Dünyada Yolsuzluk Giderek Artıyor…

6 Haziran 2018 Çarşamba | 11:23
Köş, Moreket

Meclis’te dokunulmazlıkların kaldırılması gündeme bomba gibi düşerken, Uluslararası Şeffaflık Örgütü (Transparency International)’nün,  2017 itibarıyla dünyanın yolsuzluk haritasına rastladık.

Uluslararası Şeffaflık Örgütü, merkezi Berlin’de bulunan ve dünyayı yolsuzluklardan temizlemek gibi çok zor bir amaca hizmet eden, uluslararası sivil toplum kuruluşu…

Yolsuzluk, nüfuz ticareti, rüşvet konularında araştrımalar yapıp, mücadele için stratejiler geliştiriyorlar.

100’den fazla ülkede temsilcileri ve yolsuzlukla mücadele eden örgütlerle bağlantıları var. 

Politikadan, adalete; eğitimden, sağlığa; enerji kaynaklarından, savunmaya; spordan, bilgiye ulaşmaya kadar bir çok alanda yolsuzluk değerlendirmeleri yapılıyor. 

Örneğin, bize uzak gibi görünse de, “insani yardım” konularındaki yolsuzluklar, dünya yolsuzluk sıralamasında başı çekiyor. Ama Örgüt, bu konuların konuşulmasının tabu olarak kaldığını da belirtiyor…

2017 haritası, 180 ülkenin kamuda yolsuzluk derecelendirmesini gösteriyor.

Temizden kirliye, “100”den “0”a doğru puanlanmış. 100 alan ülkeler temiz, “0” alan ülkelerde yüksek oranda yolsuzluk var…

Burada en dikkat çekici olan, Yeni Zelanda ve Danimarka’nın 89 ve 88 puan almış olmaları. Bu da, dünyanın bu ülkelerinde yolsuzluk olmadığı anlamına geliyor. Hala bu devirde bu kadar temiz kalabilen ülkeler olduğunu görmek şaşırtıcı…

Suriye, Güney Sudan ve Somali en düşük puanlara sahip. Yolsuzluk buralarda almış başını gitmiş. Puanları sırasıyla, 14, 12 ve 9…

Batı Avrupa dünyanın en iyi bölgelerinden. Doğuya gittikçe puanlar düşüyor. Neden acaba..?

Her neyse merakla beklediğinizi biliyorum ama, tabii ki KKTC bu sıralamada yok. Aslında tanınmamış topluluklar da sıralamaya girmiş ama, demek ki, o ülkelerde bağlantı kurdukları sivil toplum örgütleri var. Bundan, KKTC’de yolsuzlukla mücadeleye inanan örgüt olmadığı sonucuna mı varmalıyız acaba? Öyle değil mi?

Uluslararası temasları olan nice insanımız, derneğimiz var. Uluslararası Af Örgütü, Avrupa İnsan Hakları Dernekleri, ABD Kongresi İnsan Hakları raporuna bilgi veren arkadaşlar var. Neden biri de çıkıp Şeffaflık Örgütü’yle bağlantı kurmamış acaba..?

Tahmin ettiğiniz gibi Güney Kıbrıs da listede.

İyiden kötüye sıralamada, yeri 42. Puanı ise 57… Baktım, geçmiş yıllarda daha üst sıralardayken, düşüşe geçmiş.  Ancak bu puanıyla bile, Doğu Avrupa- Asya klasmanında yeri iyi. Çünkü Türkiye’nin de bulunduğu bu bölgenin ortalaması 32…

Yunanistan daha da kötü. Puanı 48.

Türkiye maalesef 81. sırada ve puanı da sadece 40…

Bir başka veri; ülkelerin çoğunluğunda yolsuzluk konusunda iyileşmenin “çok az, ya da hiç” olduğu şeklinde.

Ve yolsuzluğun yüksek olduğu ülkelerde, gazetecilerin ve aktivistlerin “konuşarak” hayatlarını riske attıkları vurgulanıyor. Yani işler yıldan yıla kötüye gidiyor.

Son bir alıntı daha yapalım….

Araştırma alanlarından “Politika” konusundaki başlıkta şu ifade var; “Politikada yolsuzluk sadece ‘seçim rüşveti’ anlamına gelmez. Politikacılar kendi çıkarlarını, toplum çıkarlarının üstünde tutabiliyorlar…. Bunu nasıl durdurabiliriz? Politikada dürüstlüğü, sesimizi çıkararak, liderlerin hesap vermelerini talep ederek sağlayabiliriz”…

Her ne kadar uluslararası denetimin ve uluslararası hukukun dışında olsak da, bizler de bu ülkede bir yaşam sürdürüyoruz.

Ve yaşadığımız ülkenin yönetiminden ve tüm sosyal hayatından yolsuzluları çıkartmak istemez miyiz..?

