Rum lider Anastasiadis, “Bir daha Eroğlu ile görüşmeyeceğim” dedi.
Diplomatik kulislerde dalgalanma oldu.
Bizim taraftaki gazetelerin bir bölümü “Anastasiadis masadan kaçıyor” diye başlık attı.
Karşı taraftaki gazeteler farklı başlıklar kullandılar.
Farklılık nerededir?
Anastasiadis’in masadan kaçmaya falan çalıştığı yoktur.
Zamana oynayabilir (DIKO kongresini beklediği gerçek) fakat bu seferki denemede asla “çözüm istemeyen taraf” damgasını yemek istemeyecektir.
Çünkü bu damganın bedelinin ağır olacağını kendisi de çok iyi biliyor.
Peki ne yapmaya çalışıyor Anastasiadis?
“Talat ile devam etseydik ortak açıklama istemeyecektik” sözlerine bakmak gerekir.
Talat ile Hristofyas birçok konuda uzlaşmışlardı. Görüşmeler de bu uzlaşı temelinde sürdürülüyordu.
Şimdi her ikisi de yok ama uzlaştıkları konular masada duruyor.
Örneğin federal devleti oluşturacak 2 yapının iç vatandaşlık vermesi konusu.
Parça devletlerin iç vatandaşlık yani sadece kendi bölgelerini kapsayacak vatandaşlık veremeyecekleri uzlaşıyla anlaşılmıştı.
Anastasiadis, “Eroğlu iç vatandaşlık dağıtmak istiyor” diyor.
Eroğlu buna kamuoyu önünde cevap vermiyor.
Ortada bilgi eksikliği vardır.
Dolayısı ile bence yapılan her yorum bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olma pozisyonundadır.
Tarafların üzerinde anlaşamadıkları konular Türk ve Rum kamuoylarıyla paylaşılmalıdır.
Yoksa bu iş kör döğüşüne doğru gidiyor.
Geçmişte bunu çok yaşadık. Taraflar propaganda silahına sarıldılar mı ortaya çıkan sadece hamaset olur.
Hamasete hepimizin karnı toktur.
***
UBP’nin yaşadığı kurultay süreci özellikle bazı gazetecilerde bağımlılık yaptı galiba.
Şimdi CTP’de de aynı şeylerin olmasını bekliyorlar.
Çok beklerler.
UBP’nin o zaman yaptıklarını değil CTP, bu yerküredeki başka bir parti dahi yapmaz.
Dönemin UBP yöneticileri kendi elleri ile kendi gözlerini çıkarma kavgasına tutuştular ve bunda da başarılı oldular.
Şimdi de kendi yaralarını sarmaya çalışıyorlar.
CTP’de işler derinden ve sessiz gidiyor.
Adaylar kamuoyu önünde birbirlerini suçlamamaya özen gösteriyorlar.
Ama aşağıda neler olduğu bilinmiyor.
Bin yüz küsur delegeye yönelik neler yapılıyor?
Hangi ikna yöntemleri nasıl kullanılıyor?
CTP Kurultayı’ndan nasıl bir sonuç beklediğimi soranlar oluyor:
Cevap vermiyorum daha doğrusu veremiyorum çünkü delegelerin ruh halleriyle ilgili bilgim yok.
CTP’nin bu süreci nasıl geçeceğini de merak ediyorum.
Bir de merak ettiğim hükümetin durumudur.
Sağlı-sollu zamlarla hem vatandaşı ve aslında hem de kendi kendini telef etti.
Henüz vatandaş somut icraatlar göremedi.
İnşallah kurultaydan sonra kollar sıvanır.
Yoksa CTP’yi zor günler bekliyor.
Kurultay sonucu ne isterse olsun…
































