Güney Kıbrıs’ta Kıbrıslı Türklere dönük yeni saldırılar yaşandı.
‘ELAM’cı olduğu belirtilen gençler yollara döküldü, karşılarına çıkan Türk plakalı araçlara saldırdı.
Bu saldırılar AB üyesi bir ülkede oldu!
Hem de Milli Eğitim Bakanlığının organizasyonu ve cesaretlendirmesiyle…
Polisin göz yummasıyla…
Şimdi Rum Lider Nikos Anastasiades’in Kıbrıs meselesine çözüm bulunması konusunda ne kadar samimi olduğunu görebileceğimiz bir durumla karşı karşıyayız.
Güney Kıbrıs’ta 16 Kasım günü öğrencilerin eylemlere katılımının özendirilmesi için okul idareleri tarafından izinli sayılmaları konusunda gönderilen bakanlık talimatı ile ilgili Anastasiades bir şey yapacak mı?
Bu talimatın doğru bir şey olmadığını ve “kabul edilmez” olduğunu söylemek yetmez.
İlgili bakanı görevden azledecek mi?
Böylece Güney Kıbrıs’ta artmakta olan ırkçılığın beşiği haline getirilen okullarda değişime kapıyı açacak mı?
Milli Eğitim Bakanlığı’nın müfredatında köklü değişikliklere gidecek mi?
Güney Kıbrıs’ta resmen bir devlet terörü var.
Irkçılık var.
Polis devleti var.
Anastasiades, 2016 yılı içerisinde Kıbrıs meselesinde bir referandumun mümkün olacağına gerçekten inanıyorsa yönetimi altındaki yapıyı şeffaflaştırarak demokratikleştirmeli.
Irkçılığa karşı seferberlik başlatmalı.
Hesap sormalı.
Beş on genci göz altına alarak Güney Kıbrıs’ta büyük bir çoğunluğun içine işlemiş bulunan Kıbrıslı Türklere dönük düşmanca duyguları değiştiremez.
Kıbrıs’ta çözüme giden yol halkların bir birine karşı sevgi, saygı ve hoş görüye sahip olması ile kat edilebilir.
Karşılıklı empati geliştirerek…
Geçmişle hesaplaşıp, eski defterleri kapayarak…
Yoksa bu tür saldırılar hiç bitmez.
Belki de fırsat bulunsa daha da vahim olaylar sahneye taşınır.
Ama mevcut koşullarda var olan güç dengeleri buna izin vermiyor.
O halde bu güç dengelerini korumak varılacak olası bir çözümde barışı korumak ve onu yaşayabilir kılmak için şart.
Bu tür olaylar bize garantiler konusunda Kıbrıs Türk tarafının ısrarındaki haklılığı gösteren olaylardır.
Keşke böylesi olaylar hiç yaşanmasa ve ada tümüyle askersizleştirilebilse..
Ama mümkün değil.
Adanın güneyinde AB üyesi olmuş ama o ruhu, yaşam biçimini, hoşgörü ve demokrasi anlayışını, farklılıklara saygıyı çoğunlukla benimsememiş bir yapı var.
Ve bu yapı devlet içinden desteklenmekte, korunmaktadır.
Gelinen aşamada yaşananların bir daha yaşanmaması için Anastasiades yönetimine çok büyük görev ve sorumluluklar düşmektedir.
Bakalım bu görev ve sorumlulukların bilinci ile harekete geçilecek mi yoksa bu iş 5-10 öğrencinin boynuna asılıp kapatılacak mı?
Dileyelim Anastasiades bu konuda liderlik yapsın ve Rum tarafında taşları yerinden oynatacak adımlar atmaya başlasın.
Ama galiba bu çok zor…
Yine de bekleyip görelim.

Önceki Haber
Sonraki Haber

