YERİN KULAĞI VAR

“HEPİMİZ ÇALUDA’YIZ”:

UBP milletvekili Hasan Taçoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Çaluda suçlu ise, hepimiz suçluyuz” ifadelerini kullandı. Çaluda’nın henüz “suçlu” veya “suçsuz” olduğu konusunda ortada bir hüküm yok. Kendinizden bu kadar eminseniz keşke Meclis’te de olumlu oy kullansaydınız. Bırakın o zaman gitsin ve aklansın…  

 BU KADAR ZAMANDIR AKLI NEREDEYDİ:

Dokunulmazlığının kaldırılması için komite kurulması kararlaştırılan UBP milletvekili Aytaç Çaluda, parti başkanlarından tutun da Mehmet Ali Talat’a kadar herkesi suçlayıcı açıklamalar yaptı. Peki ama Sayın Çaluda hakkında böyle suçlamalar olmasaydı bu söylediklerini yine söyleyecek miydi? Kusura bakmasın ama, adama soramazlar mı, bunca zamandır niye açıklamadın da sustun diye…

TUSUNAMİ GELİYOR:

Başaran Düzgün, dün Radyo Havadis ve Havadis web tv’deki programda yaptığı konuşmada, edindiği bilgilere göre, Çaluda olayının, yaklaşan tsunami’nin öncü ve küçük dalgası olduğunu söyleyerek, esas büyük dalganın kısa bir süre sonra geleceğini, etkisinin çok daha şiddetli olacağını söyledi. Bu dalganın kimleri önüne alıp götüreceğini yakında hep birlikte göreceğiz. Zaten dünkü köşe yazısındaki “Sizi temin ederim ki seçim sonrasının gündemi bu olacak. Hem de fırtınalı bir şekilde. Tufana dönüşür mü, bilemem” ifadeleri de bunun ipuçlarını vermekteydi…  

KIYASIYA YARIŞ:

Yerel seçimlere 20 günden az bir süre kaldı. Eski seçim heyecanı birkaç bölge dışında pek

hissedilmiyor. Şu an itibarıyla seçim yarışının en zorlu geçeceği bölgeler de yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Mesela Lefkoşa, Güzelyurt ve İskele… Bu üç bölgede bazı adaylar arasında at başı bir yarış var ve son sandıklar açılana kadar da heyecanın süreceğini tahmin ediyorum…

“VİZYONUNUZ YOK”:

Dünya Bankası, galiba bizimle ilgilenen sayılı uluslararası kuruluşlardan. Gelip raporlar yayınlıyorlar, aynada yüzümüzü gösteriyorlar ama nafile. Bu defa da aynısını yapmışlar. Krizden çıkıp, büyüyen ekonomileri örnek göstererek diyorlar ki; “Bu ekonomilerin başarılı olmalarının nedeni, önümüzdeki on yıllar içinde nereye ulaşmak istediklerine dair net bir vizyona sahip olmaları, bir strateji geliştirmeleri ve bu stratejiyi tutarlı bir şekilde uygulamalarıdır… Biz deneyimlerimize dayanarak görüşlerimizi sizinle paylaşabiliriz. Size özel bir vizyon belirleyerek ve ona uygun bir strateji geliştirmek size kalmıştır”. Daha ne desinler…

 BEŞPARMAKLAR BİZE KALDI:

Havadis gazetesinin haberine göre 17’den fazla ülke insanı, ev almak için KKTC’yi tercih etmiş. Ruslar’ın tercihi Mağusa ve İskele olurken, İngilizlerin tercihi Girne ve Mağusa. En çarpıcı sonuç, her dönem “geri verileceği” konuşulan ve bizlerin de yatırım yapmaya sıcak bakmadığımız Güzelyurt için hiç talep olmaması…

 

 ZİRVEDEKİLER

Kudret Özersay: “Dokunulmazlıklar kaldırılsın diye yıllardır nutuk atanlar, dün Meclis’te dokunulmazlık kaldırılması oylamasında kıyameti kopardılar, buna karşı çıktılar. Neden mi?

Sıranın kendilerine geleceğini bildikleri için tabi ki! Bu konularda zerre geri adım atacak değiliz! Bir yerden başlamak gerekiyordu ve başlandı. Bu daha başlangıç! Hayırlı olsun!”…

 

DİPTEKİLER

Aleksis Galanos (Sözde “Maraş Belediye Başkanı”): Eğer her göçmen, kendisine bir parça toprak verildi diye her türlü koşul altında gider ve yasadışı bir devletin vatandaşı olmayı kabul ederse, o zaman bu, devleti lağvettiğimiz, Türk işgalini tanıdığımız ve Kıbrıs sorunun artık var olmadığı anlamına gelir”…