EğitimKöşe Yazarları

Eylül’de gel!






Sözlerini Fecri Ebcioğlu’nun yazdığı bir Marc Aryan şarkısı olan “Eylül’de gel” Alpay’ın üzerine yapışmış kalmış bir Türk Pop Müzik klasiğidir. Ancak bu günlerde aileler yüz yüze eğitimi konuşurken kendi aralarında bu şarkıyı mırıldanmaktadır. Şarkıyı mırıldananların kimisi hüzünlü kimisi endişeli…

Aileleri yine aldı bir endişe… Acaba okullar Eylül’de açılacak mı? Hem Milli Eğitim ve Kültür Bakanı hem de Başbakan’ın basına yaptığı açıklamalardan anlıyoruz ki hükümet okulları Eylül’de yüz yüze eğitimle başlatmaya kararlı… Peki hazırlıklar bu yönde mi ilerliyor? Bu konuda kamuoyuna yansıya resmi bir bilgi yok. Dolayısı ile vatandaşların endişesini giderecek bir bilgi de yok ortada…



Mesele benim gibi birçok aile de merak ediyordur. Okullarda görev yapan tüm öğretmenler, okul çalışanları, taşımacılık yapanlar aşılandı mı? 6 ay öncesi gibi aşı temininde bir sıkıntı da yok sanırım. Bana gelen bilgiye göre tüm öğretmenlerin aşılanmadığı ve ne kadarının da aşılandığının bilinmediği yönündedir. Dün markette karşılaştığım bir veli bana “öğretmen aşılı değilse ben çocuğumu sınıfa göndermem” dedi. Bu ve buna benzer tepkiler ile karşılaşmak mümkündür. Buna karşın ne olursa olsun okulların açılmasını gerektiğini söyleyenler de var.

Bu sürecin en başından beri okulların açık kalması gerektiğini söyleyenlerden biriyim. Ancak vakaların 150 civarında gezdiği, öğretmenlerin, okul çalışanlarının tamamının aşılanmadığı bir ortamda da “çocuğumu okula göndermem” diyeni de yadırgayamam.

Yalnız bu konuda bir şeyi hatırlatmam gerekiyor. Dünya artık “yüz yüze eğitime başlayalım mı?” tartışması yapmıyor. Bu tartışma geride kaldı. Bunun cevabı çoktan verilmiş durumda… Yeni öğretim yılı başlamadan tartışılması gereken konuların başında; eğitim kayıplarının nasıl giderileceği, iki yıla yakındır okula gitmeyen çocukların okul ortamına yeniden nasıl hazırlanacağı ve okula uyumu, evde kapalı kalan ve bu süreçte bilgisayar ile bütünleşen çocukların yaşadığı psikolojik sıkıntıların nasıl aşılacağı olmalıdır.

Bu konuda bir çalışma var mı? Pek yok. Beni üzen de bu zaten… Bu pandeminin kısa sürede hayatımızdan çıkmayacağını bir tek biz mi bilmiyoruz? Okullar 1.5 yıldır yüz yüze eğitime kapalı. Açılıp açılmayacağını da bilmiyoruz, çünkü bir öngörümüz ve planımız yok.

Covid-19 ile mücadele bir plan çerçevesinde yürütülmediği için geleceği görmek mümkün değil. Örneğin İngiltere’de hükümetin bir eylem planı var. Doğru veya yanlış… “Şu ayda bu açılımı yapacağız. Bu tarihte dükkanlar açılacak, şu tarihte okullar açılacak” diye aylar öncesinden vatandaş bilgilendiriliyor ve ona göre hareket ediliyor.

Mesela ben çok merak ediyorum. Eylül’de okulları açarsak daha önce açtığımızı dönemlerden farkı ne olacak? Yine okullardaki önlemler konusunda sıfırdan mı başlayacağız? Bu geçen 1.5 yıllık süreçten hiç mi ders çıkarmayacağız?

Tüm bunlar cevaplamamız gereken sorular. Eylül başı okulları açmayı düşünüyoruz ve Ağustos başındayız. Aileler tedirgin ve endişeli. Geçirdiğimiz 1.5 yıllık süreçte yaşananları bir kez daha yaşamak istemiyorlar.

Bu arada aklıma geldi, Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Amcaoğlu geçen hafta içinde yaptığı açıklamada 2021-22 Öğretim Yılı Planlama Çalışmaları kapsamında üç gün üst üste eğitim paydaşları ile toplantılar yapılacağını söylemişti.

Ne oldu acaba bu toplantıların sonuçları?







Başa dön tuşu