KıbrısManşet

Esas sorun denetim


Siyasi partiler, KKTC’de son dönemde artış gösteren adli olayları değerlendirdi. Tüm siyasi partiler, ülkeye girişte denetimlerin arttırılması gerektiği görüşünde birleşirken, meclis dışındaki partiler, kimlikle girişin durdurulmasını istedi

Eniz ORAKCIOĞLU

Yıllardır kamuoyunda tartışma konusu olan ve ülkede suç oranlarının artması ile yeniden gündeme getirilen ülkeye kimlikle girişlerin kaldırılması konusunda bu kez siyasi partilerin yetkilileri görüş ortaya koydu.

Mecliste temsiliyeti bulunmayan siyasi partilerin yetkilileri ve mecliste temsil edilen partilerin yetkilileri Havadis’e konuştu.

Mecliste temsiliyeti bulunmayan partilerin yetkilileri KKTC’de suç artışının önünü bir nebze olsun alabilmek için ülkeye kimlikle girişlerin kaldırılması gerektiğini savundu, gümrüklerde kontrol ve denetimlerin de artırılmasının şart olduğunu söyledi.

Mecliste temsil edilen partilerin yetkilileri ise ülkeye kimlikle girişlerin kaldırılması ile sorunun ortadan kalkmayacağını savunurken gümrüklerde denetim ve kontrollerin artırılması konusunda diğer partilerin yetkilileri ile benzer görüş ortaya koydu.

Sorakın: Denetimler artırılmalı

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Sekreteri Erdoğan Sorakın, Ülkeye girişlerin kontrol altına alınması gerektiğini belirterek, kimlik veya pasaportla ülkeye girişlerin çok farkı olmadığını söyledi. Üçüncü dünya ülkelerinden gelenlerin zaten ülkeye pasaportla girdiğini aktaran Sorakın, Türkiye’den gelenlerin de bir kısmının pasaportla, bir kısmının da kimlikle adaya geldiğini kaydetti. Önemli olanın ülkeye girişlerin kontrol altına alınması ve denetimlerin artırılması olduğunu vurgulayan Sorakın, Turizm maksatlı gelen ile çalışmak için veyahut eğitim amaçlı adaya gelenlerin değerlendirilerek, ülkeye girişlerinin sağlanması gerektiğinin altını çizdi. Girişlerdeki vize uygulamalarına da değinen Sorakın, bu uygulamanın yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini de aktardı.


Senin: Türkiye’deki data bizimle de paylaşılacak

Halkın Partisi (HP) Genel Sekreteri Yenal Senin, suçlardaki artışı sadece kimlikle giriş ve çıkışlara indirgemenin doğru olmadığını vurgulayarak, Adli Yardımlaşma Protokolü çerçevesinde bir girişim yapılmasının öneminden bahsetti. Geçtiğimiz haftalarda İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars’ın, Türkiye İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile yaptığı görüşmede Adli Yardımlaşma Protokolü ile ülkeye giriş çıkışlarda, girişlerin daha çok denetim altına alınması maddesinin görüşüldüğünü aktaran Senin, bu bağlamda da bir çalışma başlatıldığını ve çok yakın zamanda sonuçlanacağının öngörüldüğünü vurguladı. Senin, bu çalışmanın KKTC’ye girişlerde Türkiye’deki datanın, Türkiye’den ve üçüncü dünya ülkelerinden ülkemize giren kişilerin sicilinin belirli bir kısmının bizim ülke girişlerine yansıtılması ve muhaceret polisinin de bu bilgilerden yararlanması anlamına geleceğini söyledi.

Senin, KKTC’ye giriş yapacak olan kişilerin karakterini ve sicil dosyasını görmenin, kişinin geçmişinde herhangi bir suça yönelmesini sağlayacak bir iz varsa da ülkeye girişinin engellenmesine veyahut

sorgulama metotları ile daha az bir dönem adada kalmasını ve kaçak duruma düşmemesini sağlamaya yarayacağını aktardı.


Varoğlu: Pasaport veya kimlik fark etmez

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Sekreteri Cemal Varoğlu, Kimlikle girişlerin 1992’den beri var olduğunu aktararak, kimlikle girişlerin yasaklanmasının ve pasaportla girişler sağlanmasının ülkeye bir getirisi olmayacağını kaydetti. bu konunun enine boyuna araştırılması gerektiğini söyleyen Varoğlu, “eğer kimlikle girişler yasaklanacaksa iki tarafın bunu görüşerek bir fayda sağlayıp, sağlamayacağı yönünde incelemelerde bulunulmalıdır” dedi. Girişlerdeki denetimlerin artırılması gerektiğini vurgulayan Varoğlu, ülkeye pasaportla veya kimlikle girmenin fark etmediğini sözlerine ekledi.


Arıklı: Giriş yapanlar sorgulanmalı

Yeniden Doğuş Partisi (YDP) Genel Başkanı Erhan Arıklı, KKTC’ye kimlik veya pasaportla girişlerin farkı olmadığının, suç işleyecek kişinin pasaportta çıkarabileceğini söyleyerek, şu anda pasaporttaki bilgilerin TC’nin verdiği yeni kimliklerde de olduğunu belirtti. Ülkede artan suçları girişlerde alınacak ciddi denetimlerle ve asayişi sağlayacak ciddi tedbirlerle sağlanabileceğini aktaran Arıklı, Güney Kıbrıs’a pasaportla gidenlerin orada mafya düzeni kurduklarını belirtti. Pasaportla giren kişinin suç işlemeyeceği yönündeki düşünceyi doğru bulmadığını da belirten Arıklı, gümrüklerde ciddi denetimler yapılması gerektiğini kaydetti. Arıklı, ülkemize gelen kişilerin ne amaçlı geldiğinin, cebinde ne kadar parası olduğunun ve nerede kalacağının sorgulanması gerektiğini sözlerine ekledi. Türkiye ile Adli ve Kontrol Yardımlaşması anlaşmasının da yapıldığını söyleyen Arıklı, sıkı denetleme ve polisin sayısı artırılarak suçların önüne geçilebileceğini aktardı.


İzcan:  Kimlikle girişler engellenmeli

Birleşik Kıbrıs Partisi (BKP) Genel Başkanı İzzet İzcan, Nüfusun artması ile birlikte suç oranlarında da patlamalar yaşandığını belirterek, cinayet, tecavüz, uyuşturucu ve hırsızlık gibi suçların sebebinin ülkeyi yönetenlerin irade sahibi olmamalarından kaynaklandığını söyledi. Ülkenin yaşanmaz bir hal aldığının altını çizen İzcan, KKTC’nin uluslararası hukukun dışında olan kaçakların, suçluların sığındığı, esrar ve eroin ticareti yapılan, kumarhanelerde çetelerin bir biri ile savaştığı bir yer olarak uluslararası basında yer aldığını belirtti. Bu ayıbın ortadan kalkması gerektiğini savunan İzcan, bunun yolunun ise ülkeye giriş çıkışların denetim ve kontrol altına alınması ile sağlanabileceğini vurguladı.

Turistle-tecavüzcüyü, turistle-soyguncuyu ayırt etmek gerektiğine dikkat çeken İzcan, bu ayırt edebilmenin de devletin görevi olduğunu ifade etti.

Ülkemize en büyük nüfus akışının Türkiye’den olduğunu aktaran İzcan, Türkiye’den gelen nüfusun ülkemize kimlikle girebildiğini, suç oranlarına ve suçları kimin işlediğine bakıldığı zaman ise çoğu suçlunun adaya kimlikle girenlerden oluştuğunun görülebileceğini sözlerine ekledi. İzcan, Yapılması ve alınması gereken ciddi önlemler olduğunun altını çizdi.


Çakıcı: Pasaportla giriş uygulaması getirilmeli

Toplumcu Kurtuluş Partisi Yeni Güçler (TKP-YG) Genel Başkanı Mehmet Çakıcı, ülkeye girişlerin tedbir altında olması gerektiğini söyleyerek, girişlerin pasaportla olmasının daha doğru bir uygulama olabileceğini vurguladı. Pasaportla girişlerde, ülkeye giren kişilerin pasaportla giriş yapması halinde eğer suç kaydı varsa bulunabileceğini söyleyen Çakıcı, ülkeye girişlerde kontrolsüzlüğün hırsızlık suçları başta olmak üzere bir sürü yasadışı olayın ve birçok suçun önünü açabileceğini kaydetti.

