Geçen gün Havadis Gazetesi’nin dikkat çektiği Ercan Havaalanı’na gidiş ve dönüş yolundaki kirlilik, bakımsızlık ve tepki çeken görüntüler, ilgili makamların ihmalkârlığı ve görevin savsaklanmasının bir sonucudur. Bu manzaradan, yabancılara ve ülkemize gelen yolculara, vatandaşlar mahcup olmakta iken, görevlilerin kılını kıpırdatmaması izah edilir gibi değildir. Son birkaç ay içinde Türkiye’ye bizim de bir iki defa gidiş ve dönüşümüzde ve yolcu almak için geçtiğimizde gördüğümüz manzaraların aynı şekilde değişmeden durması ve gittikçe daha kötüleşmesi karşısında insan hayretler içinde kalıyor. Sonra biz temizliğimizi sadece yabancılar için de değil, bu vatanda yaşayan vatandaşların medeni bir insan gibi yaşamaları hakkı vardır.
Bir defa, ana yollar esas itibarıyla Karayolları Dairesi ile ilgili bakanlık olarak Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’nın sorumluluğundadır. Yolların inşası, bakım ve onarımı ve yolların sorunlarından sorumlu esas bu makamlardır. Tabii ki başka makamları ilgilendiren veya yardım gerektiren hallerde de görevini yapmayanlara karşı inisiyatifi alması gereken ve koordinasyon görevi de Karayolları birimlerinindir.
Ancak her vesile ile ana yollardaki kazı ve açılan çukurlarla ilgili de, kazılan ve bırakılan, hatta çoğu zaman işaret bile konmayan ve bazen kırmızı naylon şerit konarak dolayısıyla halka tehlike saçtığı cihetle yapılan şikâyetler sonucu görüşleri sorulan Karayolları Dairesi’nden basına verilen cevaplarda genellikle, esas olan bu sorumluluklarından, dikkatlerin başka taraflara çekilmesini tercih ettikleri görülmektedir. Daha önce de bazı beyanatlar bu mealde idi. Nitekim burada da Değirmenlik belediyesinin sorumlu olduğu iddia edilerek, yol güvenliği açısından bile koruyucu iş birliğinin o güne yani perşembeye kadar yerine getirilmediği, tabela gelirlerini belediyenin aldığının öne sürülmesi de bir örnektir.
Ana yollar ve özellikle de şehirlerarası ve yerleşim yerleri arasındaki ana yollar, sınır itibariyle belediyelerin sınırlarında olsa bile, belediyelerin değil Karayollarının sorumluluğundadır. Ancak bu sorunları çözme konusunda ilgili belediyelerle iş birliği içinde olunması da normal bir düşüncedir. Nitekim ilgili belediye bu konuda, trafik güvenliğinde Karayollarının yardımcı olunması halinde, temizliği yapacağını basına da ifade etmektedir. Bu safhada koordinasyon görevi, gerek bu olayda gerekse yol güvenliğini ilgilendiren her vak’ada Karayollarınındır. Olmazsa devreye ilgili bakanlığın girmesi gerekmektedir. Daire sorumlusunun, başlangıçta “Yolların temizliği için ne iş güçlerinin olduğunu ne de zamanları olduğunun” ifadesi hayret verici bir açıklamadır. Neyse ki cuma günü yapılan açıklamalarda pazartesi bu sorunun çözüleceği duyurulmuştur.! Temizlik konuları dahi basın aracılığıyla ve kamuoyu baskısı ile yapılırsa görev anlayışı sorgulanmalıdır.
Şunu dikkatlere getirmek gerekir ki diğer şehirlerarası yolların refüj ve banketleri de aynı durumdadır. Bir Girne yolu ki her turistin geçtiği bir yoldur, bir Mağusa yolu ki ana damar yollardan biridir, hali ve vaziyeti, (Ercan yolunun özelliği ilk ve son intiba olmakla beraber,) Ercan’dan farklı değildir. Ercan yolunu geçtikten sonra tekrar mezbeleliğe girilmesi de normal değildir. Yollar ve çevre düzeni ülkemizin aynasıdır. Bu konularla ilgili bunca bakanlıklar, Çevre, Turizm de dahil bunca işçi ve personelle gerektiğinde, rutin olan bu işlerin işbirliği içinde ve iş satın alımı takviyesi ile sağlanamazsa, devlet görevi yerine getirilmiyorsa, o zaman bu makamların nedeni ve kuruluş amacı nedir?
