KıbrısManşet

Gayde: Türkiye’den getirilen su verimli bir şekilde kullanılmadı


Finans Uzmanı Hüseyin Gayde, ekonomiyi HK Ajansa değerlendirdi

Gayde: Hızla gelişen, değişen teknoloji ile uyumlu bir nesil yetiştirmekten uzağız, bu nedenle önümüzdeki dönemde ülkenin büyüme potansiyelinin sınırlandığını düşünüyorum.

Gayde: ABD büyümesi küresel büyümeye de olumlu yansıyacaktır. Burada kritik nokta, büyüme ile birlikte enflasyonun da artıp artmayacağıdır

HK Ajans

Bu hafta Küçük Kaymaklı’dan İstanbul’a uzanan bir hikayemiz var. Hüseyin Gayde, finans sektöründe kariyer yapmak adına İstanbul’da yükseköğrenimini tamamladıktan sonra, hayatını orada sürdürmeye karar vermiş. Basamakları tek tek çıkan Gayde, bugün İş Portföy Yönetimi Hisse Senedi Fonları Portföy Yönetim müdürü olarak görev yapıyor. Röportajımızda kendisi hem ülkedeki iyi ve kötüye giden yanları bizimle paylaştı, hem de ABD politikaları sonrasında dünyada ekonominin nereye gideceğini yorumladı. İşte detaylar…

Finans sektörü

SORU: Kamuoyunun sizi daha yakından tanıması için bize kendinizi anlatır mısınız?

GAYDE: 1976 Lefkoşa doğumluyum. Annem Küçük Kaymaklı’lı, babam ise Altıncık / Hirsofu’ludur. 1993 yılında Türk Maarif Kolejinden mezun oldum. Akabinde okumak için İstanbul’a geldim. Boğaziçi Üniversitesi’nde İşletme Lisans programını 1997’de, yüksek lisans programını ise 1999 yılından tamamladım. İş hayatına Kentbank Hazine bölümünde başladım. Daha sonra İş Portföy Yönetimine geçtim. 2010 yılında İş Portföy Yönetimi Araştırma bölüm müdürü iken Hisse Senedi Fonları Portföy Yönetim müdür olarak Ak Portföy Yönetimine geçiş yaptım. Burada dört yıl çalıştıktan sonra 2014 yılında İş Portföy Yönetimi’ne Araştırma bölüm müdürü olarak geri döndüm. Halen İş Portföy Yönetimi Hisse Senedi Fonları Portföy Yönetim müdürü olarak görev yapmaktayım. Evliyim, bir oğlum var.

 

Kariyer için İstanbul

 

SORU: Kaç yıldır yurt dışında yaşıyorsunuz ve İstanbul’da yaşamaya iten neden nedir sizi?

GAYDE: İstanbul’a 1993 yılında üniversite eğitimi için geldim. Üniversite eğitimimi tamamladıktan sonra iş hayatına  da İstanbul’da atıldım. 6 yıllık lisans ve yüksek lisans eğitim süresini de sayarsam 24 yıldır yurtdışında yaşamaktayım. Beni İstanbul’da yaşamaya iten temel sebep, ilgi duyduğum finans alanında kariyer olanaklarının ülkemize göre daha fazla olmasıydı. İstanbul, Türkiye’nin finans başkentidir. Ayrıca, yabancı şirketlerin gerek Türkiye pazarına gerek ise Ortadoğu, Balkanlar, Kafkasya ve Orta Asya’ya açılmak için kullandıkları ana merkezlerdendir. Bu temel etkenler, İstanbul’da kariyer olanaklarının daha fazla olmasını neden olmaktadır.

Fon yönetiminden sorumluyum

 

SORU: İstanbul’da yaptığınız iş konusunda bize biraz bilgi verebilir misiniz?

