Haber Üst

Eğer mazohist değilsek….

Eğer mazohist değilsek….
Haber İçi Üst
Haber Yazı İçi

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Barış Burcu, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın ABD Dışişleri Bakanlığı Avrupa ve Avrasya İşlerinden Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Jonathan Cohen’e, Kıbrıs Türk tarafının ucu açık, sonuçsuz bir müzakere sürecine bir kez daha girmeyeceğini vurguladığını söyledi.

Sonuçsuz bir müzakere sürecinden benim anladığım, ucu açık görüşmelerdir…

Yani başlangıcı ve bitişi bir takvime bağlanmamış görüşmeler…

Ama acaba kasıt sadece takvim midir?

Değil tabii…

Burada kastedilen, ertesi gün ne olacağının da belirlenmiş olmasıdır…

Eğer bir anlaşma sağlanırsa ne ala…

Ama sağlanmazsa, Kıbrıs Türklerinin bunca yıldır yaşadığı belirsizliğin de bir şekilde ortadan kalkması…

The day after’in başlangıçtan belli olması.

Anlaşma olmayacağının deklere edilmesiyle birlikte, bunca yıldır bir halka karşı uygulanan haksızlıklar kabul edilir ve Kıbrıs Türkleri’nin kazanacağı yeni statü devreye girer.

Ambargo mu kalkar, AB içinde statü mü verilir, Tayvan modeli mi olur, her neyse. Ama bellidir…

Bunu sağlamak da bizim elimizde değil.

Biz sadece isteyebiliriz, talep edebiliriz. Ama onaylayacak olan uluslararası aktörlerdir.

Ben bu ısrarı rahmetli Denktaş’tan hatırlarım.

Annan Planı döneminde, Rumların planı reddetmesi halinde ne olacağının belli olmasını, Planın içine konmasını istemişti.

Bu yapılmadı. Onun yerine bir takım sabun köpüğü açıklamalar yapılmıştı. İzolasyonlar kalkacaktı, Kıbrıs Türklerinin ayrı bir varlık olarak statüsü tanınacaktı falan…

Hani o meşhur Kopenhag Zirvesinin sonuç bildirgesinde mesela, Kıbrıs’ın AB’ye bir bütün olarak üye olacağı vurgulanırken, anlaşma olmaması halinde topluluk müktesebatının Kuzey’de uygulanmayacağı açık açık söylenmişti.

Dediğim gibi, böyle bir madde planda yer almadığı için de Rumlar referandumda “hayır” dediklerinde ortada kalakalmıştık…

Son sürecin de bundan farkı yok.

Adam her defasında masayı tekmeledi kaçtı.

Çünkü biliyordu ki, herhangi bir yaptırımı olmayacaktı.

Onu bir anlaşmaya zorlayacak, motive decek bir unsur yoktu ki…

Kıbrıslı Türklerin statüsü değişmeyecekti. Onlar orada hep bekliyor olacaklardı.

Barış Burcu’nun söylediği budur.

Akıncı ve ekibinin de bu noktaya gelmiş olmaları önemlidir.

Şimdi birileri çıkıp, Sayın Akıncı’yı bir kez daha “Denktaşlaşmakla” suçlayacaktır mutlaka.

Ama bence gerçekçiliktir bu…

Ve biz de artık dik durup, gerçekçi olalım biraz…

Hepimiz geleceğimizi bir anlaşmada görmek istiyoruz.

Peki daha kaç süreç, kaç hakaret, kaç aşağılama…

Mazohistmiyiz biz….

 

 


 

YERİN KULAĞI VAR

POPÜLİZMDE DİBE VURDUK:

Birileri kalkıp, popülizm adına, Anayasaya aykırı olduğunu bile bile, polise erken emeklilik sözü veriyor. Tıpkı geçiciler konusunda olduğu gibi. Bir diğeri 3 yılda beşbin (5000) konut yapacağı sözünü veriyor. Sanki memlekette bukadar konut yapacak yer kalmış gibi. Aslında hepsinin de tek derdi  seçilmek, nasıl biraz daha fazla oy alabilirimin hesabı. Hani utanmaslar, “Lefkoşa’ya deniz getireceklerini” bile söyleyecekler…

 

