Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
KıbrısKöşe YazarlarıManşet

EŞEKLERİ DE VURURLAR

Erdoğan Özbalıkçı

Karpaz bölgesinde 14 eşeğin vurulması yoğun bir gündem oluşturdu.

Gündem olabilmek için eşek mi olmalı diye düşünür insan.

Öncelikle sorunlara tek yanlı yaklaşım, sorunları çözmek yerine büyütür.

Konuyu farklı yönlerden incelemeden önce, bu  olayı bir vahşet olarak gördüğümü söylemeliyim.  Hayvanları bu kadar acımasızca katledenlerin insani değerlerinde bir problem olmalı.

Ancak hayata ve olaylara tek yanlı bakmak, hiçbir sorunu çözmez.  Ne yazık ki biz Kıbrıslılar olaylara tek yanlı bakmaktan  SABIKALIYIZ.

Eşekler bize 1974 savaşlarından sonra, RUM KÖYLÜLERİN KARPAZI terk etmesinden miras olarak kaldı. Yani EŞEK SORUNU 1974’tten beri adım adım gelişen bir sorundur.

Bugün 4000 civarında EŞEK Kumyalı’yı da geçerek özgürce yaşıyor.

Özgürlük çok güzel.   Keşke biz de eşeklerin sahip olduğu sınırsız özgürlüğe sahip olsak.

Karpazdaki özgür eşekler konusunda esas sorumluluk yönetenlerde olmalı.

Bu eşeklerin ÖZGÜRCE DOLAŞMASI ve trafik kurallarına uymaması BİRÇOK İNSANIN ölümüne yol açtı. Bu İnsanlar arasında MİLLETVEKİLLERİ bile var.

Bu eşeklerin gece serbestçe dolaşmalarının yol açtığı kazalar ve arabalara verdiği hasarlar, KARPAZDA HER AİLENİN yaşadığı acı olaylardır.

Eşekler, aslında KARPAZ bölgesi için bir çekim faktörüdür. Karpazı ziyarete gelmeyi isteyenler, St Andrea Manastırı, Altın Kum ve Eşeklerin özgürce yaşamını görmeye gelirler.

Köylüler ise her yıl ektikleri ekinleri koruyamamanın, devletin ise hiçbir çare üretememesinin yarattığı stresi her yıl yaşamaktadırlar.

Bu eşekleri vuran veya vurduranlar ne kadar suçluysa, doğru dürüst bir çözüm üretemeyenler de sorumludur.

Oysa Eşekler konusunda dünyada farklı ülkelerde farklı çözümler üretildiğini görmekteyiz.

İspanya’da eşek çiftlikleri kurarak, sütünden dünyanın en pahalı peynirini üretenler olduğunu sık sık haberlerde izlemekteyiz.

Güney Kıbrıs’ta yaratılan EŞEK ÇİFTLİĞİNDE süt ve sabun elde edilmekte ve bu ürünler pahalı ürünler olarak satılmaktadır.

Eşek sütü, ana sütüne yakın materyaller içerdiği için, eskiden  köylerde sütü olmayan kadınlar, bebeklerini eşek sütü ile beslemekteydiler.

Karpaz’da modern çiftliklerin yaratılması ve eşeklerin kontrollü bir şekilde yaşatılması Turizmin yanısıra, farklı ürünlerin de geliştirilmesinde kullanılabilir.

Eşekleri öldürmek sorunu çözmez. Eşekler öldü diye göz yaşı dökmek de sorunu çözmez. Bu  EŞEK SORUNUNA, daha farklı yaklaşımlarla yaklaşmak gerekmektedir.

Acilen Karpaz köylüleri ile, Karpaz bölgesinde  faaliyette olan sivil toplum kuruluşlarıyla, belediyelerle, herkese açık bir toplantı düzenlenmeli ve herkesin çözüm konusundaki farklı görüşleri dikkate alınmalıdır.

Doğru kimsenin tekelinde değildir. Farklı fikirler ve farklı görüşler ortak bir doğruyu yaratabilir.

Eşeklerin öldürülmesini her yerde kınamanın yanısıra, bu öldürülme olayının arkasındaki düşünceyi de mutlaka iyi analiz etmeliyiz.