Köşe Yazarları

EKONOMİ VE VATANDAŞLIK…







CTP’nin Seçim Bildirgesi, temelinde adalet olan, ekonomik olarak kendi ayakları üzerinde duran bir yapı ve dünyayla entegrasyon… Asıl hedef ise, iki toplumlu, iki bölgeli federasyon…




TDP de geçtiğimiz günlerde Bildirisini yayınladı. Sloganı, “Paylaşım, adalet, sosyal devlet”…



Seçim startı verilmiş, propaganda dönemi başlamış, günler geçmiş, iktidar partilerinin hala  bildirgeleri ortada yok…

Merak ettiğimden değil ha… Yazılanların onda birinin bile yapılmayacağını bilirim.

Ama bu kadar kötü bir dönemde bu krizden çıkış için acil planları olacak mı onu görmek istedim.

Anlaşılan, UBP’de de DP’de de bu konuda sıkıntı var…

İktidar partilerinin ne söyleyeceğinin benim için önemi de yok aslında. Dünyaya bakışlarını biliyoruz.

Ülkenin ekonomik ve siyasal açıdan kendi kararını veren, kendi ayakları üstünde duran; halkın refahı bir kenara bıraktım en azından sıkıntılarına öncelik veren bir zihniyette olmadıklarını defalarca gördük.

Hele de bu günlerde yaşadıklarımızdan sonra, şimdi o bildirgelere ne kadar süslü laflar yazarlarsa yazsınlar, aynı köhne yolda, aynı çaresizlik havalarında devam edeceklerini, karar alamayacaklarını, cesur olmayacaklarını kanıtladılar.

Seçimin işaretleri göründüğü günden buyana iki şey hakkında yazdım ve partilerin bu konuda ne söyleyeceklerini merak ettiğimi söyledim.

Birincisi ekonomi, ikincisi yurttaşlık konusu…

Türkiye’den beklenen kaynak akışı durduğundan beri, acil taze paraya duyulan ihtiyaç günden güne büyüdü.

Bir de üstüne döviz krizi geldikten sonra, hiç beklemeden, hatta yasa gücünde kararnamelerle radikal çözümler bulmak gerekti.

Ama hem Ersan Saner hem de Sucuoğlu, ülkenin radikal çözüm ihtiyacı olduğuna bile inanmadılar…

Baktım CTP ve TDP bildirgelerinde vergi düzenlemeleri gayet detaylı. Hani sağ iktidarların ellerinin varmadığı düzenlemeler. Onlar tam tersine biçare alt gelir gruplarının üç beş kuruşluk muafiyetlerine saldırdılar.

Kayıt dışılıkla mücadele de öyle… İçinde UBP’nin olduğu son 3 yıllık dönemde, kayıt dışı ekonomi doğrudan sistem haline geldi. Bu sistemin aktörleri alabildiğine rahatladı. Ne arayan oldu ne soran. Yasa dışı birçok iş hem denetim hem de yasal düzenlemelerin eksikliğinden legal muamele görür oldu…

Sonra; CTP ve TDP her ikisi de kumar masalarına özellikle yer vermişler. CTP “Şans oyunlarından yasalar uyarınca vergi alınması için gerekli teknolojik alt yapının kurulması” diyor… TDP ise daha detaylı bir söyleme yer vermiş; “Casinoların oynattıkları oyundan elde ettikleri gelir üzerinden vergi vermesi için gerekli bilişim alt yapısının kurulması…”. Ve aynı sektöre ilişkin kayıt dışılığı bitirecek, vergilendirecek başka düzenlemeler… Al sana sıcak para.

İkinci konu vatandaşlık… CTP uzun vadeli ekonomik, sosyal ve kültürel planlara uygun Vatandaşlık Yasası diyor. TDP ise, vatandaşlık konusunu siyasilerin inisiyatifinden çıkartacağını söylüyor. Herkese vatandaşlık vermek yerine, sorunları beyaz kimlikle çözmeyi öngörüyor.

Bu ikisini çözmeyi kafasına koyan partilerin, diğer sorunlara da adalet, eşitlik, bağımsızlık, özgür irade ve fırsat eşitliği temelinde çözümler getireceği açık olduğundan kuşkuya yer yok. Sadece şu üstteki iki konudaki vizyon ve cesaret, diğerlerini yapmaya yeter.

Dün yine UBP Genel Başkanı’nın bir açıklaması yer aldı. Hani “ne yaptığınız ortada” deniyor ya; sözde yanıt vermiş…

“Yapamayacaksınız dedikleri her şeyi yaptık. Bugün Ankara’dan da davet aldık ve önümüzdeki günlerde gideceğiz. Daha ne yapalım. Bundan sonra ne diyecekler bilemiyorum”…

Bu cevaba fit olan varsa, gitsin oyunu versin. Daha ne desin ki, söylemiş işte, yapacak başka bir şeyi yok.

 

YERİN KULAĞI VAR

ANKARA’YA GİDİYOR DAHA NE:

Başbakan seçim öncesinde Ankara’ya gidebilmesini seçilmek için tek kriter olarak görüyor olabilir de Seçim ve Halkoylaması Yasası’nın yasaklarına girmiyor mu bu ziyaret? Devlet parasıyla seyahat yapılamaz, yanında memur gezdiremez, karşılama, uğurlama ve tören yapılamaz… Bence Yasa’ya bakmış olmalı, orada “yurt içi” diye bir ifade var. Zamanında o Yasa’yı yapanlar, Türkiye temaslarının iç politika ile bu kadar ilgili olabileceğini düşünememişler…

 

FEDERASYON DEĞİL, BAŞKA ŞEYLER:

Kıbrıs dış politikasının yeni bir anlayışla devam edeceğini ve Kıbrıs sorununda yeni bir süreç başlamasının sürpriz olmayacağını söyleyen UBP Genel Sekreteri Hasipoğlu, “Federasyonu değil, başka bir şeyler görüşeceğiz” demiş. Başka şeylerin ne olduğunu da söyleseydi keşke. Ne konuşacak ben bilemem ama, benim korkum, ne konuşacaklarını da bilmedikleridir.

 

GUTERRES’İ DİNLEYEN VAR MI Kİ:

BM Genel Sekreteri umutsuz ve endişeli. Tarafların uzlaşmaz duruşlarının sabitlendiğini, bunun da çözüm çabalarını zorlaştırdığını söylüyor. İki toplumlu komitelerin bile çalıştırılmadığından dert yanıyor. Ada etrafındaki gelişmelerin getireceği sorunlardan söz ederek, teşvik etmeye çalışıyor ama anlamak isteyen yok…

 

AĞZI OLAN KONUŞUYOR:

Adaylardan birisi Maraş’a yerleşecek olan Rumlara ve yatırımcılara “KKTC vatandaşlığı” vereceklerini söylerken, bir diğeri yurt dışında yaşayan Kıbrıslı Türklere Meclis’te 2 kontenjan verileceğini söylüyor. Türkiye dışında kimsenin kabul etmediği KKTC kimliğini bir lütuf gibi sunan kadar yurt dışında yaşayanlara kontenjandan vekillik sözü veren de hayal aleminde yaşadığının farkında değil…

 

BAKANLIK SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞINI BAŞLATTI:

666 vaka sayısı çıktığında, bunların temaslıları ne kadardır, ertesi gün sayı nasıl 300 küsura düşer demiş, temaslı takibinde sıkıntı olduğunu yazmıştık. Dediğimiz çıktı, vaka sayısı ancak üç gün sonra 700’e ulaştı. Gelen haberlerde, temaslıları bırakın, pozitif vakaların sisteme giremediği bildiriliyor. Anladık artık, sürü bağışıklığını başlattı Sağlık Bakanlığımız. En kolay iş. Ne haliniz varsa görün…

 

NE VERECEKSİNİZ?:

İstatistik kurumu yıllık enflasyonu yüzde 46,09 olarak açıkladı. Normalde bu rakam açıklandığı anda, Maliye Bakanı da hayat pahalılığını resmi olarak açıklardı. Görülüyor ki, hükümet buna bile hazırlıklı değilmiş. Enflasyon oranına göre, kamu çalışanları ve emeklilere yüzde 37 civarında bir artışın verileceği açıklanmalıydı. Henüz yok…









Başa dön tuşu