DP’YE BATIDA BÜYÜK DARBE:  

Yıllarca Demokrat Parti saflarında yer alan ve büyük emek harcayan bir grup DP’li, partilerinden isitfa ettiklerini açıkladılar. Güzelyurt ve Lefke bölgesinde etkili olan 15 isim, parti içinde yürüttükleri mücadelenin sonuçsuz kalması nedeniyle istifa ettiklerini duyurdular. Aralarında eski bakanlardan Türkay Tokel ve Öztorprak ailesi de yer alıyor…

 

 “KARDEŞİME” YURTDIŞI YASAĞI:

Başbakan Özgürgün’e “kardeşim” diyen, eski bakanlardan çiçeği burununda KKTC vatandaşı Egemen Bağış’a, diğer üç eski bakanla birlikte, yurt dışına çıkış yasağı konmuş. KKTC’yi yurt dışı sayarlar mı bilemem ama, Başbakan Özgürgün bu mahkeme kararının ardından, “kardeşi” Egemen beyin vatandaşlığını tekrardan değerlendirir mi acaba…

 

2018 ZOR GEÇECEK:

Türkiye’de Man adasındaki bir şirkete gönderildiği iddia edilen paralar, Amerikada “itirafçı” olan Zarrap’ın mahkemede açıkladıkları ve KKTC’de Başbakan Hüseyin Özgürgün’le ilgili iddialar. Sonuç olarak hepsinin ucu gelip bizlere dayanıyor. Üstüne bir de 7 Ocak seçimlerini koyduk mu, tadından yenmez. Öyle görünüyor ki 2018 yılı hem Türkiye’de hem de KKTC’de zor geçecek.

 

NASIL GÜVENELİM: 

YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı, “Kadınlara hakaret edilmesi kabullenemez. Yargı devam ettiği için detaya girmeyeceğim. Küfür kim yapılırsa ve kime yapılırsa yapılsın yanlıştır” değerlendirmesinde bulundu. İyi de adaylarınızdan birisinin mahkeme kararı ile bir kadına küfür ettiği tescillendi. Ama siz o şahsı aday yapmaktan çekinmediniz. Şimdi bu sözlerinize güvenmemizi nasıl bekleyebilirsiniz ki..?

 

SANKİ BİZDE FARKLI:

Güney Kıbrıs’ta uyuşturucu kullanımını ‘korkunç rakam’ diye veriyor bizim gazeteler. Güneyde uyuşturucu kullananların yaş oranı 13’e düşmüş. İyi de bizde durum çok mu farklı. Geçen gün yayınlandı bizde uyuşturucu kullanımı ilkokul sıralarına düşmüş diye. Aslında kimsenin kimseye gülecek hali yok. Güney veya kuzey farketmez ancak, bu illetten kurtulmak için gerekirse ortak mücadele etmekte fayda var…


 

ZİRVEDEKİLER

Mete Tümerkan: “Toplumda top yekün bir zihniyet değişimi ile birlikte her alanda daha üretken ve rekabetçi anlayışların öne çıkması sağlanır.Böyle gelmiş, böyle gidecek anlayışı böylece yerini umuda ve yenilenmeye, toprağa sahip çıkıp ülkede yaşam kalitesi başta olmak üzere her şeyi iyi yönde değiştirmeye bırakır. Biliyorum, bunların olması mevcut koşullar içinde imkansız gibi görünebilir. Ama başarmak, bir şeyleri değiştirmek zorunda olduğumuz unutulmamalıdır. Çünkü yarın çok geç olabilir. Değişim her yerde olmak, yaşanmak durumundadır.En başta da kafaların içinde”…

 


DİPTEKİLER

Tanı Bunları: Geçmişte hiçbir sevinç ve üzüntünde yanınızda olmayan bazı tipleri, şimdilerde yanınızda görürüseniz… Geçmişte Allahın selamını esirgeyenler, bugünlerde selam vermek için yırtınıyorlarsa eğer, anlayın ki, bir partiden adaydırlar. Yaptıkları sırf oyunuzu almak içindir. Etraf bugünlerde bunlarla dolu. Bayağı eğleniyoruz…

Yazar Hakkında

Haber İçi Alt
canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis danışman canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis kritik, bahis