Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

DÜNYAMIZ ESKİDİKÇE DEĞİŞİYOR!

Dolayısıyla Ülkelerle insanlar da değişiyor! Nitekim artık gelip geçen her yıl, hem iklim hem sosyal hayatlarla ekonomi yönünden bir önceki yılları aratıyor! Ve artık iyice küçülmüş olmalı uzaklardaki bir ülkenin siyasi ve ekonomik sorunları anında öteki ülkeleri de olumsuz etkiliyor..

MESELA İRAN gibi istibdat ve teokratik sistemlerle yönetilen bir ülkede bile haftalardır kadınların başı çektiği protestolu yürüyüşler, polisle çatışmalar sürüyor! MAKRON’lu Fransa’ya “pahalılık” fena dokunmuş. Binlerce insan pahalılığı protesto etmek için yollarda yürüyor!

AMERİKA’da bile işler iyi gitmiyor, dolar bir düşmeye başlıyor kalkamıyor..

RUSYA Ukrayna’da batağa saplanmış ne geri çekilebiliyor ne ileri gidebiliyor. Üstelik Avrupa’nın ambargoları karşısında her ne kadar ses çıkaramıyorsa da çok büyük olasılıkla zor durumda kalmış, AB’ye gaz ambargosu uyguluyor ama bir yandan da kaybettiği pazarlar dolayısıyla parasal gelir kaybına uğruyor.

AVRUPA’nın küçük beslemesi Miçotakis’li Yunanistan halkını umacı haline getirdiği Türkiye düşmanlığı ve tehlikesiyle uyuturken, yalanlar üzerine kurulmuş siyasetlerden medet umuyor!

RUM TARAFI bile rahat durmuyor. Avrupa Birliğine elektrik akımı bağlantısı için İsrail’den sağlanacak enerjinin Kıbrıs üzerinden geçerek ve  Türkiye’nin kara sularını da ihlal ederek AB’ye ulaşması için anlaşmalar yapıyor zaten söz konusu ülkelerle şaibeli durumda olan Türkiye’yi yeni belalarla sarmaya çalışıyor! Çünkü çekilecek hat TC’nin kara sularını da ihlal ederek geçirilmek istenirken yani bir savaş olasılığı kıyameti kopartacak!***

VESSELAM küçük dünyamızın pencere aralıklarından büyük ülkelerin dünyalarını izliyor ve gitgide belki önümüzdeki yıllarda kaçınılmazlığını iyice dayatan 3. bir dünya savaşına doğru hızla sürüklenmekte olduğumuzu seziyoruz!

Kİ UKRAYNA ile Rusya arasındaki savaşa eğer “nükleer silahlar” da karışırsa artık NATO’nun dolayısı ile Amerika’nın da katılacağı o “büyük savaş” çok yakın da olabilir!

VE EKLEMEKTE yarar var: Dünya ne zamandır “gıda ve gıdalanma sorunları ile cebelleşiyor!” Üretim, “tekelleşmeler savaşlar ülkeler arası bloklaşmalar” nedeniyle tekliyor! ve artık Buğday gibi ana gıda maddeleriyle süt ve ürünlerini bazı ülkeler elde edemiyor!

VE TÜM bu olumsuzlukların arasında savaş tamtamları susmadan sürekli devam ediyor! Ki uzağımızda olduğu için dikkatlerimizle güncel haberlerin dışında kalan Uzak Doğu ülkeleri de vardır… Çin, Japonya, Kore, Tayland, Vietnam gibileri de… Ki bunlar daha düne kadar savaşan ülkelerdi.. Ve eğer bölgemizde Amerika’nın da karışacağı bir savaş çıkarsa mutlaka bu ülkeleri de sarmalına alacaktır! Peki:***

HIZLA AKRESİFLEŞEN DÜNYADA KIBRIS NEREDEDİR? Daha doğrusu KKTC’nin siyasi konumu? Yoksa “ne yerdedir ne gökte!”

