Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

FETÖ’CÜLERİN “DOKUNULMAZLIK” OYUNU…

Fettullahçı Terör Örgütü ve Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY)   ile ilgili enteresan ve bir o kadar derin gelişmeler yaşanmaktadır.

Ne gariptir ki bu yaşananların binde birini bile bilmiyoruz.

Saklanıp, gizlendiğinden değil.

KKTC Bakanlar Kurulu’nun da “terör örgütü” ilan ettiği ve yasaklı duruma düşürdüğü FETÖ/PDY buralarda da derinden kök salmış ama tüm vukuatlarını Türkiye’de gerçekleştirmiş.

Buradaki “elemanları” sadece taşıyıcılık görevi üstlenmişler.

Buralardan adam devşirip Türkiye’ye görürmüşler ve “örgütün” faaliyetleri esaslı olarak Türkiye’de gerçekleşmiş.

Anlayacağınız, “bizimkiler” hadlerini aşarak ve Türkiye’yi mesken tutarak, oradaki “örgütün” emir kulu olmuşlar.

Çoğunlukla da AK Parti içinde fink atmışlar ve paralar toplayıp “himmet” operasyonlarına katkıda bulunmuşlar.

Karşılığında da Türkiye’deki belediyeler ve devlet imkanlarından nemalanmışlar.

Ve doğaldır ki 15 Temmuz’dan sonra da iplikleri pazara çıkmış.

Türkiye’deki işbirlikçileri bir bir elemine edilince bizimkiler de kapana kısılmışlar.

Şimdilerde ise panik halinde ağlaşıyorlar.

***

Gelelim polis içindeki operasyonlara.

Büyük bir debdebe ile savcılık başkanlığında kurulan ve onlarca polisin çalıştığı birim, çıkar çıkara 3 kişinin FETÖ ile bağlantısı olduğuna ilişkin gayet tartışmalı deliller çıkardılar.

Polis Hizmetleri Komisyonu 3 polise yazı yazmış ve gelip ifade veriniz demiş.

Polis Genel Müdürü imzasıyla 3 polise gönderilen ithamları okudum ve “bundan bir cacık olmaz” dedim.

Komisyon bu polisleri meslekten uzaklaştırır da mahkeme kararıyla geri dönerler.

Dönemin Eğitim Bakanı’nın kırmızı kurdelesini kesip de “hizmete” açtığı dershaneye çocuklarını gönderdiler diye suçlanırlarsa elbette kazanırlar.

İşittiğim bir anekdotu anlatayım;

Polisin birini sorguya almışlar. Adamın iki oğlu var. Sormuşlar;

Büyük oğlunun adı nedir?

Fettullah.

Küçük oğlunun adı nedir?

Gülen.

Adam devam etmiş: Ben oğullarıma bu isimleri verdiğimde Türkiye Başbakanı “eyy hoca efendi, memlekete geri dön seni çok özledik” diye adeta yalvarırd

***

Sırada 80 polis daha varmış.

Hepsi de meslekten atılacakmış.

Peki Türkiye’de iş çevirenler ne olacak?

Meclise girip dokunulmazlık mı kazanacaklar?

Oh ne ala memleket…