Köşe Yazarları

DÜNYA ÇOCUK HAKLARI GÜNÜNÜ KUTLAMAYA YÜZÜMÜZ MÜ VAR?











Kısa bir süre önce, 20 Kasım tarihinde “Dünya Çocuk Hakları Günü” kutlandı. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü kutlamalarında olduğu gibi süslü-püslü mesajlar yayımlandı. Güzel,  iyi giyimli birkaç çocukla fotoğraf çektirilip, salonlarda etkinlikler düzenlendi ve bol bol çocukların öneminden bahsedildi.




Kadınlar gününde de benzer şeyler oluyor. Gariptir ki, ülkemizdeki pek çok kadın birliğinin yönetim kurulu üyeleri, kadınlığın esas hakkının medyatik olmakta ve kadını bir süs objesi gibi sunmakta olduğunu sanıyorlar herhalde  ki süslü – püslü pozlarla içi boş etkinliklerle boy göstermeyi ihmal etmiyorlar. Balo salonları, kokteyller, ödüller, birbirine benzer yüzler, karanfiller…  Kadınlar için büyük bir iş yapmış olmanın haklı gururunu yaşıyorlar.



Ne yazık ki bu önemli günler kullanılıyor. Kişilerin ön plana çıkması ve şov yapılması için kullanılıyor. Belediye başkanları, başbakan, bakan, müdür ya da üst düzey yöneticileri çocuklarla veya kadınlarla fotoğraf çektiriyorlar, çiçek-plaket alışverişinde bulunuyorlar ve çarşaf çarşaf fotoğraflar, haberler servis ediliyor basına. Bu şekilde o günü kutlayarak çocuk ve kadın hakları için çok şey  yapmış oluyorlar! İçlerinde günü kutlamanın veya kurtarmanın haklı gururuyla poz veriyorlar ekranlara!

Kadınlar ve çocuklar. En çok istismar edilen, en çok kullanılan ve medyanın en büyük malzemesi olarak türlü kandırmacalarla hakları çalınan , sömürülen varlıklar.

Seçim zamanı kucaklarda birer çocukla poz veren siyasiler, tek günlüğüne koltukları teslim edenler, kadınların ne kadar ulvi varlıklar olduğundan söz edenler …

Biliyorsunuz işte, uzayıp giden listeler, alışılagelmiş davranışlar, kutlamalar ve kabullenişler.

20 Kasım çocuk hakları gününde basında çıkan süslü pozları görünce içimi büyük bir öfke kapladı. Orada boş boş konuşup, plan ya da programlarında çocuklarla ilgili tek bir madde olmayan, bütçe ayırmayan ve şovdan başka hiçbir adım atmayanlara sormak istedim, “sen çocuklar için ne yaptın da, yanına çocukları alıp bu günde poz verme hakkını kendinde buluyorsun?”

Sormak istedim “ülkende, beldende, köyünde ne gibi adımlar attın? Şovdan başka, kullanmakan başka, o gün için yaldızlı ve içi boş etkinlikler yapmaktan başka ne yaptın çocuklar için?”

Özellikle de yönetim koltuklarındaki kişilerin çocuklarla olan pozları ve kutlamaları midemi bulandırıyor. Görevde oldukları süre içinde çocuklar ve haklarını iyileştirmek için ne yaptığı sorulsa verecek cevapları yok çoğunun.

2021’ in son günleri yaşanıyor. Çocuklarla ilgili bir kaç haber tarattım bilgisayarımdan. Yok, bugün çocuk hakları evrensel beyannamesinden ya da BM Çocuk Hakları Sözleşmesinden alıntı yapmayacağım. O yazılı olan maddelerin bizim ülkemiz için ne kadar lüks olduğunu biliyorum. Bugün rastgele birkaç haber seçeceğim basından.  Seçilenlerin – ister siyasi ister sivil toplum örgüleri- o koltuklarda niye oturduklarını sorgulamak için seçiyorum bu haberleri. Ülkenin ve çocukların ne durumda olduklarını anlatmak için seçiyorum. Kısa bir süre sonra gerçekleşecek seçimlerde  aday olurken  kafalara  kazınsın, sorumluluklar  hatırlansın, gerçekler gizlenmesin, süslü fotoğraf karelerinin arkasına gizlenmesin diye yazıyorum.

