Egemen: Patronaj sistemi sahneden çekiliyor

18 Haziran 2018 Pazartesi | 13:58

 

Siyaset Bilimci kimliğiyle tanınan ve aynı zamanda alan araştırmaları yapan Redborder Araştırma Şirketi Direktörü Salih Egemen, önümüzdeki hafta yapılacak olan seçimler konusunda uyarılarda bulundu.

 

Kıbrıslı Türk seçmen Pazar günü yerel yöneticilerini seçmek için sandık başına gidiyor. Belediye başkanını, muhtarı; sokağından parkına, çöpünden suyuna, çevreden gıdaya, neredeyse günlük yaşamda her şeyden sorumlu kişileri belirleyecek. Farkında olmasa da mutluluğunun, mutsuzluğunun kaynağını oluşturan mekanizmalara katkı yapacak.

Siyasetin geneli yanında yerel yönetimler konusunda da “travmalar” yaşayan toplum, sandığa giderken nelere dikkat etmeli?

Siyaset Bilimci kimliğiyle tanınan, birçok beldede alan araştırmaları/anketler yapan Redborder Araştırma Şirketi Direktörü Salih Egemen, “Doğru seçimler yapmalıyız” diyor.

 

 

 

Patronaj sistemi sahneden çekiliyor

Doğru seçim ne demek, nasıl yapacağız?

“Ülke siyasetinde olduğu gibi yerel yönetimlerde de patronaj sistemi ağırlıkta oldu yıllarca. Kamu çıkarı ve nesnel kurallar, hukuk değil; bireysel menfaatler belirleyici oldu. Kuralsız işe alımlar, arsa dağıtmalar vs. Hükümetler gibi yerel yönetimlerde de yaşandı bunlar. Hatta daha kötüsü.  Çünkü yerel yönetim her şeydir. İhtiyaç üstünde ve kuralsız istihdamlar yapıldı, bütçe ancak maaşlara yetti, verimsiz personel yapısıyla hizmet götürülemedi… Kaldırım genişliği kuralı 3 metre ama 2 metreye göz yumuldu mesela…  Veya 10 araçlık park yeri zorunluluğuna rağmen 5’e ses çıkarılmadı… Su parası ‘iyi görünmek’ adına, oy devşirme beklentisiyle toplanmadı bazı yerlerde vs. Ama artık deniz tükendi…”

 

Artık yönetme zamanı

Kaynakların tükenmesi, yaşanan acı tecrübeler, kıyas imkânlarının (Güney Kıbrıs’la, Türkiye ile) gelişmesi ve şartların değişmesiyle birlikte “patronaj” sisteminin genel siyaset yanında yerel yönetimlerde de artık yavaş yavaş sahneyi terk etmeye başladığını anlatan Egemen, özetle şu vurguları yaptı:

“Patronaj sisteminde menfaat dağıtarak var oldu siyasetçi, bakan, başbakan, belediye başkanı. Bu sistemde acizliği de ortaya çıkmazdı. Ama artık bu imkânlar yok veya çok azaldı. Bu durumda artık hizmet ve yönetme zamanı. İş yapan, hizmet eden kazanacak.”

 Sistemi işletirseniz talep olmaz

Patronaj sistemi biraz da kültür olmadı mı bu topraklarda? Yani siyasetçi veriyor, ama vatandaş da talep ediyor! Hatta menfaatine dokunanı seçmiyor!

“Doğru ama kültür yavaş yavaş değişir. Kurallar da başlangıçta tepki yaratır, çünkü insanlar menfaat sağlamaya alışmış. Ama siz kuralları koyar ve çalıştırırsanız, sistemi işletirseniz talep gelmez, gelemez. Ona kapıyı kapatırsınız…”

 Temel sorun fazla istihdam

Mali sorunlar nedeniyle hizmet veremeyen belediyelerin ortak sorununun fazla istihdam olduğuna dikkat çeken, bu durumdaki batık belediyelere talip olanların da işten durdurma gibi radikal önlemler almaktan kaçındığına işaret eden Egemen, “Temel sorun burada. Tıpkı devlet gibi belediyeler de, birkaç istisna dışında, neredeyse bütçeyi maaşlara harcıyor. Doğal olarak hizmet kalitesi düşüyor, yatırım yapamıyor. Bu noktada konu kurallara bağlanmalı, kişisel inisiyatiflere bırakılmamalı” ifadelerini kullandı.

 Birleştirir, onu da batırırsınız

Nasıl kural? Belediye reformu gündemde, işe yaramaz mı?

“Devlet bütçesinde olduğu gibi, belediyelerin bütçesinde de cari harcamalar için oran konmalı. Bu yasal hüküm olmalı. Bütçenin ancak şu kadarını cari harcamalara, maaşlara ayırabilirsiniz diye kural olmalı. Aksi halde bugünkü gibi geliriyle ancak maaş öder, hatta maaşları ödemek övünme kaynağı olur, hizmet götüremez, proje üretemez.”

Belediye reformuyla öngörülen birleştirme konusunda ise Egemen, “Bugünkü şartlarda birleştirme işe yaramaz. Hatta beter olabilir. Batık Yeni Erenköy Belediyesi’ni Dipkarpaz ile birleştirir, onu da batırırsınız örneğin” diye konuştu.

Birleştirmenin araç/gerecin ortak kullanımı şeklinde işlevsel hale getirilebileceğini de ekleyerek.

 

Belediyeler demokrasinin beşiği, siyasetten arınma olmaz

Belediyeler siyasete bulaştı, o yüzden mi battılar? Muhtarlarda olduğu gibi bağımsız olsalar daha işlevsel olurlar mı?

“Siyasetten arınma olmaz. Çünkü demokrasi yerel yönetimlerden başlar. Yurttaş bilinci sokağından başlar, ülke geneline yayılır. Dünyanın her yerinde, özellikle Avrupa’da demokrasinin beşiğidir yerel yönetimler.”

 Hiçbir partinin belediye başkanı seçecek gücü yok

Yerel yönetimlerin bire bir insana dokunması nedeniyle kişilerin, adayların önemli olduğunu vurgularken de, “Hiçbir partinin belediye başkanı seçecek gücü yoktur” diyen Egemen, “Belediye başkanları partisiz olursa, partilerin işlevi kalmaz. Burada partilerin görevi ilkeleri belirlemek, belediye başkanlarının da o ilkeler çerçevesinde icraat yapması. Ama belediye siyasetin odağıdır. Çünkü siyaset hayattır” diye vurgu yaptı.

 Mutluluğun da, mutsuzluğun da kaynağı… Ve aidiyet duygusunun

Seçmenin doğru tercihler yapması gerektiğini anlatırken, şunları ekledi Salih Egemen:

“Toplumlarda bireyin mutluluğunda veya mutsuzluğunda belediyenin payı büyük.  Düzgün yol ile çukurlar, yeşil çevre ile her tarafı ot dolu sokak insana aynı etkiyi yapmıyor. Veya karanlık yol ile aydınlık. Ya da dış cephesi düzgün binalarla döküntü yapılar… Estetikten yoksun su depoları, tabelalar, yolların içine park edilmiş araçlar… Bunlar size fark etmeden mutluluk veya mutsuzluk hissi veren şeyler. Aynı zamanda aidiyet duygusu bakımından da önemli. Mutlu olursunuz o sokaktan, mahalleden, beldeden; daha çok korursunuz, kendinizi oraya daha çok ait hissedersiniz… Belediye bu kadar önemli…”