Tüm ana yolların gerek tamir, bakım-onarım durumu, gerekse kirliliği herkesin tenkit ettiği dikkat çekici bir durumdur. Ayrıca yıllardan beri yerleşim yerleri arası ana Yolların yenilenmemesi, bakım ve onarımlarının yapılmaması, meyillerin bozulması, banketlerin tehlikeli duruma düşmesi, yol güvenliği açısından çok tehlikeli ve en geri ülkeler seviyesine düşmüştür. Yollar bazı yerlerde peksemet gibi dağılmıştır. Hal böyle iken bir temizlik konusunun bile koordine edilmemesi yazıktır. Çevre Dairesi ve Turizm Dairelerine de görev düşmektedir. İlgili makamlar birbirleri ile koordine edebilecek ve bu tür rutin ve basit faaliyetleri yürütemeyecek pozisyonda iseler düşünmelidirler. Görevlerini ifa etmede vatandaşı mağdur etmemek yükümlülüğünü taşımalıdırlar. Hükümet ve Meclis üyelerinin tümü bu yollarda sürekli seyretmektedirler. Bir şekilde gerek hükümette icraatların koordine edilmesinde, Meclis’te de gözle görülen elle tutulan ve genel kamuoyunu rahatsız eden konularda, denetim rollerini etkinleştirmelidirler. Buna ihtiyaç vardır.
2- Siyasi gelişmeler; Perşembe günü Kıbrıs’taki Türk ve Rum Cumhurbaşkanları-liderler seviyesinde yapılan müzakereler sonucunda, halkın normal yaşamındaki kolaylıkların getirilmesi konusunda alınan bazı yeni kararlar, halk arasında olumlu tepkiler almıştır. İki tarafın bu mutabakatlarda, 1- Beklenmekte olan sınır kapılarının önce 2’sinin açılması, Lefke-Aplıç ve Mağusa-Derinya Kapısı. Her bölgede gerek dolaşım kolaylığı gerekse alış veriş konusunda bölge halkı tarafından beklenti içinde ve ferahlık yaratacağı tahminleri vardı. Mesafelerin kısaltılması insanların yaşamında olumlu bir önlemdir. 2-Türk ve Rum elektrik sistemleri arasında enterkonnekte olma çalışmalarının başlatılması, ki bu da bu gün dünya ülkeleri arasında gittikçe artan ve enerji eksikliklerinin karşılıklı sağlanması gibi karşılıklı ihtiyaçların karşılanması ve işbirliği açısından yararlı bir adım olmuştur. 3-Aynı şekilde GSM sistemlerinde ortak mobil ağının kurulması seyahat serbestisi olan her iki tarafta dolaşan veya ikamet eden insanların doğal ihtiyaçları olan haberleşmelerinin sağlanması büyük kolaylık olacaktır. Bu konular yıllardan beri özellikle sınır kapılarının açılmasından bu yana ihtiyaç olarak talep edilen bir konu idi. 4- Radyo frekanslarının çalışması konusundaki sorunların aşılması için çalışma yapılması, 5- Cinsiyet eşitliği komitesi kurulması ve kadınların da bu sürece katılması,
Cumhurbaşkanı Akıncı’nın yukarıdaki açıklamalarına ilaveten, teknik konulardaki ortaya konan siyasi irade ve istekten sonra, şimdi ilgili konulardaki teknik komitelerin çalışmalara başlayacakları ve bu konuların nasıl ve ne şekilde çözüleceğinin daha sonra açıklanacağı, öngörülmektedir.
Öte yandan daha önceki alınan karar çerçevesinde Kültür Komitesi kurulmuş, kayıp şahıslar konusunda her iki tarafta da yerleri bilenler varsa insani bir vazife olarak adları gizli kalmak kaydıyla halka duyuru yapılması kararlaştırılmıştır.
Bu önlemlerin yürürlüğe konması sosyal hayatın geliştirilmesi ve siyasi yakınlaşmanın sağlanmasına önemli katkı sağlayacaktır.
































