Köşe YazarlarıSürmanşet

Flipped Learning (Ters Yüz Eğitim) başarılı mıdır?






Teknolojinin eğitimde kullanımının artarak devam edeceği kesindir. Geleneksel öğretimin yıkılmasıyla yerini hangi tip eğitim modellerinin alacağı önemli. Yeni eğitim modellerinin öğrenci başarısına katkı oranı da çok önemli. Özellikle farklı sosyo-kültürel yapıdaki öğrenci grupları üzerindeki etkinin.

Flipped Learning yükselen popüler modellerden bir tanesi. Zaten teknoloji kuşağı denilen y ve z kuşağı öğrencilerinin, geleneksel öğrenme modeliyle öğrenim görmesini beklemek tam bir çelişki olur. Dijital beyinlerin, sadece öğretmenin sesiyle öğrenmesini ummak statükocu bir anlayıştır.

Flipped Learning özellikle ABD’de üniversitelerde uygulanmaya başlayan popüler bir modeldir. Bu modelde, öğrenciler sınıfa gelmeden önce öğretim elemanı tarafından, onlara öğretim materyali video veya dijital kanaldan gönderiliyor. Ertesi gün problem çözme ve tartışma için sınıfta etkinlikler düzenleniyor*.

Modelin Türkiye MEF üniversitesindeki özet uygulama aşamaları şu şekilde**; (1) öğrenci derse gelmeden önce istediği zaman dersi videodan izler, not alır, anlamadığı konularla ilgili soru hazırlar; (2) sorularını dersten önce öğretim elemanına elektronik ortamda gönderir; (3) ilk ders öğretim üyesi sorular temelinde öğrencileri gruplar, öğrenciler sorulara cevap arar, bu esnada öğretim üyesi öğrencilere yardımcı olur; (4) diğer saatte cevap bulunamayan sorular temelinde öğrenciler cesaretlendirilir ve öğrenmeyi sağlar; (5) öğrencilerin konuyu öğrenip öğrenmediklerini test etmek için, soru sorabilir veya konunun uygulamalarını içerecek problemler üzerinde grup çalışmaları yaptırılabilir.

Flipped sınıf ‘öğrenci performansını geliştirmede başarısız’ adlı Times’daki makalesinde  Anna McKie geniş örneklemli, kontrol gruplu deneysel çalışmanın sonuçlarını aktardı. Araştırmacılar genel olarak popüler olan flipped learning’in yaklaşımının, öğrenci performansını artırmada başarısız olduğunu öne sürüdüler. Farklı öğrenci grupları arasındaki başarı farklarını da artırabileceği konusunda uyarı yapıyorlar*.

ABD üniversitelerinin yarısından fazlasında ve dünya çapında yaygın olarak kullanılan ve popüler olan model, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü tartışma raporunda yayınlanan sonuçlar, modelin büyümesine engel teşkil edecek nitelikte.

ABD Askeri Akademisi’nde 29 akademisyenin 80 ekonomi ve matematik derslerinde 1.328 öğrencinin yarısına geleneksel öğretim yarısına da Flipped Learning modeli ile ders verildi. Üç öğretim seansından sonra bir ünite sınavı ve final sınavı notlarına bakılarak öğrencilerin başarısı değerlendirildi. Ekonomi dersinde iki grup arasında performans açısından bir fark bulunmadı. Matematik dersinde ünite sınavında Flipped Learning öğretim yapılan deney grubu daha başarılı oldu ancak final sınavında başarıları düştü*.

Sonuçları daha ayrıntılı olarak inceleyen araştırmacılar, matematik performansındaki kısa vadeli iyileşmenin beyaz, erkek öğrencilerin aldıkları daha iyi puanlardan kaynaklandığını buldular. Beyaz ve siyah veya İspanyol öğrenciler arasındaki başarı farkı, ders grubundakinden yüzde 69 daha büyüktü. Final sınavında ünite sınavındaki genel iyileşme de kayboldu ve başarı farklılıkları aynen devam etti.

Görüldüğü gibi Flipped Learning başarıda etkili olamadı. Özellikle öğrenciler arasındaki farklılıkları gidermek yerine daha da artırma olasılığı olduğu ortaya çıktı.

Tufts Üniversitesi’nde Ekonomi profesörü olan Gunnar Myrdal ve araştırmanın yazarlarından Elizabeth Setren, ‘Eğer eğitimciler bu metodu sınıfta uygulamakla ilgileniyorsa, beceri dağılımında öğrencileri nasıl etkilediğine dikkat etmelidirler.’, diye ana çıkarım yaptı. Setren, teknolojinin yüksek öğrenime dahil etmenin büyük bir ilgi gördüğünü ve Flipped sınıfın, insanların keşfettiği en popüler modellerden biri olduğunu ancak uygulamada dayanak olacak bazı kanıtlar bulmanın önemli olduğunu belirtir*.

Flipped sınıf modelinin bazı savunucuları, performans dağılımının altındaki (düşük başarılı) öğrencilere yardımcı olduğunu iddia ediyorlardı ancak bu araştırmada sonuç tam ters olarak bulundu. Doktor Setren’in de vurguladığı gibi, eğitimciler modelin çözüm olacağını umuyorlarsa, dikkat etmeleri gerekir ve düşük başarılı öğrencilerin başarılarını da artırmak için, modeli nasıl uyarlayabileceklerini düşünmeleri gerekir.

Sözün özü; Flipped Learning modeli teknoloji temelli olduğu için değişen dünya sisteminde etkili yöntemler arasında yer alacağı belli. Öğrenmedeki avantajları; öğrenme materyali kayıtlı olduğundan yer ve zaman sıkıntısı yok ve her öğrenci istediği kadar tekrar yapabilir. Ancak araştırmadaki dezavantajlarının da giderileceği farklı versiyonları üzerinde çalışılıp, tekrar uygulamadaki sonuçlarına göre, gözden geçirilmesi gerektiği de bu bütük araştırmada ortaya çıktı. Şimdiki verisyonu ile öğrencilerdeki başarı farklarını daha açacak olması, istenilir bir yöntem olmadığını gösterir.

*https://www.timeshighereducation.com/news/flipped-classroom-fails-improve-student-performance

** https://univerlist.com/tr/blog/flipped-learning-ters-yuz-egitim-nedir/

 

 







Başa dön tuşu