise Sayın Başcı ne arttırma ne de düşürme niyetleri bulunmadığını tekrar ifade etmektedir. Faiz konusunda bu aracın kullanılmamaya devam edileceği mesajı, gerek Türkiye’de gerekse yabancı yorumcularda eksiklik ve risk olarak değerlendirilmektedir. Aslında kurlarda bu kadar oynaklıklar olurken niye faiz silahının kullanılmadığı, teknik açıdan düşündürücüdür. Geçen hafta 2TL’nin altına düşen $ değeri bu hafta tekrar 2 TL’nin üstüne çıkmıştır.
Ekonomi yönetiminde söz sahibi Başbakan yardımcısı Babacan ise, sorunların çözümünde sanayi ve imalatın arttırılmasının gerekliliği ve büyümenin bu yolla sağlanmasına vurgu yaparak, reel sektörün maliyetlerinin düşürülmesinin esas olduğunu söyledi ve, “reeskont kredilerinde adım atılmasını bekliyorum” diyerek Merkez Bankası Başkanı’na bu yönde önlem alması hususunda mesaj göndermiş oldu. Üretime dönük teşvik edici önlemler hususunda telkinde bulundu.
Bu dönemde krediler de öngörülen hedefin % 50 üstünde artmış, ancak büyüme aynı oranda olmamıştır. Bu KKTC’de de aynıdır. Nedeni kullanılan kredilerin yeterince yatırım ve üretime dönük olmadığını göstermektedir. Avrupa’da da tam tersi yaşanmakta ve kredilerde düşüşler devam etmektedir. Bir buçuk yıldan beri devam eden azalma dolayısıyla yetkililerce endişe duyulmaktadır. Bu da iyi bir gösterge değildir. Kredi piyasasında baskı olduğunu ve resesyondan sonra toparlanmakta güçlük çekildiğini göstermektedir. Buna rağmen AMB Başkanı’nın, yeni tahvil alımı genişletmesi ve Euro basımı konusunda çok temkinli olduğu açıklamalarından görülmektedir.
Türkiye’de bu yıl cari açık konusunda başarı sağlanmıştır. GSYİH’nin geçen yıllarda % 10’dan bu yıl % 7-7.5 olarak gerçekleşeceği tahmin edilmektedir ki önemli bir gelişmedir. Kamu borçlarının GSYİH’ye oranı da düşmektedir. Bu da olumlu bir gösterge.
Türkiye’de bütçe açığı da en düşük seviyelerdedir. Güçlü bir kamu finansmanı söz konusudur. Açıklanan verilerden de görülmektedir. Uluslararası derecelendirme ve değerlendirme kuruluşları da bu gelişmeleri takdirle ifade etmektedir. KKTC’de ise kamu finansmanı, en zayıf noktadır. Ayrıca kamu borçları da gittikçe artmaktadır. Bu konuda kayıt dışılıkla mücadele en öncelikli ve önemli tedbirlerden olması gerekir.
Dünya ekonomilerini etkileyen ülkelerde, ana politika değişiklikleri olmadığı takdirde, 2013 ve 2014 yıllarında toparlanma tahminleri güçlenmektedir. Tabii ki bu arada gelişmekte olan ülkeler de rasyonel politikalar uygularlar ve para genişleme politikaları döneminde dış sermaye piyasalarını iyi değerlendirip yatırıma ve üretime çevirebilirlerse başarılı olabilirler.


Tepki göster
Bayıldım
0
Bayıldım
Huzurlu
0
Huzurlu
Hahaha
0
Hahaha
Üzüldüm
0
Üzüldüm
Hayran Kaldım
0
Hayran Kaldım
Facia
0
Facia
Web tasarım ve geliştirme : Baba Bilgisayar