20 Kasım, geçen hafta  Dünya Çocuk Hakları Günüydü.  Hangi yüzle kutladık bu günü bakıp da yanıtlamamız için. Seçtiğimiz kişilere  “siz o koltuklarda oturduğunuz süre içinde çocukların hayatlarını daha iyiye götürebilmek için ne yaptınız ya da yapacaksınız” diye sormak için yazıyorum aşağıdaki haberleri.

Çocukları bir şov aracı olarak kullanmaktan vazgeçelim. Onlara daha güzel bir gelecek, daha yaşanılabilir bir dünya verebilmek için karar almadıktan, adım atmadıktan sonra yüzümüz yok çocuk hakları gününü kutlamaya.

2021 YILI İÇERİSİNDE YER ALAN ÇOCUKLARLA İLGİLİ BAZI HABERLER:

15 yaşındaki çocuk, iş kazası kurbanı

Güzelyurt’ta bugün 15 yaşındaki Mahmut Gül bir makinist garajında iş yaptığı sırada aracın motorunun üzerine düşmesi sonucu hayatını kaybetti

Bugün saat 11.30 sıralarında, Güzelyurt’ta sakin Mahmut GÜL (E-15), çalışmakta olduğu makinist garajında eski bir araç üzerinden parça söktüğü esnada araç motorunun üzerine düşmesi sonucu olay yerinde yaşamını yitirmiştir.

https://www.havadiskibris.com/15-yasindaki-genc-is-kazasi-kurbani/

 

Kıbrıs Cumhuriyeti’ SMA Tip-1 hastası Asya bebeğin tedavisini üstlenecek.

Cyprus Mail’de yer alan habere göre, SMA Tip-1 hastası Asya Polatlı’nın tedavi masrafları Rum Sağlık Bakanlığı tarafından karşılanacak.

Rum Sağlık Bakanı, gerekli tedavinin yapılabilmesi için onay verileceğini de söyledi. (Eylül 2021)

Bugün 15 yaşında olan kız çocuğunun, öğrenim gördüğü okulda, rehber öğretmenine teyzesinin kocası olan 47 yaşındaki K.I’nın cinsel saldırısına uğradığını anlattı.

https://www.kibrisgazetesi.com/adli-haberler/11-yasinda-cocuk-enistesitarafindan-taciz-edildi-h120091.html

Çocuğu üç kez istismar etmiş

Haspolat bölgesinde, çalışmakta olduğu ağıllar bölgesinde 8 yaşındaki erkek çocuğunu koğuşa götürerek cinsel istismarda bulunmakla suçlanan Y. Ç., isimli kişi tutuklandı

https://www.kibrisgazetesi.com/adli-haberler/cocugu-uc-kez-istismar-etmis-h103958.html

 

Bekirpaşa Lisesi’nde sorunlar bir türlü çözülemiyor.

Öğrencilerin halen daha kimya, matematik ve beden eğitimi dersleri boş geçiyor. Sınavlara bir hafta kala öğrencilerin haklarının Milli Eğitim Bakanlığı tarafından gasp edildiğini iddia eden veliler ise çıldırma noktasında.

http://www.haberalkibrisli.net/egitim/bekirpasa-lisesi-nde-dersler-bos-geciyor-h26760.html

10 yılda, 901 çocuk suç işledi

Mahkemelerin son 10 yıllık faaliyet raporlarında 16 yaşından küçük çocukların suça katılımındaki artış göze çarparken, suç türleri ve genç suçluların sayısı da dikkat çekti. Resmi verilere göre son 10 yılda 901 çocuk suça itildi, mahkûm oldu.

Mahkemelerde 2010-2020 yılları arasında suça karışan çocuklar hakkında 857 dava dosyalandı. Faaliyet raporlarında çocukların mahkûm oldukları suçlar arasında “Soygun”, “Öldürmeye teşebbüs”, “Cinayet”, “Yaralama”, “Tecavüz”, “Silah ve patlayıcı madde” dikkat çekti. Kıbrıs’ın kuzeyinde suça yönelen çocuklar için henüz bir ıslah evi yok. Suça itilen ve hüküm alan genç suçlular da yetişkinlerin bulunduğu kapasitesini çoktan aşan Merkezi Cezaevi’nde ıslah olmaya çalışıyor.

