Köşe Yazarları

Eylemi yok saymak


Seyrüsefer yani yol vergisiyle ilgili düzenlenen eylem, çeşitli açılardan bir ilk olmayı teşkil etmesi yanında memleketteki medya düzenini de gözler önüne sermesi açısından da enteresan oldu.

Konuyla ilgili Havadis’in tavrı oldukça yalındı.

Vatandaş bozuk yollar ve can alan trafik kazalarının üstüne bir de yol vergisine yapılan zamma isyan etti.

Elbette bütçe teknikleri vatandaşı ilgilendirmiyor.

Devlet vatandaşın kullandığı araba üzerinden vergi alıyorsa ve bu vergiler yol tamir ve inşasına değil de genel bütçeye gidiyorsa konu vatandaşın değil, vergi toplayanların yani devletin konusudur.

Vatandaş haklı olarak trafik güvenliği sağlanmış yollarda yolculuk yapmak ister.

Ödediği verginin de bu alanda harcanmasını talep eder.

Çünkü ülkede trafik güvenliği yoktur her ay en az 2 insanımız hayatını kaybetmektedir.

Yol için toplanan verginin genel bütçeden de olsa harcaması yol için yapılmalıdır.

Dolayısı ile toplanan vergiler özel bir fonda biriktirilsin ve öyle harcansın veya genel bütçeye aktarılsın da oradan yol için harcansın tartışması absürt bir tartışmadır.

Ülkenin temel gündemi bozuk ve trafik güvenliği olmayan yollardır.

Hükümetin görevi de bu temel gündemle ilgili acil icraat yapmaktır.

*

Siyasi partilerin, sendikaların ve benzeri kıdemli eylem düzenleyicilerin dahili olmadan vatandaşın kendi kendine örgütlenip de eylem yapması oldukça değerlidir.

Vergi artışlarına tepki göstermek ve merkezi otoriteye karşı adeta ‘isyan’ edip başkaldırmak ilk defa rastlanan bir şey değildir.

Geçmişte ‘zam zam zam, ucuzluk ne zaman’ sloganıyla düzenlenen eylemler hala bir kuşağın hafızalarındadır.

Resmi tarihçiler yazmıyor ama bu topraklarda Osmanlıya karşı vergi isyanları çıkarıp da İstanbul’dan gönderilen Yeniçeri askerlerine direnen Kıbrıslı Türklerin varlığı bir gerçektir.

Dolayısı ile Çarşamba günü düzenlenen eylem ne ilkti ne de son olacaktır.

Zam yapmak, vergi artırmak ister Feodalite olsun ister Kapitalist bütün halk karşıtı iktidarların doğasında vardır.

Halkın çıkarı da bu iktidarlara karşı çıkmaktadır.

*

Meselenin gazetecilik yönüne gelince.

Çarşamba akşamı o eylemi yapan binlerce kişi ve onları destekleyen on binlerce kişi bilmeli ve ayırdına varmalıdırlar ki bu ülkede bir halkın gazeteleri vardır bir de sermaye baronların.

Tavırlarını da ona göre belirlemelidirler.

Eylemi ve protestocuları yok sayanları, yok saymak birinci adımları olmalıdır…




Etiketler

Benzer Haberler

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı