Cumhurbaşkanı Akıncı ile Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, ortak basın toplantısında, Kıbrıs sorunun çözümü konusunda federasyon ırarında olmadıklarını vurguladılar:
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, bugün yaptıkları toplantının ardından ortak basın toplantısı düzenledi.
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Çavuşoğlu ile yaptıkları görüşmede Kıbrıs sorunu ve adanın çevresindeki doğalgaz kaynakları konusunu değerlendirdiklerini belirtti.
Ortak tespitlerde bulunduklarını dile getiren Akıncı, “Hepimiz Kıbrıs’ta bir çözümü istiyoruz. Çözümün gerekli olduğuna inanıyoruz. Bunun ancak müzakerelerle elde edileceğini bilincindeyiz. BM çerçevesinde yürütüleceğinin bilincindeyiz. Ama bir şeyin de altını kalın çizgilerle çizmek istiyoruz; o da iş ola müzakere döneminin artık kapandığının bilinmesini istiyoruz” dedi.
Ucu açık sonuç odaklı olmayan müzakere sürecinin 50 yıl denendiğini artık bunun döneminin geçtiğini, BM Genel Sekreteri’nin de raporunda buna işaret ettiğini söyleyen Akıncı, sonuç odaklı ve zaman tahditli bir süreç başlarsa ancak o şekilde sonuç alınabileceğini belirtti.
Herhangi bir çözümün özünün siyasi eşitlik olacağını dile getiren Akıncı, Rum tarafının bu konuda ve diğer başka konularda geriye doğru adım atmakta olduğunun tespitini yaptıklarını, bu geriye gidişin çözüm için umut vermediğini söyledi.
İki devletli bir çözüm
Gelinen kavşakta bazı şeyleri açıklıkla ifade etmenin zamanının geldiğini belirten Akıncı, şöyle devam etti:
“Crans Montana’da ciddi müzakereler yürütüldü ve orada o süreç bitmek üzereyken çözümsüz olarak dağılmak üzereyken Rum lider Anastasiadis’in Çavuşoğlu’na bir yaklaşımı oldu. Bu çeşitli şekillerde yansıdı, ama bugüne kadar benim ağzımdan pek ifade edilmedi bugüne kadar. Ancak bunun ifade edilmesinin zamanının geldiği kanaatindeyim. Çavuşoğlu’na yetkiyi paylaşmakta Rum toplumunun hazır olmadığı ve artık iki devletli bir çözümün gündeme gelmesi gerektiğine dair birtakım sözler söyledi Anastasiadis.”
Daha sonra Anastasiadis’in gevşek federasyon, desentralizasyon, yani yetkilerin iki kurucu tarafta daha çok toplanmasından, merkezden daha fazla yetkinin iki kurucu tarafa aktarılmasından söz ettiğini dile getiren Akıncı, ancak hangi yetkilerin aktarılacağı sorusunun yanıtsız ve önerilerin altının boş kaldığını belirtti.
Lute’un çabalarının devam ettiğini belirtip Anastasiadis’e çağrı yapan Akıncı, “Rum liderliği, Rum toplumu adına neyi talep etmektedir? Neyi görüşmek istemektedir? Bunu açıklıkla ifade etmesi gerekir ki ortaya koyduğu seçenekleri açık kalplilikle oturup konuşalım” dedi.
Anastasiadis’in ortaya koyduğu seçenekleri reddetmediğini söyleyen Akıncı, desentralizasyon konusu ilk ortaya atıldığında, bu konuyu asıl talep edenin Kıbrıs Türk tarafı olduğunu, Rum tarafının hep merkezin yetkilerinin artırılması için çaba gösterdiğini, “kanatlar güçlü olacak” deniyorsa da buna kapılarını kapatmadıklarını söylediğini hatırlattı.
Anastasiadis’in ne istediği konusunda gayri resmi de olsa bir görüşmeye hazır olması durumunda bunları etraflı olarak konuşmaya ve karşılıklı kabul edilebilir , tüm tarafların kazançlı çıkabileceği, adaya barış ve huzur getirecek bir uzlaşmayı görüşüp sağlamaya hazır olduklarını vurgulayan Akıncı, “Yeter ki ne istediğimizi bilelim” dedi.
