Coşkun KUTAY
Yaptığı önemli transferlerle sezona şampiyonluk parolasıyla giren, ancak, Süper Ligin ilk üç haftasında peş peşe aldığı “beklenmeyen” mağlubiyetlerle,“hayal kırıklığı” yaratan Doğan Türk Birliği, 4-5 ve 6. haftalarda alınan seri galibiyetlerle puanını 9’a yükselterek, “özgüvenini” yeniden kazandı. Dün de, GHE karşısında aldığı üç puanla, “galibiyet serisine” devam etmenin yanı sıra, 5.sıraya yükselerek “zirve” hesapları yapmaya başladı.
Bütün planlarını, “kazanmak” üzerine yapan DTB karşılaşmaya, haftaya oynayacağı “olmak ya da olmamak” modundaki Yenicami karşılaşmasını düşünerek “tempolu” ancak “kontrollü” başladı. Ve, bir an önce gerekli skoru elde edebilmek için de oyunu, rakip yarı alanına yıktı. Oyun düzenini “yenilmemek” üzerine kuran GHE’nin ise ilk hedefi, “kontrollü” oyun ve “savunma” olunca, karşılaşmanın hakimi, rakibine baskı uygulayan ve mutlak kazanmak arzusunun körüklediği mücadele gücü ile de oyuna ağırlığını koyan DTB oldu.
Dakikalar ilerledikçe; müdafaasını ileride kurup, birinci bölgeden başlayan organize ataklarla bir an önce sonuca gitmek isteyen DTB, kanat beki Çağrı’nın ataklara katılmasının yanı sıra, Sercan’ın desteği ile orta alanı parselleyen günün başarılısı Serhan’ın önderliğinde, bloklar arasındaki irtibatı düzenlemeye çalıştı. Ayrıca İ. Çıdamlı ile ekspres gibi kanatlardan gidip-gelen Aydın’ın bindirmeleriyle de, A. Burak ve Lua Lua’ya olumlu pozisyon hazırlamak gayretine girdi. Ancak ilk devrede, önemli pozisyonlar üretmelerine rağmen Lua Lua’nın penaltıdan ve A. Burak’ın da kafa vuruşuyla attıkları iki golle yetinmek zorunda kaldı.
Buna karşın GHE dün ilk devrede, beklenenin üzerinde efor sarf etti. Ve zaman zaman da olsa DTB’ye ayak uydurmasıyla da ortaya, mücadeleye dayalı heyecanlı bir oyun çıktı. Ancak GHE, James’in gayretine rağmen, karşılaşmada orta alanı gereken düzeyde kontrolü altına alamaması, bloklar arasında derinlikler doğmasına neden oldu. William, Ndoe ve Ertan’dan oluşan ikinci bölgeden hücuma yönelik Lawrence ve Ertaç’a yeterli destek gelmeyince, ofansif oyunda zenginlik sağlanamadı ve dolayısıyla da golcü Ertaç, yeteri kadar topla buluşamadı ve etkisiz kaldı. O zaman da organize değil, rakip müdafaanın arkasına atılacak toplardan medet umulmaya başlandı. Ancak bu toplar da, DTB’nin ikiz kuleleri olan A. Sönmez ve H. Kanlı’dan, duvara çarparcasına geri döndü veya rakip kontra atağı olarak kendi ceza alanlarında tehlikeli pozisyona dönüştü.
Benzer senaryoda oynanan ikinci devrede DTB, haftaya oynayacağı Yenicami maçını düşündüğü için olsa gerek, skoru korumak içgüdüsüyle vites küçülttü. Kenan’ı da rotasyona tabi tutup oynatmadı. Ancak yine de Cemal Yaşınses ile bir gol buldu. İyi niyetli mücadelesini sürdüren GHE ise, Ertaç’ın attığı son dakika penaltı golüne sevinemedi. DTB ile baş etmek isteyen takım; DTB kadar “koşmalı”, DTB kadar “mücadele” etmeli ve en önemlisi, DTB kadar “İstemeli”. Maçın yıldızı Serhan Önet: Penaltı kazandırdı. Orta alan hakimiyetini sağladı ve her olumlu atağın başlangıç aktörü oldu.
