Ki aradan yarım asra yakın bir süre geçti ama Kıbrıs Türk halkı hâlâ 1974’ün diyetini ödüyor! Bir yanda hâlâ “enosis” rüyası gören Güney Rum liderliği ile fanatikleri; öte yanda biz Kıbrıs Türklerinin, “KKTC devleti bazı TC dostu ülkeler tarafından tanınacak umuduyla gördükleri rüyaları!

Kİ son haber “ekonomide yeni bir toplumsal iflası” haber veriyordu! Hadi ona da bakalım: ***

YAŞAM BİR GAİLEDİR! Ayakta kalabilmek için o “yaşamı” güçlü kılmak gerekir. Şöyle ki bazı hallerde lokmayı aslanın ağzından çekip alabilme beceri ve çabasında! Doğrusu ülkenin “kamu görevlileri” mesleki kesim yönünden bu konuda en talihli zümredir.. ÇÜNKÜ arkalarında devleti alileri vardır! “Grak” dediler mi su, “gruk” dediler mi et!  Hayat pahalılığına uygunluğunca zamlanan maaşları da “sınıflarının idamesi için ülkede en iyi çalışan garantilerindedir!”

AMMA BU ÜLKEDE asgari ücrete talim eden serbest çalışanlar da vardır, ticaret ve sanayi sektörlerinde çalışanlar da! ONLAR da Devletin Memurlarına verdiği maaşlarından nemalanırlar… Hatta zaman zaman kalleşlik yaparak “daha çok kazanma hırsında” fahiş şekilde zamlandırdıkları ürünleri mesela domatesin bile fiyatını 30 TL.ye çıkartarak rakipleri “memurin zümresinin cebindekileri bile ne var ne yok hepsini sömürerek ve  “görsünler dünya kaç bucaktır” diyerek avuçlarını ovuştururlar!

YANİ NE? TC’den kaynaklı Milyonlarca TL KKTC maliyesine… KKTC maliyesi ve yöneticileri Kamu görevlilerine… Kamu görevlileri de özel sektöre vere aktara ülkede ekonomik çarkların da dönmesini sağlayacak sermaye birikimleri oluştururlar ama 48 yıldır bu çarkların dönmesine karşın Kıbrıs Türk halkı yine de hayır yüzü görmez bundan sonra da göreceği de yok! Nitekim:

***

DÜN YİNE medyada salınıyordu: Ülkedeki işletmelerle esnaf “batma aşamasına” gelmişler!

Fakat bu kez piyasadan dolayı değil, sorun hükümetin yeni iş yerlerinin açılmasına izin vermesinden kaynaklanıyormuş!

HER SEÇİM arifesinde yaşanan olaylardan biri.. Ki bu ülkede ekonomik kıpırdanmalar, yatırımlar, gereksiz izinler, bütçesel savurganlıklar kısaca saçma sapan işler ya “seçim arifelerinde gerçekleşir yada seçimden hemen sonra!”

“Eee ne yapalım yani? Seçimleri mi yasaklayalım”diyeceksiniz ama bir yandan da “kalkınamamış, tarımı ile sanayisi istenen yere gelmemiş, TC’nin parası ile varlığını idame ettiren bir KKTC gerçeği vardır!” Meslekleri ne olurlarsa olsunlar çoğu zaman “istemeden de olsa bazen insanlar birbirlerinin gırtlağına basarak hayatlarını idame ettirebilecekleri olanaklara ancak sahip olabiliyorlar! Bunu yapmasalar zaten gitti giderlerken “battı” olurlar!

SONUÇ: KKTC’nin tanınmış Devlet olması halinde yaşanabilecek en bozuk düzen bile; bu günkü çözümsüzlük sürecindeki düzenlerden çok daha iyi olmalıdır bu nedenle KKTC’ye çözüm gereklidir!