Televizyonda Girne Belediye Başkanı Nidai Güngördü’yi dinliyorum.
Girne’nin getirildiği durumdan en çok şikayetçi olan belediye Girne…
Alt yapısı zaten mevcut nüfusa yetmezken, şimdi ikiye katlanıyor.
Güngördü, belediyenin en ciddi gelirlerini oluşturan emlak vergilerinin çağdışı kaldığından söz ediyor.
Normal olan, eğer bir kentte kalkınma, gelişme (ki bizimkine kalkınma denemez, çarpık bir yapılaşma denir ya, geçelim) olmuşsa, o kentin alt yapısının da buna paralel olarak geliştirilmesi gerekir. Bunu da sağlayacak olan, o yatırımların kendisidir.
Yani, eğer büyük büyük paralar dönüyor, kent de allak bullak ediliyorsa, bunun bedeli yapan ödeyecektir.
Eskisi gibi standard evler, standard apartmanlar değil bunlar. Ultra lüks…
İki arsalık yere, sırasında 20-30 daire doldurulmakta. Kısaca durum değişmiş.
O halde, mevcut yasa da günün koşullarına göre yeniden yapılandırılacak, belediye de açığını kapatacak. Diğer yandan, vergilendirmede yapılacak küçük bir değişiklik bile, belediyelerin mali sorunları açısından nefes almalarını sağlayabilir.
En basit ve net yolu Taşınmaz Mal Vergileri’ne dokunmak.
Şu anda belediyeler sadece hizmet yetiştirmeye çalışıyor ve dönen paraları seyrediyor. Ama bu dönen paralardan hak ettiğini alamıyor.
Dünyada bilimsel bir gerçek var, “Vergi gelirleri ve ekonomik büyüme ilişkisi”… Kalkınma ile vergilendirme arasında dinamik bir ilişki olması gerekiyor. Hatta çoğu ülkede, kentlerin içindeki inşaat çılgınlığını caydırmak amacıyla, taşınmaz mal vergileri bilinçli olarak arttırılıyor. Tabii tüm bunlar planlarla oluyor. Kalkınma planları, imar planları v.s. Bizde de, maalesef böyle bir çılgınlık var. Kentlerin göbeğinde, nerede duracağı bilinmeyen, nereye götüreceği hesaplanmayan, hatta talep fazlası olduğu söylenen bir yapılaşma var.
Şimdi yap-satçılar, konut spekülatörleri, emlakçılar buna kızacak. E, ama biz de onların kentleri tarumar etmelerine kızıyoruz. Üstelik neye göre olduğu bile belli olmayan fiyat artışları yaptıklarına göre, bir kaç yüz liralık fazla vergi yüzbinlerce sterlinlik binaları alanları, satanları etkilemez.
Miktarı belediyeler belirliyor aslında. Ama kriterleri devlet. Taşınmaz Mal Vergilerinin malın türüne göre değil, tüm dünyada olduğu gibi, rayiç bedele göre yeniden düzenlenmesi şart.
Sorunu çözecek olan, bir gazeteci olarak ben değilim. Nidai Güngördü’nün olduğu gibi, diğer belediyelerin de mutlaka bu konuda öneriler vardır.
Sürekli devlet katkısından bahsedileceğine, belediyelerin gelirlerini arttıracak böyle bir çalışmaya öncelik verilemez mi..?
TEŞEKKÜRLER:
Dün Afrin harekatında şehit düşen binbaşı Mithat Dunca’nın vasiyetiyle ilgili yazdığım yazı sonrası onlarca telefon aldım. İlk telefon sabah Travelplan turizm şirketinden geldi. Binbaşının ailesini en iyi şekilde ağırlamak için hazır olduklarını söylediler. Ardından birçok tanıdık, tanımadık onlarca vatandaş aradı. Dunca ailesini ağırlamaktan gurur duyacaklarını bildirdiler.
Ama bu görev aslında hükümete düşerdi ve o da gereğini yapmakta gecikmedi. Binbaşının vasiyetini yerine getirmek için gereken direktifler verildi. Hükümet adına Turizm Bakanı Fikri Ataoğlu, “Arkadaşlara talimat verildi; şehidimizin ailesi bizler tarafından Kıbrıs’ta ağırlanacaktır” dedi…
Doğru olan da buydu. Yine de haberi okuyup arayanlara, bu konuda desteklerini esirgemeyen herkese çok çok teşekkür ederim… İnanın ülkem adına çok duygulandım.
YERİN KULAĞI VAR
HİBELERDE DE Mi PARTİZANLIK?:
TC Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Ofisi, eski adıyla Yardım Heyeti bir mesaj yayınladı. 2017 yılında, Mali Destek Programı kapsamında, Rekabet Gücünün Artırılması, Tarım ve Kırsal Kalkınma, Turizm Potansiyelinin Geliştirilmesi için 63 projeye 12 milyon TL hibe verilmiş. Hibe, yani karşılıksız. Ciddi bir destek. Fakat sosyal medyadaki mesajın altında ilginç yorumlar gördüm. Vatandaşlar, hep aynı kişilere ve zaten büyük olan yatırımcılara verildiğinden şikayet ediyor. Bunu belirleyen de KKTC makamları. Bunca para, plana programa göre değil, adama göre mi dağıtılmış? Yeni hükümet bu işe de bir bakacak mı..?
