Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Ferman

Eylemciler sokağa indi ve yafta tuttular.

Sloganlardan biri şöyle:
Okuyun dediniz okuduk
Sınav dediniz geçtik
Kadro yok da ne demek?


Kadro yok demek,
Herhangi bir parti ile irtibat halinde değilsiniz demektir!

Siz bir partinin bildirisini dağıttınız mı?
Çemberlerde durup bayrak salladınız mı?

Dalga mı geçiyorsunuz?
Şimdi okumaktan kolay ne var?

Zor olanı yaptınız mı?
Hangi seçimde gidip de sandık görevlisi oldunuz?
Hangi meclis oturumuna gidip hal hatır sordunuz?
Kimin paçasına yapıştınız?

Okumakmış!
O eskidendi!
Şimdi herkes okuyor!
Memlekette iki çöplük var.
Biri diploma çöplüğü, diğeri şirketler çöplüğü!
Digomo çöplüğünü Avrupa temizledi.
Bunları kim temizleyecek meçhul!

Bakanlarınıza, parti yetkililerinize sürekli mesaj atıyor musunuz?
Fecabook’tan kediciğinizle birlikte “Pamuk ve ben sizi çok seviyoruz” diyor musunuz?
Twitter’da hangi yöneticinin takipçisisiniz?
Parti başkanlarının demeçlerine “Like” tıklıyor musunuz?

Okumak çare değil!..

Meydanlara inip ter mi döktünüz?
Delege mi oldunuz?
Partiye kaç oy taşıyabildiniz?

Şimdi herkes okuyor!
Siz de okumuşsanız,
Farkınız ne?


Kadro yok demek,
Bayramlarda partilere koşup kutlamalara katılmak demektir!
Üşenmeyecek, inanırım inanmam demeyecek gideceksiniz.
Zaten onlar da inanmıyor!
Gittiniz diyelim.
O sırada başkan bir konuşma yapıyor.
Der ki “Bu gördüğünüz renk siyahtır.”
Ama aslında beyaz.
Doğurucu Davut olmayacaksınız!
Hemen atılıp “Bravo Başkan” diyeceksiniz!
Çünkü diğerleri de beyazı siyah gördüğünden, tekmil yalnız kalırsınız sonra!
Yanınıza biri gelir de “Yahu bu ne biçim Başkan. Renk körü mü? Beyazı siyah görür” derse,
Onu derhal jurnalleyin!
Hakkınızda hayırlı olur!
Gerisi selamet!

Okumaya takmayın!
Keşke orta okuldan ayrılıp parti okuluna kaydolsaydınız!


Bakın II. Selim Kıbrıs’a gönderdiği yöneticilere ne ferman buyurmuş:

“…Gerek hazineye ait vergi gelirlerinin tahsilinde ve gerekse devlet hizmetlerinin görülmesinde, adalet ve tedrîcilikle hareket edip ahaliye tefrika ve ihtilal verebilecek hallerden kaçınasız…”

“Adaletle dolu olması gereken benim saltanat günlerimde ahalinin her ferdi, gönlü hoş ve huzurlu olarak iş ve kârına devam eyleye, eski halleri aynen koruna, ma’mûr kalalar…”

Şimdi RTE’den böyle bir ferman mı var da yollara döküldünüz?