Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Ekonomi

Emre Değirmencioğlu’ndan günlük ekonomi yorumu

emre-degirmenciogluGeride bıraktığımız hafta 102 seviyesinin üzerine yükselerek son 13,5 yılın zirvesini test eden dolar endeksi haftaya değer kaybı ile başlıyor

 

Dolar endeksinde ve ABD tahvil faizlerinde görülen geri çekilme küresel risk iştahını artırıyor

 

Türk Lirası’nın uzun süredir alışık olmadığımız üzere haftaya değer kazancı ile başladığını görüyoruz

 

USD/TL kurunda aşağıda TCMB kararı ardından test edilen 3,3730 seviyesini takip edeceğiz. 3,44 seviyesinin üzerinde ise yukarı yönlü istek devam edecektir

 

  Piyasa Özeti ve Yorumu

 

Kasım ayının son hafta başına, küresel mali piyasaların iyimser bir havada başladığını görüyoruz. Trump’ın ABD Başkanı seçilmesine paralel, ABD cephesinde tıpkı Regan döneminde olduğu üzere büyüme odaklı politikaların yaratacağı enflasyon beklentisi ardından (Trumpflasyon) doların neredeyse son 3 haftalık zaman diliminde sert bir değer kazancı içinde olduğunu paylaşmıştık. Kendisinden sonra 6 para birimine göre değeri ölçülen dolar endeksi, geride bıraktığımız hafta 102 seviyesinin üzerine yükselerek son 13,5 yılın zirvesine yükselirken, ABD 10 yıl vadeli faiz oranları da % 2,40 seviyesini aşarak neredeyse son 1,5 yılın zirvesini test etti.   Her ne kadar ABD’de kıpırdanmaya başlayan enflasyona paralel FED’den Aralık ayında 25 baz puan faiz artırımına kesin gözüyle bakılsa da, gelecek enflasyonun fiyatlanmaya başlanmasına paralel, FED’in 2017 yılına ait faiz artırım beklentisi merak konusu oldu. FED’in 13-14 Aralık tarihinde sonuçlanacak olağan FOMC toplantısı ardından 2017 projeksiyonlarını da daha iyi anlamış olacağız. Piyasa beklentisine bakılırsa, FED’in 2017 yılında sadece 2 kez faiz artırımına gitmesi bekleniyor. Hatırlanacağı üzere, 2016 yılı için 4 kez faiz artırımı planlayan ancak gelinen noktada sadece Aralık ayında 1 kere faiz artıracak FED’in kredibilitesini sorgulatmamak adına daha temkinli bir duruş izleyeceğini düşünüyoruz. Öte yandan, Trump’un seçim vaadlerini nereye kadar gerçekleştireceği de henüz kesin değil. Bu bağlamda, her ayın ilk Cuması olduğu üzere bu hafta ABD’de açıklanacak tarım dışı istihdam verisi elle tutulur ve ekonominin gidişatı hakkında bizlere daha sıcak bilgiler vereceğinden yakından takip edilecektir. Güçlü bir istihdam artışı, FED’in 2017 için elini kuvvetlendirebilir ki böyle bir gerçekleşme Türk Mali piyasaları için olumlu olmayacaktır.

 

Geride bıraktığımız hafta, Türk mali piyasaları açısında Perşembe günü maalesef tarihe geçen bir gün oldu. TCMB’nin piyasa beklentisinin ötesinde atmış olduğu adıma rağmen, TL günü rekor yükselişle tamamladı. PPK kararı öncesinde 3,41’li seviyelerde işlem gören USD/TL kuru, PPK kararı ardından 3,37 seviyesinin dibine kadar gevşese de, Avrupa Parlamentosu’nun aynı anda sonuçlanan tavsiye niteliğinde olan ve bağlayıcı olmayan Türkiye ile müzakerelerin durdurulması yönünde karar, TL’yi dakikalar içinde 3,48 seviyelerine kadar itmişti. Genel görünüm açısından, Türk mali piyasaları maalesef negatif bir görünüm arz ediyor. Nedenlerini pek çok kez bu satırlar aracılığı ile paylaştık. Amacımız okuyucularımızı elbette sıkmak değil. Nedeni ne olursa olsun, gelinen noktada, TL’nin negatif ayrışması ve USD/TL kurunun rekor seviyelerde dolaşması önümüzdeki senenin enflasyonu açısından pek de sağlıklı bir duruma işaret etmiyor. Kurun rekorlar kırdığı bir ortamda, ithal mallarının yaratacağı kur geçişkenliği enflasyon üzerinde belirgin anlamda yükselişe (yeniden çift hanelere) sebebiyet verebilir ki böyle bir gerçekleşme, ana görevi fiyat istikrarını savunmak olan TCMB’nin daha agresif bir faiz artışına itebilir. Aksi takdirde, TL’nin şu anda getirisinin beklenen enflasyon ile negatif reel getiriye geçmesi, TL ve TL cinsi varlıklardan çıkarak dövize rağbeti daha da artırabilir.

 

Sabah saatlerinde, yukarda da belirttiğimiz üzere iyimser bir hava var. Ancak, OPEC toplantısına 2 gün kala, kulislerden gelen çatlak sesler arz kısıntısına gitmenin çok da kolay olmadığına işaret ediyor. Petrolün anlaşma çıkmayacağı beklentisi ile haftaya düşüşle başlaması, ister istemez petrol kaynaklı 2017 enflasyonunu da aşağıya çekecebileceğinden, doların da değer kaybına neden olmuş. İlk parakrafta belirttiğim üzere, geçen hafta son 13,5 senenin zirvesinde salınan dolar endeksi, güne geri çekilme ile başlaması ardından gelişmekte olan ülke para birimlerinin hemen hemen hepsinde değer kazancı görülüyor. ABD Doları’nda değer kaybını paralel gün içerisinde gelişmekte olan ülke para birimleri ve borsalarında alım isteği daha da artabilir. Özellikle, son dönemlerde ciddi anlamda spekülatif atak ile karşı karşıya kalan USD/TL kurunda iyimserlik biraz daha fazla hissedilebilir. Genel hava bugün için olumlu olsa da, temkinli ve tedbirli duruşun topyekün elden bırakılmaması gerektiği kaanatindeyim.

İktisatbank’ın sunduğu avantajlı döviz kurlarını piyasa ile eş zamanlı ve 24 saat kesintisiz takip etmek için lütfen tıklayınız.

https://www.iktisatbank.com/doviz-kurlari