KTFF-KOP anlaşması konusunda hükümetten ortak bir görüş çıkamamıştı.
Israrlar üzerine Başbakan Yorgancıoğlu tek bir kez açıklama yapmış, anlaşmanın kulüpler kabul ederse uygulanabileceğini ve Kıbrıs sorununun çözümüne kadar geçerli olacağını söylemişti. Yani topu taca atmıştı…
Serdar Denktaş ise her fırsatta anlaşmaya karşı olduğunu söylüyordu. Hatta bu iş için Türkiye Spor Bakanı Suat Kılıç’ın dahi kapısını çaldı. Aynı şeyleri orada da söyledi. Bakan Kılıç ise, kararı KKTC’nin yetkili makamlarının vermesi gerektiğini vurguladı.
Hatırlayacaksınız, bundan önce de Türkiye Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Levent Gümrükçü “Öncelikle KKTC makamlarının bu konuyu sonuca bağlamaları gerektiğini düşünüyoruz. Ondan sonra biz de değerlendirmemizi paylaşırız” diye konuşmuştu.
Kendi toplumlarından çıkan çatlak seslere rağmen, Rumlar KOP’tan anlaşmaya onay çıkarttılar. Ancak aradan haftalar geçmesine karşın, bizim taraftan o ortak karar bir türlü çıkamadı.
Nihayetinde, Türkiye Başbakanı Erdoğan noktayı koydu. Bir Rus gazetesine verdiği röportajda Zürih’te atılan imzayı kastederek, “Bu adımın olumlu etkilerini siyasi süreçte de görmek istiyorum” dedi.
Ben bunu anlaşmaya sahip çıkma olarak gördüm… Kıbrıs’ın kuzeyindeki iktidar her konuda olduğu gibi, bu konuda da otoritesini koymayınca, yorumlamak Erdoğan’a düştü. Böylesine ciddi bir meselenin daha fazla sürüncemede kalmasının zararlarını görmüş olmalı.
Bu yeni gelişmeden sonra bizim “resmi makamlar”ın ortak tutum belirlemekten başka şansları yoktur. Dananın kuyruğu da burada kopacak gibi. Sin de gulle geçsin diye bekleyen CTP bir yanda, asla kabul etmeyeceğini söyleyen DP diğer bir yanda…
Bence CTP zaten özünde benimsediği anlaşmayı bülbüller gibi savunmaya başlayacaktır. Orada bir sorun yok. Yalnız anlaşmaya bu kadar açık bir şekilde karşı çıkan Serdar Denktaş’la nasıl uzlaşacak, orası belli değil…
Futbol konusuna siyaset karışmayacağını, FIFA’nın kuralının bu olduğunu biz de biliyoruz. Ancak biz kuralına göre oynamayı dahi beceremedik. KTFF’yi gari meşru çocuk gibi ortada bıraktık. Keşke haftalardır konuyu yok farz etmek yerine, üzerinde çalışmış olsalardı. Hiç olmazsa iyileştirilmesi için KTFF’yi motive ederlerdi. Geçen zamana yazık oldu…
*****
Siz, keyfiniz ve kahyası…
Günlerdir elektriğe yapılan zammı, CTP’nin 8 Aralık’ta yapılacak kurultayını, KTFF ile KOP arasında imzalanan belgeyi yazıp çiziyoruz. Bugün cumartesi… Canınızı yine bu kasvetli haberlerle sıkmak yerine, bir günlüğüne siyasete ara verelim, daha güzel şeylerden bahsedelim. CTP ile DP hükümeti arasında “işten atılacaklar” nedeniyle huzursuzluk varmış, varsın olsun. Elektriğe % 30 zam gelmiş, varsın gelsin. Kurultay’da Yorgancıoğlu veya Akansoy kazanacakmış, kim isterse kazansın, bize bir faydası olmadıktan sonra Ha Özkan, ha Asım, ne fark eder?.. Kıbrıslı Türk gençler sporda dünyaya açılmadıktan sonra, KTFF ile Kop anlaşma imzalasalar ne olur, imzalamasalar ne olur?.. Onun için bugün her şeyi, tüm sıkıntıları bir yana koyun ve hayatın güzel taraflarına bakmayı deneyin. Evet kaynaklar kıt, ama isteklerimiz sınırsızdır. İnsanoğlu her zaman daha fazlasını ister. Dünyayı verseler, Marsı ister. O yüzden istemek çok da önemli değil. Önemli olan eldekileri iyi değerlendirip mutlu olmak. Daha fazlası içinse çabalamak. Ülkemizde o kadar çok “isteyen” var ki? İyisi mi siz bugün tüm isteklerinizden vazgeçip, her şeyi oluruna bırakın… Hafta sonu “siz” ve “keyfiniz” ne isterse onu yapın. Kimsenin keyfinizin “kahyası” olmasına da izin vermeyin… Hiç olmazsa ruh sağlığınıza faydası olsun.
YERİN KULAĞI VAR
RABBENA HEP BANA: Ülkemizde son yıllarda büyük artış gösteren kanser vakları nedeniyle devletin açmayı düşündüğü onkoloji hastanesi belli ki birilerini rahatsız etmiş. Onkoloji hastanesinin açılmaması için, TC’deki hükümet yetkililerine mektup yazarak bu yatırımı engellemeye çalışanlar olduğu yönünde iddialar var. Böylesine önemli bir konuda bile sadece çıkarını düşünmek, tekel olmak için gayret sarf etmek ahlaki değerlere uymuyor…
ERCAN İŞİ BAŞTAN SAVMAYMIŞ:
Bakan Kaşif dün gazetemizi ziyaretinde, Ercan için ihaleye çıkılan projenin uygulanamayacağını söyledi. Yerine alternatif bir proje çıkartmışlar. Nedeni, çok basit, proje aşamasında alana katılacak olan arazilerle ilgili sorunun çözülmemiş olması. Konu UBP döneminde, imzaların atılmasından hemen sonra ortaya çıkmıştı. O zaman da sormuştuk, söz konusu arazilerin sorunu çözülmeden, proje neye dayanılarak yapıldı? Şimdi proje değiştiğinde ek maliyet getirmeyecek mi? Ersan Saner bunların hesabını verecek mi? Yoksa “Yapmasaydık 13. maaşları alamazdınız” diye vatandaşı mı suçlayacak. Ha bir de Sayın Kaşif, ihalenin iptali için hukuki sorunlar olduğunu da itiraf etti. Bakalım “Bedeli ne isterse olsun iptal edilecek” diyen Serdar Denktaş şimdi ne diyecek…
GÖRDÜNÜZ MÜ ATAMALAR BİTMEMİŞ:
Geçtiğimiz günlerde Başbakan, şu kadar müşavir, bu kadar dıştan atama yaptık diyerek, UBP ile aralarındaki farkı övmüştü. Biz de, “Bitti mi yani atamalar” demiştik. Zira bildiğimiz 300’e yakın üstü düzey kadro var ve o ana kadar sadece 42’si değişmişti. Dün yapılan atamalarla, bitmediği ortaya çıktı. Ne oldu, Başbakan’ın söyledikleri havada kaldı. Başbakan’a yakın kadrolar herkese laf yetiştirecekler diye Başbakan’ın önüne notlar koymadan önce iki kere düşünseler iyi olacak.
9 VEZNENİN 2’Sİ AÇIK: Elektrik faturalarını ödemeye gidenlere resmen vicdan azabı çektiriliyor. Lefkoşa’da 7-8 tane vezne olmasına rağmen sadece iki tanesinin işlem yapıyor olması, faturalarını ödemeye giden vatandaşların tepkisine neden oluyor. Vatandaş, “Zamları kabullendik ancak, sanki kurum para almak istemiyor gibi bir hava var. Paramızla bizi rezil ediyorlar. Çalıştırmayacaklarsa o kadar vezneyi niye açtılar” diyor…
GÜNDEM SAPTIRIYORLAR: UBP döneminde işe alınan 363 kişinin konusu ülke gündeminde ilk sıraya oturdu. Ne elektriğe gelen okkalı zam, ne de sorunlara kaplumbağa hızıyla yaklaşan hükümet. Her şeyi unuttuk, sabah akşam 363 kişinin geleceğini tartışıp vicdan muhasebesi yapıyoruz. Hükümet de bu tartışmalara resmen çanak tutuyor. Nasıl tutmasın ki, sanki tek sorunumuz bu 363 kişiymiş gibi. Anlaşılan bu tartışmalar hükümetin de işine geliyor…
KEŞKE HİÇ KONUŞMASAYDI: Başbakan Yorgancıoğlu, elektrik zammı konusunda yaptığı açıklama ile toplumun gazını alacağına daha da tepki topladı. KTÖS Genel Sekreteri Şener Elcil Başbakan’ın, “Zam yapmazsak ülke karanlıkta kalır” söylemiyle “halkı enayi yerine koyduğunu” iddia etti. Sizin anlayacağınız Sayın Başbakan, kaş yapayım derken göz çıkardı. Keşke hiç yorum yapmasaydı…
NE OLACAK ŞİMDİ: Başbakan Erdoğan KOP ile KTFF arasında yapılan anlaşmaya dstek verdi. Spor Bakanı Kılıç ise KTFF’nin özerk yapısından bahsederek kararlarına saygı duyduğunu söyledi. Şimdi KOP ile KTFF arasında imzalanan anlaşmayı “Osmosis” diye niteleyenler ve karşı çıkanlar ne yapacak çok merak ediyorum. Dün dündür deyip Erdoğan’a destek mi verecekler, yoksa dediğim dedik de diretecekler mi?..
ZİRVEDEKİLER
KKTC Telsim: Son dönemde duyduğum en heyecan verici sosyal sorumluluk projesi oldu Telsim’in Kumsal Parkı’nı Yeniden Canlandırma ve Işıklandırma Projesi. Lefkoşa’nın göbeğindeki saklı cennet, on yıldan fazladır giderek tehlike arz eden bir mezbelelik haline dönmüştü. Telsim Genel Müdürü Rasim Karas, bölge halkına yönelik bir anket yapacaklarını ve bu sayede halkın beklentilerini öğreneceklerini de söylemiş. Helal olsun…
DİPTEKİLER
Önlenemeyen Kaçakçılık: Gazimağusa Serbest Bölgesi’nin kaçakçılık için bir üs haline geldiği herkesin dilinde. Geçmişte bu konuda çıkan iddiaları sert dille yalanlayan eski Maliye Bakanı Tatar da nihayet itiraf etmiş… Dünyanın her yerinde serbest bölgeler var. Onlar nasıl denetleniyorsa, öyle bir sistem kurulsun. Bu kadar zor mu? Yoksa işin içine eş-dost-ahbap ilişkisi girince zor mu oluyor? Mağusa’da taşımacılık yapan herhangi birine sorsunlar, isim isim bağlantıları anlatıyor insanlar. Tatar’ın bu itirafı aynı zamanda deniz sınırlarımızın da yeteri kadar korunmadığını gösteriyor ki, bu da endişe verici…
FOTO GÜNDEM
Lefke Belediye çöplüğünde meydana gelen çöp yangını 11 gün sonra söndürüldü.
Çöp yangınının söndürülmesi ile birlikte Lefkeliler dün akşamdan sonra rahat bir oh çekerek temiz hava soluyarak rahat bir gece geçirdiler.
