Kaynak: 10 yılda, 901 çocuk suç işledi https://www.yeniduzen.com/10-yilda-901-cocuk-suc-isledi-140337h.htm

ÇOCUKLAR CEZAEVİNDE YENİ SUÇ  MODELLERİ ÖĞRENİYOR

Ülkemizde rehabilite merkezleri veya ıslah evlerinin bulunmaması nedeniyle bir şekilde suça itilen ve yargılanma sürecinden geçip tutuklanan çocuklar cezaevine gönderiliyor.  Cezaevinin de kapasitesinin üzerinde mahkum barındırması ve çeşitli suçlardan hüküm giyen yaşça büyük kişileri bir arada bulundurması, cezaevine gönderilen suça itilmiş çocukların yeni suç modelleri    öğrenmesine yol açıyor. Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS) Başkanı Güven Bengihan, 21 yaşına kadar olan kişilerin çocuk ve genç mahkum olarak adlandırıldığını, Merkezi Cezaevi’nde şu an 48 çocuk ve genç mahkumun bulunduğunu vurgulayarak, ülkemizde ıslah evinin olmaması nedeniyle bu kişilerin büyük bir mağduriyet yaşadığına dikkat çekti.  Evrensel Çocuk Hakları Derneği Başkanı Avukat Laden Asilzade, çocukları suça iten unsurların bulunup ortadan kaldırılmasının en temel çözüm olduğunu dile getirerek, Fasıl 157 Çocuk Suçlular Yasası’na göre 16 yaşına kadar olan çocukların yargılanmaları durumunda ıslah evine gönderilmesi gerektiğini ancak ülkemizde ıslah evi olmadığını söyledi. Asilzade, ayrıca ıslah evlerinin çağ dışı olduğunu ifade ederek, çocukları rehabilite edici rehabilite merkezlerinin oluşturulması gerektiğinin altını çizdi.  Sosyal Hizmet Uzmanı Barış Başel ise çocukların suçlu olarak doğmadığını, bir şekilde suça itildiğini belirterek, çocukların suçla okul döneminde tanıştığını, devlet kurumlarının bu suçlardan haberdar olduğunu, ancak gereken girişimlerde bulunmadığı için potansiyel suçlu yarattığını kaydetti. Başel, suça itilen çocukları rehabilite edici uygulamaların yapılması gerektiğine işaret etti.

https://www.kibrisgazetesi.com/kibris/cocuklar-cezaevinde-yenisuc-modelleri-ogreniyor-h120491.html

 

Kıbrıs Türk Pediatri Kurumu:Ortaya çıkan çocuk istismarı olayları buz dağının görünen kısmı

Kıbrıs Türk Pediatri Kurumu tarafından yayımlanan yazılı açıklamada, Çocuk İzlem Merkezlerinin kurulmasının önemine de vurgu yapıldı. Çocuk izlem merkezlerinin kurulmasının elzem bir ihtiyaç olduğunun savunulduğu açıklamada, bu şekilde mağdur çocukların yaşamış olduğu istismarı çeşitli mercilerde ayrı ayrı anlatmak durumunda kalmayacağı belirtildi.

Açıklamada, çocukların gerek fiziksel gerek ruhsal olarak istismarının çocuk haklarının ağır bir ihlali olduğu vurgulanarak, “Genelde istismar olgularının çocuğun en yakını ve güven duyduğu kişiler tarafından yapıldığı bilinmektedir.  Bu noktada çocukla ilgili tüm profesyonellere, ailelere, öğretmenler ve Devletimize büyük görevler düşmektedir. Gelişmiş ülkelerin aksine, ülkemizde istismarın farkındalığı, çocukların ve ailelerin bilinçlendirilmesi ve sağlık alanında etkin izlem merkezlerinin temel bacağını oluşturan Çocuk İzlem Merkezlerinin henüz kurulamamış olması önümüzdeki en büyük engeldir” denildi.

Çocukların güven içinde olacağı oyun alanlarının yaratılmasına, aileleri ve çocukları bilgilendiren yaygın eğitim programlarına, iletişim kanallarında etkin olarak yer alacak ve yinelenecek eğitici yayınlara, kamu spotlarına ve telefonla kolayca ulaşıp yardım istenebilecek Sosyal Destek hattının çocuklar için uyarlanarak yeniden düzenlemesine ihtiyaç duyulduğunun vurgulandığı açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Çocukların korunması tüm yetişkinlerin ortak sorumluluğudur. Bu sıkıntılı dönemde görüyoruz ki pandemi ile mücadele en ön plana geçmiştir. Ancak ne diğer kronik hastalıklar ne de sosyal sorunlar yanında çocuk istismar ve ihmali hız kesmeden devam etmektedir.  Çocuklarımızı gerektiği gibi koruyamadığımızı görüyor ve geleceğimiz olan çocuklarımızdan özür dilemeyi bir borç olarak görüyoruz.”

 





Başa dön tuşu