Köşe Yazarları

ENFLASYON VE HAYAT PAHALILIĞI PARADOKSU






Fiyatlar genel düzeyinin etkili bir şekilde devamlı yükselmesi nedeniyle paranın sürekli olarak değer kaybetmesi ve satın alma gücünün düşmesi sonucu yani enflasyondan dolayı hayat pahalılığı etkileniyor. Fakat bu enflasyonla hayat pahalılığı aynı anlama gelir demek değildir. Enflasyon bir sepet içindeki mal ve hizmetlerin çoğunun fiyatlarının artması demektir. Fakat eğer somut olarak bir malın fiyatı artıyorsa yani örneğin ‘gece don olayı oldu birçok domates harap oldu. Ertesi gün domatesin fiyatı yükseldi.’ Bu bir fiyat artışıdır. Enflasyon değildir.

Enflasyonun düşük olduğu dönemlerde de insanlar hayat pahalılığından şikayet edebiliyorlar.

Aslında hayat pahalılığı şudur; yaşayabilme fiyatı yani belli bir zaman aralığında bir insanın yaşayabilmesi için gerekli olan parasal değer.

Enflasyon hesaplanırken baz etkisinin rolü büyük yani önceki yılın aynı ayına denk gelen veri hesaptan çıkartılır böyle olunca da enflasyon oranı veri kadar düşük olur.

Öncelikle şunu belirtmekte fayda var, enflasyon oranı düşse bile bu fiyatların düştüğü anlamına gelmemektedir. Enflasyon düşüşünden kasıt fiyatların artış hızının yavaşlamasıdır. Ama fiyatlar artmaya devam ediyor.  Ancak daha önce açıklanan veriye göre bu artış yavaşlamış olarak devam ediyor. Yani enflasyonun düşmüş olmasına rağmen hayat pahalılığı artmaya devam ediyor. Yıllık enflasyonun gerilemiş olmasına rağmen fiyatların hala geçen yıla göre artması  söz konusu.  Kişisel gelirler fiyat artışlarına paralel artmaması. Hayatın daha pahalı olmasını sağlıyor. Gelirler artmıyor fakat mal ve hizmetlerinin satıl alınmasında daha yüksek bedel ödeyebiliyoruz.

TÜFE Enflasyonunun hesaplanmasında tüketicinin. Örneğin tüp gazın fiyatı 5 lira ise sepete yansıyan 3 lira oluyor çünkü fiyatlar güncel olarak sepete yansımıyor. Halkta bu verilere inanmıyor. İşte bundan dolayı ki özellikle bizim ülkemizde açıklanan gayri ciddi enflasyon verileri ile fiilen yaşanan hayat pahalılığı arasında büyük farklar mevcuttur. Enflasyon sepeti güncel olmadığı için enflasyon ile hayat pahalılığı arasındaki fark daha da büyük boyutlarda olabiliyor. (En son enflasyon sepeti 2015’te güncellendi.)

Esas hesaplanması ve dikkate alınması gereken veri hayat pahalılığı ve satın alma paritesinden çıkacak olan veridir. Esas ölçülmesi gereken gösterge budur. Aksi taktirde enflasyon göstergesi ile harekette geri kalmışlıktan kurtulmamız mümkün olmadığı gibi kendimizi de kandırmaktan başka bir ise maalesef yaramıyor. Enflasyona bağlı fiyat artış hızı yavaşlamış olsa bile hayat pahalılığı artmaya devam edebiliyor. Buda fakirleşmenin diğer bir açıklaması maalesef.

Şimdi bir yanlışı ortaya koyarak yazımı sonlandırmak istiyorum. Ölçülen enflasyon ile hayat pahalılığı aynı değildir. Dolayısıyla bizim statistik kurumunun yapmış olduğu enflasyon/ hayat pahalılığı rakamı açıklaması doğru bir açıklama olmayıp, bu yanlışlıktan veya yanlış açıklamalardan derhal vazgeçilmeli.

Hükümetlerinde genel fiyatlar düzeyini ve hayatı pahalılığını veya ucuzluğunu açıklarken enflasyon verisinin kullanılması ve enflasyon verisiyle Ayşe Teyze’nin satın aldığı mal ve hizmetlerin değerinin açıklanmasından derhal vazgeçilmelidir.







Başa dön tuşu