Ülkede halkın gündeminde asgari ücretin ayni kalması ve ekonomik sıkıntılar olsa da siyasi gündemde daha çok 4. Kalkınma Planı’nın gösterişli bir törenle açıklanmış olmasıydı. Geçtiğimiz haftaki yazımızda bu 4. Kalkınma Planı’nın “Eğitim” başlığında yer alan “Amaç” kısmını irdelemiştik. Bugün biraz daha Kalkınma Planı’ndaki eğitim başlığına değinmeye devam edeceğiz.
4. Kalkınma Planı’nın açıklanmasından sonra ülkedeki yazarlar, düşünürler, uzmanların, hemen hemen hepsinin de konu ile ilgili düşünceleri arasında en dikkat çekici olan yorum “nüfusu bilmeden kalkınma planı olmaz” şeklindeydi. Tabii ki bu ve benzeri yorumlara katılmamak elde değil… Elbette ki nüfusu bilmeden herhangi bir konuda plan yapmak mümkün değildir.
Hal böyle iken planın “eğitim” başlığı altında “etkin ve verimli bir eğitim sisteminin oluşturulması için veriye dayalı politikalar geliştirilecek ve bu politikaların etki analizleri planlanacaktır” denmektedir.
Hem nüfusu bilmeyip hem de “veriye dayalı politika geliştirmek” nasıl olacak çok merak ediyorum. Bu nüfusu bilme meselesinde de sanki bir oyun var. Bence nüfus biliniyor da halka açıklanmıyor. Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşayan nüfusun açıklanan rakamların çok üzerinde olduğunu sokaktaki herkes biliyor.
Bunları yazarken aklıma okullardaki öğrenci nüfusu geldi. Eskiden okullarda tutulan öğrenci kayıtları sonrasında okul yönetimleri KKTC, KKTC-TC. TC ve Üçüncü Ülkeler başlıkları altında öğrenci sayılarını 4 kategoride Milli Eğitim Bakanlığı’na bildirirdi. Son yıllarda bu 3 kategoriye düştü. KKTC, TC ve Üçüncü Ülkeler şeklinde oldu. Aradaki KKTC-TC kategorisi kaldırıldı. Yeni hem TC hem de KKTC vatandaşı olanlar KKTC başlığı altına eklendi.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2023-24 İstatistik Yıllığı’na göre 60 bin ilk ve orta öğretim öğrencisinin %65’i KKTC, %23.6 TC, %11.4 de üçüncü ülke vatandaşlarından oluşuyor. Buradan şunu anlıyoruz ki hem KKTC hem TC vatandaşı olanlar bu %65’in içinde yer alıyor.
Kalkınma Planı “veriye dayalı eğitim politikası geliştirilecek” deniliyor ya, geçtiğimiz yılki verilere göre üçüncü ülke vatandaşı öğrenciler %11.4 olmuş. Belki de bu yıl %12’nin üzerine çıkmıştır. Bu ne demektir? Her 10 öğrenciden biri üçüncü ülke vatandaşı… Yani 30 kişilik bir sınıfta 3 tane ortalama üçüncü ülke vatandaşı öğrenci var. Bazı bölgelerde bu sınıfın yarısına kadar ulaşıyor.
Peki böylesi bir durumda okula başlamadan önce bu çocuklara Türkçe kursu vermek dışında ne yapıyoruz? Okula başladıktan sonra onlara nasıl destek oluyoruz? En önemlisi sınıfında çokça üçüncü ülke vatandaşı olan öğretmenlere ne gibi destek veriyoruz?
Kalkınma Planı’nda bu konular ile ilgili çok güzel yazılmış cümleler de vardır aslında…
Veriye göre politika geliştirilecekmiş… İşte veriler ortada da politikalar nerede?
4. Kalkınma Planı’nın eğitim başlığı altındaki ”Yeni derslik/okul yapımı planlanacaktır” şeklindeki ifade beni hem gülümsetti hem de kızdırdı. Bu hükümet değil miydi ki 2025 bütçesine okulların güçlendirilmesi ve yeni okul yapımı için bütçeye bir kuruş dahi koymayan?
Sonra da” bu 4. Kalkınma Planı iş ola yazıldı” diyenlere kızıyorlar. Benim anladığım bu kalkınma planı da diğerleri gibi tozlu raflarda yerini alacak. Çünkü bunu yapabilecek, planı uygulamaya koyacak bir vizyon yok bizi yönetenlerde…
