GAYDE: 2002 yılından bu yana portföy yönetim sektöründe gerek araştırmacı gerek ise portföy yöneticisi olarak çalışmaktayım. Türk Sermaye Piyasası Kanuna göre Portföy yönetim şirketi, ana faaliyet konusu fonların kurulması ve yönetimi olan ve anonim ortaklık şeklinde kurulan sermaye piyasası kurumudur. Bireyler veya kurumlar tasarruflarını/yatırımlarını bir havuzda toplayabilmektedirler. Paranın toplandığı bu havuz yatırım fonudur. Portföy yönetim şirketleri işte bu yatırım fonlarının yönetimini müşteri tercihlerine göre yönetimini yapmakta, bir başka deyişle yatırımcıların paralarını yönetmektedirler. Ben, hisse senedi ağırlıklı fonların yönetiminden sorumlu olarak çalışmaktayım.

 

İnsanların enerjisi her geçen gün düşüyor

 

SORU: İstanbul’da yaşayan Kıbrıslılar olarak KKTC’ye baktığınız zaman nasıl bir taplo görüyorsunuz?

GAYDE: İstanbul’da yaşayan bir Kıbrıslı olarak memleketi sosyal medyadan, internetten yayın yapan gazetelerden ve televizyonlardan ve Kıbrıs’ta yaşayan tanıdıklarımız üzerinden takip edebiliyorum.  Hem olumlu yönde hem de olumsuz yönde gelişmeler dikkatimi çekmektedir. Olumlu tarafta yüksek eğitim alanında bir atılım dikkatimi çekmektedir. Bunun önemli olduğunun çünkü ekonomik büyümeyi desteklediğini düşünüyorum. Öte yandan milli eğitim sorunun artarak devam eden bir sorun olduğunu düşünüyorum. Hızla gelişen/değişen teknoloji ile uyumlu bir nesil yetiştirmekten uzak olduğumuzu, bu nedenle önümüzdeki dönemde ülkenin büyüme potansiyelinin sınırlandığını düşünüyorum. Öte yandan Türkiye’den adamıza getirilen suyun verimli bir şekilde kullanılmadığını, söz konusu kaynağın tarım üretimine yönlendirilememesini olumsuz buluyorum. Bir başka belirtmek istediğim husus da memlekete her gidişimde insanların enerjilerinin daha da düştüğünü görüyorum ve de buna üzülüyorum.

 

Yurt dışında ilişkilerimiz çok güçlü

 

SORU: Yurtdışındaki Kıbrıslı Türklerin bir birleriyle ilişkileri nasıl?

GAYDE: İstanbul’da yaşayan Kıbrıslı Türkler olarak sosyal ağlarda oldukça aktif bir grubumuz vardır. Kıbrıs’lı Dostlar grubu üyeleri arasında sadece İstanbul’da yaşayan Kıbrıslı Türkler değil Ankara’da, İzmir’de, Eskişehir’de, Bursa’da, ABD’de ve Kıbrıs’ta yaşayan arkadaşlarımız da vardır. Grubumuz düzenli aralıklarda bir araya gelmektedir. Grup üyeleri arasında dayanışma yüksek düzeydedir. Bir birimize elimizden geldiğince destek olmaya çalışmaktayız. Ayrıca, memlekete nasıl faydalı olabileceğimize dair sürekli beyin fırtınaları yapılmaktadır. Örneğin, 2017 yılında bir arkadaşımızın Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesindeki hasta odaları ile ilgili paylaşımı sonrasında, hastanenin bir odasının grup üyelerinin desteği ile yeniden yapılması fikri ortaya çıktı. Memnuniyetle belirtmek isterim ki bu fikir kağıt üzerinde kalmayarak, üyelerin katkıları ile kısa sürede fikir hayata geçirildi. Hali hazırda yeni projeler üzerinde çalışılmaktadır.

ABD büyümesi küresel büyümeye de olumlu yansıyacaktır

 

SORU: Küresel ekonomi nereye gidiyor? Trump politikaları dünyayı nasıl etkileyecek?