BAKAN ŞAHALİ TÜRKİYE’YE GİTMEDEN ÖNCE…:
Tarım Bakanı Erkut Şahali, önümüzdeki ay Türkiye ile su konusunda bir kez daha masaya oturacaklarını söyledi. Diğer taraftan, geçen 20 ay içinde, Türkiye ile imzalanan su protokoluna aykırı olarak 500 kuyu izni verildiği ortaya çıktı. Sayın Şahali, masaya oturmadan önce, bence bu izinleri gözden geçirmeli ve iptal etmeli ki, geçen hükümetin partizanlığı kabahat olarak karşısına çıkarılmasın…
GÜNDEM YEREL SEÇİMLER
Yerel seçimlerde UBP “mevcut başkanlarla devam” kararı alsa da, özellikle Girne Belediye Başkanlığı için, el altından faaliyetlerini sürdürenler olduğu haberleri geliyor. Geçen seçimlerde UBP’nin de desteği ile seçimleri kazanan Nidai Güngördü için henüz vakit erken. Eskiden Girne Kaymakamı olan ve UBP tabanından destek gören bir isim, başkan adaylığından henüz vazgeçmiş değil. CTP saflarında ise bir önceki Başkan Sümer Aygın’ın da adaylık için çalışmalar başladığı ve gerekirse bağımsız aday olarak seçimlere gireceği iddia ediliyor…
SÜRPRİZ OLMADI:
Sanırım yaklaşık bir ay önce DAÜ öğretim görevlisi Ulaş Gökçe’nin Mağusa Belediye başkanlığı için aday olabileceğini yazmıştım. Sonunda bağımsız aday olarak seçimlere gireceğini resmen açıkladı. Gökçe Mağusa için bir şans mı, bence evet. Kazanma şansı var mı, eğer bazı partiler aday çıkarmaz ve ona destek verirse neden olmasın. Ancak Mağusa’da özellikle CTP’de eski başkan Oktay Kayalp’ın da adaylık için nabız yokladığını biliyoruz…
8 YILDIR AKLINIZ NEREDEYDİ?:
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Zeki Çeler’in “haklarında 47 ayrı dosya var” dediği eski Bakan Şerife Ünverdi, “yasal olmayan hiçbir işe imza atmadım, yasa dışı hiçbir uygulamada bulunmadım. Verilemeyecek hiçbir hesabım yok” diyerek kendini savundu. Ünverdi ve son seçimlerde UBP’den milletvekili seçilen Aytaç Çaluda,“ön izin alınmaksızın, çalışma izni çıkarmakla” suçlanıyorlar. Ortada bir suç var mı, yok mu onun kararını biz değil, mahkemeler verecek ancak, bu dosyaları açmak için ille de iktidar olmak gerekmezdi. 8 yıldır aklınız neredeydi…
DÜNYADA BENZERİ YOK:
Bizdeki trafik akışından bahsediyorum. Ne yeni yol yapsan, ne de özel şerit, herkes kafasına göre takılmaya bayılıyor. Tonlarca ağırlıktaki kamyonlar arabalarla yarışıyor. Bütün pislik ve artıklarını yola saçıyorlar. Erol Uysal’ın dağyolunda çektiği fotografları gördünüz sanıyorum. Bu görüntüler bizim trafikte adam olmayacağımızın resmidir. Polis denetlesin eminim yarıdan fazlasının trafiğe çıkması yasak. Bunlar öyle bir ceza keseceksiniz ki, bırakın kamyon sürmeyi, trafiğe çıkmaktan bile vazgeçecekler…
ZİRVEDEKİLER
İşte Bu: Bütçenin kabulünün ardından, milletvekilleri, bütçenin mimarlarından ve yakında emekliye ayrılacak olan değerli bürokrat Maliye Bakanlığı Müsteşarı Ahmet Havutçu’ya alkışlarla teşekkür etti. Sosyal medyadan paylaşılan bu görüntüler, aslında yıllardır Meclis çatısı altında görmeye alışık olmadığımız türdendi. Farklı hükümetlerle çalışan Ahmet Havutçu’ya yapılan bu duygusal ve anlamlı veda, yıllardır özlediğimiz bir sahneyi gösterdi bize…
DİPTEKİLER
İskele Belediyesi: Yeniiskele’de, sahilden olanca kumu toplayıp götüren inşaat şirketinin verdiği tahribatı görmüşsünüzdür. Tonlarca kum çekildiği yetmezmiş gibi, kum zambakları da tarumar edildi. Şirketin, “İskele Belediyesi’nin haberi var” dediği iddia ediliyordu. Belediye de her nedense, olay basına düşünce harekete geçti ve cezayı kesti. O da komik bir ceza 500 lira… Önemli olan, vatandaşın gördüğünü, fotoğrafladığını, İskele Belediyesi nasıl görmemişti? İkincisi, eğer gerçekten belediyenin bilgisi dışında yapıldıysa, bu nasıl bir cesaretti?
Foto Gündem

































