Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Müstahakımız bu mu?

Tartıştığımız konulara bakar mısınız?

Halkın “müstahakı” bu mu?
Bu soruyu hepimiz kendimize sormalıyız aslında…
Müstahakımız bu mu?
Üç yıldır…
UBP kurultayı ile başladık…
UBP’den kopanlarla ve kopma sürecinde günlerce mağdur olduk…
Mahkemelerde bekledik…
Erken seçim ile devam ettik…
“Tamam erken seçim bu işi temizler” dedik…
Şimdiki duruma bakar mısınız?
Seçim oldu, hükümet kuruldu ama istikrardan yana endişelerimiz var…

Töre yine isyanlarda
DP’ye adım attığı gün zaten mutsuzdu…
Her gün bir polemiğin içinde oldu…
En sonunda, “Benden bu kadar” dedi ve istifa etti.
Zorlu Töre…
UBP içerisindeki kavganın da aktörüydü…
Bakanlıktan alındığı gün isyan bayrağını açtı, halen daha isyan bayrağı inmedi.
Günlerdir Töre’nin ne yapacağını tartıştık…
İstifa etti.

Özgürgün “gelin” dedi…
Hüseyin Özgürgün, Baykan Gürses Özdağ ile güzel bir röportaj yaptı.
Bana göre, haftaya başlarken, en dikkat çeken röportajdı.
Özgürgün, açtı ağzını yumdu gözünü…
“İttifak” için zerre ümit varsa, onu da bitirdi.
Yetmedi, “UG” kanadına çağrı yaptı…
“UBP’ye geri dönün, biz sizi UBP’den gitmiş saymıyoruz…”
22 milletvekili var CTP’nin…
11 de DP’de kaldı…
33 vekille hükümet ediyor CTP- DP…
“Emanetler” geri dönerse UBP’ye…
Ahmet Kaşif…
Hasan Taçoy…
Ergün Serdaroğlu…
Hakan Dinçyürek…
Dr. Özdemir Berova…

Kim kalıyor Serdar Denktaş’a…
Mustafa Arabacıoğlu gitmez DP’den…
Fikri Ataoğlu…
Hüseyin Avkıran Alanlı…
Menteş Gündüz, “köçek değilim” dedi…
Hamit Bakırcı, zaten bakan…
Serdar beyin kendisi de var…
Tablo bu…
Kim gider DP’den…
Kim kalır UBP’ye…
22 CTP…
En kötü tabloda 6 vekil kalır DP’ye…
Ki ben, artık bu grubun, toplumsal sorumlulukla hareket etmesini bekliyorum.
Yeter artık gerçekten…

İcraata odaklansak…
Bir kamyon lafı neden mi ettim bu köşede?
İcraata odaklansak artık…
Çözüm üretsek toplumun sorunlarına…
Toplumsal düşünmeye başlasak…
Adaleti tesis etsek…
Reformları sıraya koysak…
Ciddi işlerle uğraşsak velhasıl…
Kişisel ikbalini, toplumsal çıkarların önüne koymasa siyaset yapanlar…
Siyasete güveni daha fazla “yerle bir” etmeseler…
Çözüm olsa da, olmasa da…
Gecikse de gecikmese de…
Kuzey parçası bugüne göre ufalsa da ufalmasa da…
Bu ülkede siyaset yapanlar, Kıbrıslı Türklerin kaderini etkilemeye devam edecek…
“Kuzey devletçiği” var olacak…
Çağdaş siyaset anlayışının bu topraklarda yer etmesi kaçınılmaz…
Hakkımız değil mi?
Hak etmiyor muyuz?
Müstahakımız, bugün tartışılanlar mı?
Kim hangi partiye gidecek?
Kim nerede emanet?
Kim dönse, ne olacak?

Yahu gidenin dönenin bu topluma ne hayrı olacak?
Gerçekten, siyaseti “kişisel ikbali” için yapanlar…
Siyaseti “para kazanmak için” yapanlardan gına geldi.
Bir açılın toplumun önünden…
İcraata odaklanalım artık…
Reformlara… değişimin peşinden koşalım…