GAYDE: 2017 yılı dünya açısından iyi bir yıl olarak geçti. Hem gelişmiş ülkeler de hem de gelişmekte olan ülkelerde ekonomi büyüme hızında artış yaşandı. Global ölçekte Senkronize büyüme yaşanırken, özellikle gelişmiş ülkelerde enflasyonist baskılar oluşmadı. Büyüme hızının artarken, enflasyon rakamlarından kımıldama olmaması, merkez bankalarının faiz artırımlarında acele etmemesine, dolayı ile faizlerin kontrol altında olmasına neden oldu. Bu hafta içerisinde, ABD’de hem Temsilciler Meclisi hem de Senato, Başkan Donald Trump’un vergi tasarısını onayladı. Söz konusu vergi indirimleri neticesinde ABD’de büyümenin yaklaşık yarım puan daha da artması beklenmektedir. ABD büyümesinin küresel büyümeye de olumlu yansıyacağı tahmin edilmektedir. Burada kritik nokta, büyüme ile birlikte enflasyonun da artıp artmayacağıdır. Enflasyon konusunda bir birinden farklı yönde çalışan dinamikler söz konusudur. ABD’de işsizlik oranları doğal işsizlik rakamının altında seyretmektedir. İş piyasasının bu durumu ve hızlanan büyümenin beraberinde enflasyonu da getirmesi teorik olarak beklenmektedir. Ama, giderek yaşlanan nüfusun harcama eğiliminin düşüp, tasarruf eğiliminin artması fiyatları baskılamaktadır. Bir biri ile ters yönde çalışan bu dinamiklerden hangisinin baskının çıkacağı yakından izlenecektir. 2018 sonrasında küresel ekonomiyi etkilemesi beklenen bir diğer konu da gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikaları olacaktır. Küresel büyüme hızı mevcut seviyelerini korur ise merkez bankaları piyasalara yeni para sürmeye sonlandırabilecektir. Bu da eğer gerçekleşirse 2008 yılında büyük kriz sonrası bir ilk olacaktır. Küresel ekonominin u olası yeni duruma nasıl takip vereceği takip edilecektir.

Büyüme kaynaklarının çeşitlendirilmesi önemli

 

SORU: Ülke ekonomisini nasıl değerlendirirsiniz?

GAYDE: Ülke ekonomisinin Türkiye ekonomisinden bağımsız değerlendirmek zor. KKTC’de Türk Lirası kullanılmakta. TL’nin değeri ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının para politikaları, Türkiye Hükümeti’nin maliye politikaları ve küresel gelişmelerden etkilenmektedir. TL’nin bizim kontrolümüz dışındaki sebeplerden dolayı değer kaybı veya değer kazancı ekonomiyi doğrudan etkilemektedir. Örneğin son dönemde TL dövize karşı değer kaybetmektedir. Bunun temel sebebi mevcut faiz seviyelerini yabancı yatırımcıları cezbetmemesidir. TL’nin değer kaybı tüketicilerin güvenini olumsuz etkilemekte, yatırımcıların risk iştahını azaltmakta ve yatırım yapma iştahını kırmaktadır.Ülkemize özgü koşullara baktığımızda ise ülkenin yüksek eğitime ve turizme dayalı bir büyüme dinamiğine sahip olduğu görülmektedir. Her iki unsur da bu yıl ekonomik büyümeyi olumlu yönde etkilemiştir. Öte yandan geleceğe yönelik olarak büyüme kaynaklarının çeşitlendirilmesinin önemli olduğunu düşünüyorum. Teknoloji, tarım ve tarıma dayalı hafif sanayinin bu bağlamda önemli olduğunu düşünüyorum. Ama ne yazık ki bu konularda takip edebildiğim kadarıyla geliştirilen strateji planları olduğunu görmüyorum.

Zaman belirleyici olacak

SORU: İlerleyen dönemlerde adaya kesin dönüş yapmayı düşünüyor musunuz?

GAYDE: Bu konuda bir öngörüde bulunmak zor. 24 yıldır İstanbul’da yaşamaktayım. Burada kendime çizdiğim bir kariyer yolu var. Ayrıca, Kıbrıs’ta olduğu gibi İstanbul’da bir ailem var. Zamanın ne getireceğini göreceğiz.



Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı