Köşe YazarlarıSürmanşet

GAZETECİLERİN UTANÇ GÜNLERİ


Eskilerin deyimi ile “iğneyi kendimize batırma” zamanı geldi galiba. Çünkü elimizde çuvaldız her gün politikacılara batırıp duruyoruz. Eskiler “iğneyi kendinize, çuvaldızı başkasına batırınız” derlerdi.

Bizim medya mahallesinin adetidir, iğne falan umurlarında değildir, ellerinde birer çuvaldız habire başkalarına batırıp dururlar.

Yenilerin modası facebook’ta arzı endam eylerler, herkese çemkire çemkire akıl satarlar, yardakçıların da pohpohlamasıyla ego patlaması yaşarlar ve sağa sola saldırırlar.

Fakat yalın gerçekler hiç de gördüğünüz gibi değildir.

Hepsi de “sahibinin sesidir.”

Çıkar çevrelerinin ve para babalarının emrindedirler.

Onların izin verdiği kadar gazetecilik yaparlar, para babalarının çıkarlarının başladığı yerde onların gazeteciliği biter.

***

Port View Otel olayı tipik bir örnektir.

Alman müşterilerinden dolayı karantinaya alınan ve karantinaya alındıktan sonra günlerce hiçbir yetkilinin arayıp sormadığı, hiçbir sağlık görevlisinin uğramadığı korkunç bir mağduriyet yaşayan otel.

Otel yetkilileri sanal ekranlarda gördüğünüz ve belki de like yaptığınız holding elemanı gazetecileri de aramışlar.

Öyle ya her mağdurun ilk arayacağı gazetecilerdir.

Gazetecilerin bir görevi de mağdurlara, seslerini duyuramayanlara yardım etmektir.

Aramışlar ama büyük bir hayal kırıklığı yaşamışlar.

Çünkü sanal şovmenlerin nasıl satılmış olduğuna tanıklık etmişler.

Belli ki ustalarına aykırıdır diye bu korkunç mağduriyeti görmezden gelmişler.

İyi ki Havadis vardı ve konuyu gündeme getirdi.

Karantinadaki 90 insanın hem sağlık hem de diğer sorunlarının çözülmesini sağladı.

Nihayetinde karantinayı bitirdiler ve ailelerine kavuştular.

Havadis’e de teşekkür ettiler.

Bu teşekkür de bizim daha çok çalışmamız için motivasyon oldu.

***

Kumardan beslenip de, paralel hükümet kurup da Kıbrıs Türkünü kene gibi sömürenlerin tetikçileri ise iyice zıvanadan çıktılar.

Ustalarını savunacaklar diye iyice saçmalamaya başladılar.

Bir tanesi çıkıp da ‘siz facebooklarda bu muteber insanları (kumar baronların) lekeleyemezsiniz’ diye bağırıyor  ve “ey hükümet facebook’u kapat” deme cüretinde bulunuyor.

“Eğer hükmet yasaları uygulatmazsa biz ne yapacağımızı biliriz” diye tehdit ediyor.

Maaşsız bırakılan, sokağa atılan ve açlığa mahkum edilen binlerce emekçinin başına gelenin normal olduğunu söylüyor.

***

Kıbrıs Türkü bize ‘iyi ki Havadis vardır’ diyor ve teşekkür ediyor.

Meslek yaşamımızda aldığımız en anlamlı teşekkür.

Bu halkın gazetecileri en zor zamanda halkının yanında ve hizmetinde olur.

Yoksa kalemi kırar, bu mesleği bırakırız…



Başa dön tuşu