Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

İki ekonominin birleşmesi

 

Güney Kıbrıs’ta son yapılan bir anket çalışmasında, Rumların bizimle bir federal çatı altında birleşmesi, geçmişe oranla çok farklı bir şekilde onay almıştır. Bunun en büyük nedeni,  Güney Kıbrıs’ın içine düşmüş olduğu ekonomik krizdir. Güney Kıbrıs’ın içine girdiği ekonomik krizden, çıkış zamanı belli olmamakla birlikte, krizin aşılması için  ise yakın gelecekte herhangi bir senaryo mevcut değildir. 2011 yılında baş gösteren kriz devam etmekte, elli bini aşkın kişi şu an işsiz. Güney ekonomisi şu anda Kuzey ekonomisinin durumuna gelmiş bulunmakta, yani güney artık büyük bir ekonomik aktiviteyi kuzeyle paylaşmak istemez diye bir durum mevcut değildir. Aksine iki aynı  düzeye gelmiş, kamu maliyesi çökmüş, reel ekonomi çalışamaz borç içinde bir ekonominin entegrasyonunda iki taraf içinde kaldıraç etkisi yaratacaktır. Kuzey ile Güney’in birleşmesinde şartlar eski şartlar değil, bakış açıları da eski bakış açıları değil. Her iki tarafta anlamışlardır ki  (özellikle Kıbrıslı Rumlar) her şey ekonomiktir. Her şey  insanların ekonomik geleceğine dayanmaktadır. Aşırı milliyetçiliğin karın doyurmayacağını  herkes anlamıştır. Şu an içinde olduğumuz konjonktür, gerek dünyada  gerekse Kıbrıs’ta geçmiş müzakere sürecindeki  ve de Annan Planı Referandum sürecindeki konjonktürün aynısı değildir. Oldukça büyük farklılıklar vardır. Geçmiş yıllarda herhangi bir anlaşma yapılsa ve iki ekonomi entegre olsa bundan Kıbrıslı Türkler fayda sağlardı. O zaman ki dinamikler değişikti. Şunu belirtmek lazım  Kıbrıslı Türkler açısından durumda fazla bir değişiklik yok. Kuzey’in ekonomik yapısındaki yapısal bozukluklar devam etmektedir. Halen biz Güney’in ekonomisinden daha küçük bir ekonomik yapıya sahibiz. Her ne kadar büyüsek de dolayısıyla bizim ekonomimiz baskın değildir. Önemli olan iki ekonomik entegrasyonun sonucunda Kıbrıs’ın ekonomisinin büyüyeceğini ve bu büyüme sonucunda tüm Kıbrıs’ta yaşayan insanların fayda sağlayacağını bilerek bu süreci iyi senaryo edip yönetmektir. Sonuçta ekonomik entegrasyonda da yine, en fazla fayda sağlayacak olan taraf Kıbrıs Türk tarafı olacaktır. Bu pazarlığı ve içine girdiğimiz çözüm müzakere sürecini iyi yönetmemiz gerekiyor.