Ekonomik bunalımların suç artışlarına sebep olabileceğini söyleyen Çakıcı, ülkedeki politik düzensizliğin, kültürel ortamın ve uyuşturucu ile alkol kullanımındaki artışında suçu artırabileceğini aktardı. Bu ortamlara denetimsiz ve kimlikle girişlerin eklenmesi suçları artırmasının kaçınılmaz olduğuna dikkat çeken Çakıcı, genel anlamdaki suçlardaki artışın yanında bilmediğimiz suçlarla da karşılaştığımızı vurguladı.


Kanatlı: Pasaporta geçilmesi ağrı kesici etkisi yapar

Yeni Kıbrıs Partisi (YKP) Genel Sekreteri Murat Kanatlı, Suç artışı ile ilgili ülkeye kimlikle girişlerin bir unsur olduğunu fakat tek sorunun kimlik olmadığını belirterek,muhaceret memurunun davranış şeklinin de önemli olduğunu ve muhaceret memurlarının görev tanımı yapılarak, bu konuda bir çalışma yapılması gerektiğini söyledi. Girişlerin pasaportla olması halinde de ülkeye girenlerin sorun çıkarabileceğini aktaran Kanatlı, güvenlik konusu ile ilgili de tamamen polisten ve polisin çalışma koşullarından kaynaklanan sorunlar olduğunu vurguladı. Tüm bu sorunlar aşılmadığı sürece tek başına kimlikten pasaporta girişlerin değiştirilmesinin bir ağrı kesici etkisi yapacağını ve tam anlamı ile sorunun çözülemeyeceğini belirtti.

Suçta ciddi yaptırımların da öneminden bahseden Kanatlı, Bu noktada bir yasal mevzuata ihtiyaç olduğunu aktardı. Kanatlı, bu sorunu çözmez ve konuşmazsak sorunun önümüzde durmaya devam edeceğini belirtti. Başsa bir ülkede suç işleyip de KKTC’ye gelen kişileri kaçak pasaportla da ülkeye girebildiğini hatırlatan Kanatlı, bu noktada da polisin yetersiz olduğunu kaydetti. İnterpol tarafından aranan ve 10 yıl bu ülkede saklanan suçluyu polisin fark etmemesini tuhaf olarak tanımlayan Kanatlı, polis yeterli olma halini mobese ve telefon dinlemelerde aramasının doğru olmadığını çünkü sorunun buralarda olmadığını vurguladı.

Bütünlüklü bir çözüm üzerinde durulması gerektiğini ve bunu yapacak olanın da İçişleri Bakanlığı olduğunu aktaran Kanatlı, İçişleri Bakanlığının pansuman çözümler üzeride durduğunu ve bu nedenle sorunların büyüdüğünün altını çizdi.


Rahvancıoğlu: Kimlikle girişlere son verilmeli

Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Münür Rahvancıoğlu, ülkeye kimlikle girişlerin kaldırılması ülke adına en acil konulardan bir tanesi olduğunu vurgulayarak, 1996 yılında “kimlikle giriş son” diyerek yapılan eylemin ilk katıldığı eylemlerden biri olduğun altını çizdi. Kimlikle ülkeye girişlerin derhal kaldırılması gerektiğine dikkat çeken Rahvancıoğlu, mevcut koşullarda ülke sorunlarını çözmek ve suçun önüne geçebilmek için sadece kimlikle ülke girişlerin kaldırılmasının yeterli olmayacağını savundu. Adaya girişlerde ülkeye bakılmaksızın niye geldiği yanında üzerinde ne kadar para olduğu, nerede ikamet edeceği gibi bilgilerinde soruşturulması ve öğrenilmesi gerektiğini kaydeden Rahvancıoğlu, sırf pasaportu var diye herhangi bir ülke vatandaşının ülkemize girmesinin ve hiçbir kontrole tabi olmamasının doğru bir yaklaşım olmadığını kaydetti.




Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı