Bir Ercan Devlet Havaalanı felaketi yaşıyoruz.
Sahibi belli değil…
Parayı kim kazanıyor belli değil…
Devlet kazıklandı mı, kara mı geçti belli değil…
Kim kime verdi, belli değil…
İlgili şirketin 2013 yılında 45, 2014 yılında 55 milyon TL kar elde ettiği iddiası var. 2015 öngörüsü 65, 2016 öngörüsü ise 75 milyon TL…
Güzel para…
Deli para… Devletin kendi işletemediği alanda, şimdi “yatırımı yapacak kadar” para kazanabiliyor birileri…
Siz de dizinizi dövün, beceriksizliğinize yanın…
Kimin eli kimin cebinde belli değil.
Tabii turizme bakan siyasi de belli değil…
O belli değil, bu belli değil…
Bir de, devlet Ercan’ın neresinde belli değil.
İçine giremiyor.
Bari dışına baksa…
O da yok.
Utanıyoruz.
Biz utanıyoruz da…
Yetkiyi elinde tutanlar utanıyor mu?
Sanmam…
Ülke pislik içinde.
Belediyeler başardığı kadar meskun mahalleri temizliyor.
Ötesi tam bir rezalet.
Ülkenin aynası neresi biliyor musunuz?
Devlet ne iş yapar?
Ercan’da olamayan devlet, Ercan’ın dışında da yok.
Ercan’a indiniz…
Güzel bir hava…
Kumarhane reklamları ile bezeli bir geliş salonu ve çıkış kapısı…
Dışarı çıktınız…
Kumar müşterisi değilseniz, “Nere geldik be ama?” dersiniz kendi kendinize…
Dışarı çıktınız…
Yine bir sürü kumarhanenin yarı çıplak kızları, cicili bicili beyefendileri “müşterisini alıp tüymek” için hazır.
Binadan çıkıştaki karmaşa cabası…
Taksiciler nerede?
Otobüsler nerede?
Kim izinli, kim izinsiz…
Karmaşa, keşmekeş…
Becerip Ercan’dan çıktınız mı?
Rezalet orada başlıyor işte…
Yeşil yok, bir çiçek yok, Denktaş var
“Sözleşmeyi iptal edeceğim” diyerek seçmenden oy isteyen Sayın Serdar Denktaş’ın Ercan Devlet Havaalanı ve civarına yaptığı tek şey merhum babası, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın heykeli…
“Turisti heykel ile karşılayan” ender toplumlardan biri olduk…
Gerisi…
Bildiğiniz “b.k” götürüyor…
Refüj dediğiniz şey var ya…
Ercan ve Yonca kavşak arası…
Rezalet…
Pislik…
İğrenç…
Utanç verici…
Utanana…
Ot kesmekten aciz…
Çim ekmekten aciz…
Çiçek ekmekten aciz…
Ver yahu özel bir şirkete o refüjü…
Bir otele ver…
Eminim bir çok otel “o güzergahı adam etmeye” hazırdır…
İş bilmezlik mi desem?
Umursamazlık mı desem?
Ya da nedir biliyor musunuz?
“Ercan’da büyük büyük işlerle uğraşanlar” kapının önündeki ayıbı görememekte…
Kapısının önünü göremeyenler…
Ülkesel planlar yapacaklar…
Turizmin geleceğini planlayacaklar…
Bu pisliğe gelecek olan turistin da aklına şaşarım ben…
Çok mu kabayım?
Bilmem ama…
Temizleyin de barışalım…
































