Köşe YazarlarıSürmanşet

Eğitim sistemi ‘çorba’ oldu!






Eğitim sistemi çorba oldu! Öyle bir çorba ki içine her şeyden biraz biraz kondu. Biraz uzaktan eğitim, biraz yüz yüze eğitim, biraz seyreltilmiş eğitim, özel okullar uzun süre tam gün eğitim yaptı şimdi fırsat eşitliğine vurgu yapılarak onlar da devlet okulları hizasına çekildi. Dershaneler çatır çatır ders yaptı, şimdi onlar da kapatıldı. Geçici öğretmenler ‘sınavsız’ alınıyor; ‘Kim alınmalı?’ sorusunu soran yüzlerce genç işsiz öğretmen adayı sorguluyor.

Eğitimin tamamlayıcı ve onarıcı öğesi olan ölçme-değerlendirmede büyük problemler var; üniversitelerde pek çok öğrenci uzaktan eğitimi, aldıkları yüksek notlar nedeniyle şiddetle istiyor çünkü yüz yüze eğitimde asla tutturamayacakları akademik ortalamayı yakalamışlar. Ortaokul ve liselerde de durum aynı.

Bugün Çatalköy – Karşıyaka arasındaki okullar yüz yüze eğitime açılmıyor. Ancak öğretmenler de soruyor ‘Peki biz online eğitime mi geçiyoruz?’ diye. Bu konuda henüz bir açıklama yok (24 Ocak Pazar saat 11:54). Girne bölgesinde öğretmenlik yapıp diğer şehirlerde ikamet eden öğretmenler de soruyor ‘Biz ne yapacağız pazartesi günü?’ diye.

Bu bölgedeki öğrenciler Lefkoşa’daki akrabalarının evlerine yerleşiyor bu hafta. Okullarına gitmenin tek yolu bu çünkü. Alınan bu önlem de işlemeyecek anlaşılan!

Anlaşılan o ki pandemi süreci daha uzun bir süre çok etkili olacak. Yerel bulaş ciddi rakamlara ulaştı. Önlemler yetersiz. Temaslılar kendilerini saklıyor. Karantinada 3 bin civarında kişi varmış (bize ulaşan sözlü rakamlar yanılıyorsak devlet gerçek rakamlaraı açıklasın).

Yerel bulaşın artması nedeniyle özellikle eğitim sisteminde dağınıklık devam ediyor.

Aslında eğitim sisteminin pandemi öncesinden gelen problemleri vardı ve pandemi dönemiyle birlikte daha da derinleşti.

KKTC eğitim sistemi Kıbrıs Adası’nın Osmanlı tarafından fethedilmesinden itibaren Anavatan’la paralel seyretti. Hatta KKTC Milli Eğitim Yasası’nın 22. Madde’sine ‘Uyumluluk’ adı verildi*. Bu maddeye göre ‘Burada uygulanan öğretim programları ile Türkiye’deki özdeş eğitim kurumlarında uygulanmakta olan öğretim programları arasında Kıbrıs Türk Toplumunun gereksinimleri de gözetilmek ve aşağıdaki (2)’nci fıkra kuralları saklı kalmak koşuluyla, uyum sağlanır’ diyor. Diğer bir ifade ile kendi özelliklerini programlara yansıtabilir ancak TC ile uyumluluk da şart.

Eğitim sistemleri okullarla hayat bulur ve sonuçta istenen insan modeli anlayışına uygun bireyler yetiştirilir. Yetiştirilen bireyler toplumun ‘insan gücü’ kaynağını oluşturur. İnsan gücü kaynağı da verimli kullanılarak ülkenin kalkınması sağlanır. Peki her iki ülkedeki kalkınmışlık ne durumdadır? Kişi Başına Düşen Milli Gelir nedir? Toplumun mutluluk ligindeki durumu nedir? Sorularına verilen yanıtlar eğitim sisteminin başarısını ortaya koyar.

Bir ülkenin eğitim sisteminin toplam başarısı kendisini ‘mutluluk’ seviyesinde gösterir. Birleşmiş Milletler 2019 yılı Dünya Mutluluk Raporu’nda 156 ülke arasında KKTC 5.718 puanla 64. Sırada. TC ise 2018 yılındaki 74. sıradan beş basamak gerileyerek 79. yerleşti**. Suudi Arabistan 28, Arjantin 47, Romanya 48 ve Kıbrıs Cumhuriyeti 49. sırada yer almış.

Buralarda Devlet 47 yılında bilimsel bir planlama yapmamış, siyaset engel olan ana kurum oldu. Çünkü siyaset hep yönlendirilmiş düşünme sistemine mahkum oldu.

Sanırım buralarda ilk yapılması gereken sivil toplum örgütleri ve acil komisyonların ortaya çıkmasıdır. Yönlendirilmemiş ve gerçekten ülkenin kalkınması için eğitimde reformlar yapacak ama seçilme dürtüsüyle şimdiki siyasi partiler gibi yanlış karar vermeyecek bir sivil toplum örgütü kurulmalıdır.

Çünkü neredeyse 50 yıldır siyaset ne bilimsel temelleri üzerinde bir eğitim sistemi kurgulayabildi ne de ülkenin kalkınması için eğitimi bir amaç olarak düzenleyebildi. Üretilen kararların tamamı siyasi ideolojiler temelinde, sadece yandaşların ‘mutluluk’ seviyelerini yükseltmek için olduğu yaşanılarak da görüldü. Artık eğitimi siyasetten kurtarmanın zamanı geldi. Sivil toplum kuruluşlarını eğitim sistemine müdahale etme zamanı çoktan geldi de geçti bile. Eğitim sisteminin çorba kıvamından kurtarılmasının tek yolu budur; gelişmiş ülkelerin örnekleri bunun kanıtıdır.

*http://www.mebnet.net/sites/default/files/yasalar/17-1986.pdfA

**https://www.amerikaninsesi.com/a/dunyanin-en-mutlu-ulkeleri/4840123.html







Başa dön tuşu