Köşe Yazarları

ERHÜRMAN’A BİR RİCA: ÖZERSAY’A ÖZEL DERS


CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, kendisi aynı zamanda Geleneksel Medyayı Destekleme Programı’na destek veren hükümetin de Başbakanı idi.

Başbakanlığının son döneminde destek programı kesintiye uğramıştı.

Bize söylenen “bakanlar kurulunda üzerinde çalışıyoruz” gerekçesiydi.

Hiçbir zaman “Kudret Özersay itiraz ediyor ve engelliyor” denmedi.

Öyleydi ama bize söylenmedi.

Bu gerçeği şimdilerde öğreniyoruz.

Ve “Tufan hocanın çalışma modeli farklıymış” diyoruz.

Tufan Erhürman, Bakanlar Kurulu’nda Kudret Özersay ile cebelleşirken Kudret Özersay, tetikçilik ve fesatçılıkta kaşarlanmış tipler aracılığıyla UBP ile flört yapıyordu.

UBP’ye hükümet elma şekerini verip cumhurbaşkanlığı için destek koparmaya çalışıyordu.

Nitekim kısa bir süre sonra dörtlü koalisyonu bozdu ve UBP ile hükümet kurdu.

Aracıları da cumhurbaşkanlığı pazarlığını bugünlerde itiraf ediyorlar.

Bunları da yenile öğreniyoruz.

Ve Kudret Özersay ile ilgili neler neler öğreniyoruz.

***

Kudret Özersay “gazetelere para vereceğimize yol, hastane, okul yaparız” demagojisi ile birlikte “bana saldırıyorlar ama ben kimseden korkmam” dedikten   sonra Tufan Erhürman, şöyle bir açıklama yaptı:

“Gazeteler hepimizi eleştiriyor, eleştirmeye devam ediyor ve sağlıklı bir demokrasi için eleştirmeye devam etmeleri çok önemli. Kendi ayakları üzerinde duran bir ekonomi ve demokrasi yaratma hedefimiz varsa, kendi ayakları üzerinde durabilen ve sürdürülebilir bir medya sektörüne sahip olmamız gerekiyor. Birçok diğer sektörümüz gibi medya sektörü de içinde bulunduğumuz koşulların ağır yükü altında. En basiti ülkemizde satılan pek çok ürünün reklamının KKTC medyası üzerinden yapılmaması. Çünkü yaygın bir biçimde izlenen Türkiye medyasında bu reklamları yayımlamak ilgili firmalar için yeterli oluyor. Rekabet mümkün değil, güçler orantısız. Önceki hükümetler dönemindeki belirli koşullara bağlı ve gazeteci istihdamı odaklı sınırlı katkı bu çerçevede veriliyordu. Şimdi verilmesin deniliyor. Peki geleneksel medyanın hem sürdürülebilir olup hem de yeni gazetecileri istihdam edebilmesi nasıl mümkün olacak? Bu sorunun ayrıntılı yanıtıyla uğraşmak yerine hükümetin bir an önce bu konudaki pozisyonunu gözden geçirmesinde büyük yarar var…”

***

Tufan Erhürman’ın açıklaması meseleyi gayet iyi özetleyen bir açıklama oldu.

Bu açıklamayı uzun uzun değerlendirme ihtiyacı yoktur.

Sadece giriş cümlesine dikkat çekmek ve Sayın Erhürman’a bir öneride bulunmak istiyorum.

Erhürman’ın açıklamasındaki giriş cümlesi şöyledir: “Gazeteler hepimizi eleştiriyor, eleştirmeye devam ediyor ve sağlıklı bir demokrasi için eleştirmeye devam etmeleri çok önemli…”

Sayın Erhürman’a önerim de şudur;

“Sayın Kudret Özersay’ı karşınıza alınız ve ona demokrasinin ne olduğunu tane tane anlatınız. Demokrasilerde, yönetenler ile medyanın pozisyonu nedir, ilişkileri nasıl olmalıdır, düşünce özgürlüğü çerçevesinde örgütlenme ve iktidara talip olmanın evrensel koşulları nedir, düşünceyi serbestçe açıklamanın evrensel kuralları nedir, basın özgürlüğünün evrensel kuralları nedir.”

Bunları lütfen anlatınız.

Belli ki anlamamış veya öğrenmemiş.

Üniversitede ders veren bir hocaymış ama bunlardan bihabermiş…



Etiketler

Benzer Haberler

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı