Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Bu düzen geleceğimizi yiyor

KKTC’de kamu yapısı, sürdürülebilir noktada değildir.

Mantıklı sistem basittir.
Kamu maliyesinden daha az maaş çıkacak…
Özel sektöre teşvikler artırılacak…
Eleştiri nedir?
“Kamu maaşlarında gözünüz var…”
Başka?
“Kamudan ödenen maaşlar olmasa, esnaf batar…”
Başka?
“Memur düşmanlığı yapıyorsunuz…”
Tümü de tartışılabilir konulardır.
Örneğin biri bana dese ki, “Kamuda var olan maaşları aşağıya çekeceğiz…”
Devam etse ve dese ki, “kamudaki personel sayısında azaltma yapacağız…”
En birinci karşısına ben dikilirim…
Ama, “kurultay istihdamlarını savun” derse berisi…
Savunmam…
“Seçim dönemi işe alınanlar da bu ülkenin vatandaşı” derse…
“Bana ne” derim…
Kamuda çalışmayan, üretmeyen varsa arkasında durmam…
Müşavirlik sisteminin yarattığı “çift taraflı” yıkımı bilirim…
Üçlü kararname sisteminin kapsamının daraltılması için geç kalındığı aşikardır…
Devlete nasıl istihdam yapılacağı bellidir.
Kamu Hizmeti Komisyonu bunun için vardır.
Ama yıllar içerisinde, sırf, “oy alınsın” diye istihdam yöntemleri geliştirildi.
“Geçici” dediğimiz de bu felaketin bir ürünüdür.
“Geçici” olarak işe alınanlar ne için alındı?
Son örneği UBP Kurultayı…
Ya öncesi?
Seçimler…
Yani “sadece ve sadece bir kereliğine oyları” önemli olduğu için.
Bir oy verip, devletten bir yıl maaş çekme hakkı.
Sonra bir yıl daha…
Bir yıl daha…
Yani siyasiler, vatandaşına, rüşvet” olarak kamu görevi veriyor.
“Partizan” olmaktan başka özelliği olmayanlar, kamudan aylarca, yıllarca maaş çekiyor…
Birileri “rüşvet” veriyor, işe alıyor…
Birileri “rüşvet” alıyor, kamudan maaş çekiyor…
Münhalsiz…
İstihdamsız…

“Memur devleti olduk” dendi mi kızmayın
Kamudaki çalışma düzeni…
Çalışma sistemi…
İstihdam şekilleri gündeme geldiği zaman, kamuda örgütlü sendikaların tepkilerini anlayamam.
En fazla, kamudaki sendikaların buna karşı çıkması gerekiyor oysa…
Verimsizliğin…
Üretken olmayan yapının…
Bitmeyen bu kavgaların tüm sebebi, “kamuya yapılan gelişigüzel” istihdamlardır…
Eşitsizliğin nedeni de bu “adaletsiz istihdam” yöntemleridir…

Elinizi vicdanınıza koyun
Gerçekten de elinizi vicdanınıza koyun…
Bu kadar çok geçici istihdamı yapılmasaydı…
Her seçim sonrası onlarca müşavir yaratılmasaydı…
Her seçim sonrası makamlara atananların artan maaşları nedeniyle kamuya yük binmeseydi…
Erken emekliler yaratılmasaydı…
Kamu maliyesi bugün 39 bin 854 kişiye toplam 141 milyon 686 bin TL maaş ödüyor…
Bir kez daha elinizi vicdanınıza koyun…
Ekim 2013 itibarıyla…
Kamudan maaş alan 15 bin 484 memura toplam 75 milyon 771 bin TL…
3 bin 223 işçiye 20 milyon 527 bin TL…
12 bin 984 emekliye 37 milyon 562 bin TL maaş ödeniyor.
“Çeşitli sebeplerle” 8 bin 164 kişiye 7 milyon 823 bin TL’lik maaş desteği veriliyor…
Kamuda memur sayısı 15 bin değil de 10 bin olsa…
Hangi işiniz aksayacaktı…
İşçi sayısı 3 bin 223 değil de bin 500 olsaydı, hangi işiniz aksayacaktı?
Kamudan maaş için çıkan kaynak, “141 milyon TL” olmasaydı da…
90 milyon TL olsaydı…

Ne değişirdi bu memlekette?
Bu soruların cevabıdır aslında bu ülkeyi düzlüğe çıkaracak olan…

Silkinip, kendimize gelelim
Sırf siyasi iktidarlar devam etsin diye, kamu kaynakları heba ediliyor.
Halen daha çağdaş bir hastanemiz yok…
Okullarımız dökülüyor…
Hemşire, öğretmen istihdamı yapılırken “cimri” davranıyoruz…
Doktorlara daha fazla maaş veremediğimiz için “özel- kamu” birbirine girdi…
Doktorluk- öğretmenlik” mesleğinde etik değerler yerle bir…
Kamu Hizmeti Komisyonu’nu bile, “tetikçi” olarak kullanabiliyoruz.
Yeteri kadar bu ülkede kaynaklar heba edildi.
Bundan böyle “geçici” istihdamı olmamalı…
“2 emekli yerine bir istihdam” kuralına da gerek yoktur…
Sendikalar, “kamu içerisinde yer değişimine” engel olmaktan vazgeçmeli…
“İşe uygun adam” prensibi ile Kamu Hizmeti Komisyonu üzerinden istihdamlar devam etmeli…
Özel sektörde istihdamın önünü açacak, özel sektörün daha yüksek maaş ödeyebileceği düzenin yaratılması da bu adada mümkündür…
Havadis’in bu günkü manşeti, bu ülkeyi seven herkes tarafından en az “üç kez” okunmalıdır…
Bu kaynağın “sadece maaş” için heba edilmesi doğru değildir.
“Siyasi ikbali” için kamu kaynaklarını semirenler, “Gençlerimizi istihdam etmek, onlara ekmek vermek için bunu yaptık” yalanını bir kenara bıraksın, popülizmdir…
Tarih, kamu kaynaklarını “kendi siyasi ikballerini korumak için” kullananlardan hesap soracaktır…