Lute’un çabalarının bunu sağlanmasını umut ettiklerini söyleyen Akıncı, Lute’un şubat ayı içinde gelme ihtimali bulunduğunu belirtti.
Avrupa Parlamentosu seçimlerinin mayıs ayında yapılacağını, seçimlerin Kıbrıs ve Yunanistan’da da gerçekleşeceğini, Brexit süreci bulunduğunu, Türkiye’de 31 Mart’ta yerel seçimlerin yapılacağını, Yunanistan’da genel seçimlerin yapılabileceğini dile getiren Akıncı, ciddi hareketlenme olacaksa bunun haziran ayından önce görünmediğini kaydetti.
Doğalgaz alanındaki haklar
Cumhurbaşkanı Akıncı, doğalgazın Kıbrıs’ın etrafında ve tüm Kıbrıslılara ait olduğunu, her iki toplumun da hakkı olan bir kaynak olduğunu söyleyerek, “Ya bunu bir gerginlik vesilesi olarak devam ettirirsiniz ki Rum tarafı bugün bunu yapıyor, ne yazık ki, ya da bu konuda akıl yolunda buluşulur işbirliği geliştirilir ve bundan herkes kazançlı çıkar” dedi.
Akıl yolunun doğalgazda iki tarafın da işin başından işbirliği yapmasının ve eğer ciddi bir kaynak varsa bunun Türkiye üzerinden Avrupa’ya naklinin en akılcı, ucuz ve herkese en fazla kazanç getirecek yol olduğunu söylediğini ifade eden Akıncı, bu akıl yolunun gerçekleşmesini temenni etti.
Akıncı, KKTC’nin, Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte doğalgaz alanındaki haklarını sonuna kadar savunmaya ve fiilen gereğini yapmaya devam edeceğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Türkiye’nin hem kendi alanında hem de KKTC’nin yetkilendirdiği alanlarda fiili sondaj çalışmaları dahil her türlü çalışmayı yapacağını kaydetti.
KKTC ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki ilişkilerin her alanda gelişip güçlenmesinin her iki tarafın da arzusu olduğunu söyleyen Akıncı, bundan sonraki süreçte de KKTC’nin ekonomisini çok daha iyi noktalara götürecek projelerin gelişmesi yönünde işbirliğinin devam edeceğini kaydetti.
Bir gazetecinin müzakerelerden sonuç alınamazsa bizi nasıl bir geleceğin beklediği yönündeki soruyu yanıtlayan Akıncı, “İki şeyi paralel yapmalıyız. KKTC’nin ekonomisi, demokrasisi, altyapısı ile geliştirmek o yönde mücadele vermek, dışilişkilerini geliştirmek hiç ertelenemez bir görevdir” dedi.
Çavuşoğlu: Hiçbir seçenek dışlanamaz
Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Kıbrıs meselesinde hiçbir çözüm seçeneğini dışlamadıklarını, tüm seçeneklerin değerlendirilmesi ve ışık görülmesi halinde müzakerelere başlanması gerektiğini belirtti.
Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanlığı’ndaki basın toplantısında, Cumhurbaşkanlığı’nda yaptıkları toplantıda, ekonomi ve eğitim alanı başta olmak üzere KKTC ile TC arasındaki işbirliğinin geliştirilmesi için neler yapılabileceğini ve Kıbrıs meselesini değerlendirdiklerini, Türkiye adına gerçekleştirdiği bazı gayri resmi temaslar hakkında bilgi verdiğini söyledi.
Çavuşoğlu, Kıbrıs çözüm sürecinin neden başarısız olduğu, bundan sonra neyin müzakere edileceği noktasında görüşmenin son derece faydalı geçtiğini kaydetti.
Müzakere sürecinin son bölümü olan İsviçre’nin Crans Montana kasabasında yer alan görüşmelerde esneklik gösteren tarafın her zaman Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye olduğunu, bu süreçte, adada ve İsviçre’nin Mont Pelerin kasabasında yapılan görüşmelerde Kıbrıs Rum tarafının yaklaşım sağlanan konularda dahi geri adım attığını gördüklerini kaydetti.

Paylaşmaya hazır değiller
Bunun, Kıbrıs Rum tarafının “hiş bir şeyi Kıbrıs Türk tarafı ile paylaşmaya hazır olmadığını” gösterdiğini kaydeden Çavuşoğlu, “Sayın Anastasiadis ikili görüşmelerimizde zaten bunu itiraf etti. New York’taki görüşmemizde başka seçenekler üzerinde de duruldu” dedi.
Neyi müzakere edeceğiz
Her gün farklı bir şeyler söyleyerek zaman kazanmanın akılcı olmadığını ifade eden Çavuşoğlu, “Neyi müzakere edeceğiz, ne için müzakere edeceğiz, parametreler nedir, ne kadar zaman müzakere edeceğiz” diye sordu.
Neyin müzakere edileceği konusunda Kıbrıs Rum tarafı ile hem fikir olunması gerektiğini, bunu Yunanistan’ın da kabul ettiğini belirten Çavuşoğlu, zaman kaybedilmemesi ve halklara önce umut vermek daha sonra da hayal kırıklığına uğratılmaması açısından önemli olduğunu ifade etti.
Hiçbir seçeneği dışlamıyoruz
Türk tarafının siyasi eşitliğe dayalı, adil ve kalıcı bir çözüm istediğini, bu tutumu herkesle paylaşmaya devam edeceklerini ifade eden Çavuşoğlu, “Hiçbir seçeneği dışlamıyoruz, hiçbir tanesini de empoze etmiyoruz. Kimse de diğer seçenekleri dışlamasın, tüm seçenekleri ortaya koyalım ve değerlendirelim. Bir ışık varsa müzakerelere başlayalım” dedi.
Doğal gazda ortak bir çözüm bulunmalı
Kıbrıslı Türklerin de ada etrafında keşfedilen doğal gazda hakkının olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, bu hakkın eşitçe paylaşımının garanti altına alınması gerektiğini, tek taraflı sondajlar yerine, ortak bir çözüm bulunulması gerektiğini ifade etti.
Çavuşoğlu, Kıbrıs Rum tarafının bunun Kıbrıs Türk tarafını tanıma anlamına geleceğini ileri sürdüğünü, bunun yanlış bir iddia olduğunu, bugün Tayvan ve başka modellerdeki ülkelerde ticari işbirliği yapıldığını, anlaşmalar yapıldığını, bunların bahse konu ülkelerin tanınması anlamına gelmediğini söyledi.
Şirketler kullanılabilir
“İki tarafın da hakkı var diyorsak başka formüller bulunabilir. Avrupa Birliğinden de istediğimiz buydu. Şirketler üzerinden olabilir, başka bir yöntemle olabilir” diyen Çavuşoğlu, Kıbrıs Rum Yönetiminin sattıktan sonra paylaşma niyetinde olduğunu, bunun Kıbrıslı Türklerin haklarının niye şimdi garanti altına alınmasına yanaşmadığı sorusunu gündeme getirdiğini ifade etti.
Çavuşoğlu, “Bunlar samimiyetsiz yaklaşımların sonucudur” dedi.
Sondaj başlayacak
Kıbrıs Rum tarafı bu tutumunu sürdürmesi halinde, Türkiye’nin de KKTC’nin Türkiye’ye doğal gaz arama için ruhsat verdiği bölgelerde, sadece sismik araştırma değil sondaj da yapacağını kaydeden Çavuşoğlu, Türkiye’nin iki platformundan birinin Alanya bölgesinde bulunduğunu, diğerinin de Şubat ayında geleceğini ve bu platformları Güneye kaydıracaklarını ve sondaja başlayacaklarını vurguladı.
































