Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Garantiler meselesi

Kıbrıs meselesinin çözümüne dönük müzakereler devam ediyor.
Müzakereler devam ederken her iki tarafta da liderlere destek veren açıklamaların yanı sıra eleştiriler de var.
Bunun böyle olması doğal.
Gelin bugün müzakerelerde neler olduğuna bir bakalım.
Müzakerelerde olumlu gelişmeler oluyor.
Bunun en büyük nedeni liderlerin çözüm yönünde ortaya koyduğu irade ve kimyalarının uyuşmuş olması.
Liderler arasında sağlanan uyum ve işbirliği sürecin şu andaki en büyük kazanımı.
Bu işbirliği, sürece destek veren çevrelerin müzakerelerden bu kez olumlu bir sonuç çıkacağına olan inançlarını pekiştiriyor.
BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Eide’nin de sürece etkin bir şekilde dahil olabilmesini sağlıyor.
Bu durum Kıbrıs konusuna ilişkin bugüne kadar yapılan müzakere süreçlerini şimdikinden ayırıyor.
Liderlerin masaya yansıttığı pozitif hava özellikle müzakere başlıkları ele alınırken ortaya çıkan görüş farklılıklarının giderilebilmesinde önemli bir rol oynuyor.

Gelinen aşamada müzakerelerde “Yönetim ve Güç Paylaşımı” başlığı altına görüşülen konularda çok önemli bir oranda uzlaşma sağlandı.
Mülkiyet konusunda geçtiğimiz hafta yapılan “uzlaşma sağlandı” açıklamasını “Yönetim ve Güç Paylaşımı” başlığı altında yaşanan gelişmelerle birlikte okumak lazım.
Bu şekilde bakınca daha sağlıklı bir değerlendirme yapılabilir.
Müzakerelerde “Yönetim ve Güç Paylaşımı” konusunda veren pozisyonda Rum tarafı, alan pozisyonda ise Türk tarafı olmak durumdadır.
Öte yandan mülkiyet ve toprak konularında durum bunun tam tersidir.
Yani almak isteyen Rum tarafı, vermek zorunda bırakılan ise Türk tarafıdır.

İş böyle olunca müzakerelerin dengeli ve yapıcı bir zeminde devam edebilmesinin sağlanabilmesi her iki tarafın da kazanacaklarının dengelenmesi ile mümkün olabilir.
O halde şimdi bu değerlendirmeleri yaptıktan sonra “Yönetim ve Güç Paylaşımı” ve “Mülkiyet” konularında eş zamanlı uzlaşı sağlamak suretiyle ileri adımlar atılması “müzakerelerde olumlu gelişmeler oluyor” şeklinde yorumlanabilir.
Ancak gerçekçi olmayı da elden bırakmamak gerekir.
Liderlerin süreci sağlıklı ve dengeli bir şekilde ileriye taşıma gayretleri her şeyin bitmekte olduğu anlamını da taşımaz.
Müzakere masasında “Mülkiyet” konusunda daha gidilecek çok yol var.
O halde yapılan “Mülkiyette uzlaşı sağlandı” açıklaması, liderlerin çözüm konusundaki iradelerinin örtüşmekte olduğu ve geleceğe dönük iyi niyet göstergesinin bir adımı olarak yorumlanabilir.
Müzakere sürecinde liderlerin ve temsilcilerinin ele alıp ilerleme sağlamaya çalıştıkları diğer iki konu başlığı ise “Ekonomi” ve “AB” konularıdır.
Bu konulardaki görüşmeler ve ortak uzlaşı noktaları bulma arayışları devam ediyor.
Öte yandan sürecin kuşkusuz en kritik konuları olan ‘Garantiler’ ve ‘Toprak’ konuları var.
Garantiler konusu müzakerelerde bugüne kadar en hassas konularından biri olmuştur.
Gelen bilgilere bakıldığında bu konunun sona bırakılması için liderlerin uzlaştığı bildiriliyor.
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın sözcüsü Barış Burcu’nun garantiler konusunda yaptığı açıklama değişik tartışmalara neden oldu.
Bu açıklama “Acaba Türk tarafı garantilerden vazgeçmeye hazır mı?” sorusunu gündeme getirdi.
Görüşmelerin içeriği ile ilgili gizlilik esas olduğu için de garantiler konusunun tartışılması varsayımlar üzerinden devam etti.
Karşılıklı açıklamalar geldi.

Elbette ki bunda yadırganacak bir durum yok.
Ancak garantiler konusu şu anda müzakere masasında ele alınan konular arasında değil.
Ve bu konu Türk tarafı için çok hassas bir konu olmaya devam ediyor.
Yani kimsenin garantileri bir yana bırakma niyeti yok.