KKTC Emekli Polisler Derneği Başkanı Nurettin Çırakoğlu ve Yönetim Kurulu’nun dernek üyelerinin görüşlerini almadan yaptığı açıklama Emekli Polislerde büyük huzursuzluk yarattı. Çırakoğlu’nun yarın Cenevre’de başlayacak görüşmeleri, KKTC’yi ve Federasyonu içeren kişisel açıklaması birçok üye tarafından tepki topladı.
Havadis Haber Merkezine ulaşan bir üye başkanın istifasını beklediklerini, etmemesi halinde imza toplanarak gerekenin yapılacağı belirtti. Üye, derneğin siyasi olarak kurulmadığını, emekli polislerin haklarının korunması amacıyla kurulduğunu sözlerine ekledi.
KKTC Emekli Polisler Derneği Başkanı Nurettin Çırakoğlu’nun yaptığı açıklama:
Dernek Genel Başkanı Nurettin Çırakoğlu imzasıyla yayınlanan açıklamada şunlara yer verildi:
“27-29 Nisan tarihinde Cenevre’de yapılacak gayriresmî 5+BM konferansında, Kıbrıs’ta kalıcı ve yaşayabilir bir çözüm geçmişin yanlışlarını tekrar ederek bulunamaz. Geçmişte Federal bir ortaklık 1960 yılında kurulmuş ancak yaşamamış, Kıbrıslı Rumlar bunu içlerine sindirmedikleri için o ortaklığı yıkmak için ellerinden geleni yapmışlardır.
Kıbrıs Rum tarafı, devleti ve zenginliği Kıbrıs Türk halkıyla paylaşmaya hazır olmadığı ve dünya tarafından devlet muamelesi gördüğü için aradan geçen 50 yıldan uzun süre bizi müzakere masasına hapsetmiştir. Bu Adada yıllardır iki ayrı devlet vardır. Kıbrıs Rum halkının bir devlet sahibi olmaya hakkı ne kadar varsa Kıbrıs Türk halkının da en az o kadar hakkı vardır. Kendi geleceğimizi tayin etme hakkımızı kullanarak 15 Kasım 1983 yılında ilan KKTC, Kıbrıs adasında bulunacak herhangi bir çözümün, yapılacak bir anlaşmanın en önemli yapı taşıdır.
Bugün Kıbrıs’ta fiilen iki ayrı devlet vardır. Kıbrıs’ta bulunacak bir çözüm bu gerçek üzerine kurulmak zorundadır. Gerçekçi çözüm Adanın gerçekleri üzerine bina edilecek olan yani iki ayrı devletin varlığını içerecek olan bir çözümdür.
Bu itibarla, bizler, iki ayrı devletin ve her iki halkın da yararına olacak konularda iş birliği yapacağı bir uzlaşmadan yanayız. Tek egemenlik ve tek devlet söylemleri bu adanın gerçekleriyle uyumlu değildir ve Kıbrıs’ta huzuru tehlikeye atar. Kendi kendimizi yöneteceğimiz devletimizin bir çözümden sonra da var olması ve dünya tarafından da kabul görmesi ve Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğü en önemli olmasa olmazımızdır.
Cenevre’deki görüşmelere katılacak olan başta Sayın Cumhurbaşkanı Ersin Tatar olmak üzere tüm katılımcılara başarılar dileriz.”
































