
Sabah işe giderken, çocukluğumdan bu yana, “Neden en fazla mal-mülk konusu tartışılıyor?” sorusunun cevabından bir köşe yazısı yazabileceğimi düşünüyordum…
Masama geldim…
Sosyal medyadan gelen mesajlara bakmak için açtığımda bilgisayarımı, Cemal abinin (Tunceri) karikatürünü gördüm.
Tam da bu aslında…
Tam da bu…
“Mal canın yongasıdır” derler ya…
Herkes bıraktığı ile aldığının hesabı içerisinde…
1975 doğumluyum…
Aklımın kestiği yaşlarda, Glavya’dan Alaniçi’ne göçen köylülerimin “mal” sohbetlerini dinlerdim.
Konu hep aynıydı…
Ovadan ekmek kazananlar, “Nerede bizim Glavya, nerede bu Mesarya?” derdi…
Kamu çalışanı olanlar, bıraktığı malın karşılığından fazlasını bulanlar da, “Aha bu gara popaz” diye başlayan cümlelerle, “Glavya’ya dönmek imkansız” derdi.
Sıkıntı olacak
Elbette zor bir süreç yaşanacak.
Evini bırakan olacak…
Ama evinin karşılığını alan da olacak.
Bakış açısı nasıl olmalı?
41 yıldır o malı kullanan artık mal üzerinde hak sahibi…
Yıllarca, “Mal sahibi mülk sahibi, nerede bunun ilk sahibi” denildi.
Artık öyle değil…
Güney’de mal bırakanlar “takas ve tazminat” yolunu kullanacak…
Türkiye’den gelip mal sahibi olanlar tazminat yolu ile mal sahibi olacak.
İnanmayın
Maalesef, “gemilere konup yollanacak” kısmı var ya…
Bunu size söyleyenin de yüzünü tükürün.
Yıllarca babanızı dedenizi bununla kandırdılar.
Şimdi buna kananlar varsa şaşıyorum…
Mülkiyet sorununun nasıl çözümleneceği Annan Planı’nda bellidir.
Takas ve tazminat…
Şimdi de öyledir…
Tek farkla…
41 yıldır o malı kullanan, “Ben çıkmam” diyebilecek…
Çok çok miras kalmayacak
Yani küçük bir örnek vereyim…
Ayşe abla Larnaka’dan Alaniçi’ne göçtü…
41 yıldır bir ev tutuyor…
Rum sahibi, “bana paramı ver” derse…
Annem de, “Benim param yok, evden de çıkmam” diyebilir…
O zaman, Rum, beklemek zorunda…
Allah uzun ömür versin…
Rum’un o eve sahip olabilmesi için annemin Ayşe ablanın ölmesi gerekiyor.
Ayşe abla, ölene dek o evi kullanacak, ancak öldükten sonra, Rum o evi istiyorsa, Ayşe ablanın çocuklarına miras kalamayacak.
Bu işlem için de bir kota olacak…
Rum her istediği evi alamayacak.
10 bin Rum gelsin, adımı değişirim
Rumlara verilecek topraklara 100 bin Rum yerleşecek deniyor…
Öngörülen bir başka nokta da…
60 bin Rum’un Türk devletine bırakılacak topraklara yerleşmesi…
Aha buraya yazıyorum…
6 bin Rum gelip yerleşsin, ben adımı değişirim…
Karpaz bölgesi hariç, Kuzey’e yerleşmek isteyen Rum sayısı bellidir.
Herkes hazır olsun…
“Mal sahibi mülk sahibi, nerede bunun ilk sahibi” değil…
Takas ve tazminat çözecek mal-mülk sorununu…
Bir zahmet, bizim olmayan malın bedelini de ödeyelim…
































