Almanya’da dokumacılık sanatının ilk adımlarını atarak ülkemizde sanatını meslek olarak icra eden Hüseyin Yıkılmaz, ülkemizde mesleğe ilginin giderek azaldığını ve dokumacılığın yavaş yavaş yok olmaya doğru gittiğini söyledi
Kardelen GÖKSU

Lefkoşa’da turistlerin uğrak yeri olan Büyük Han içerisinde birçok zanaatkar ve sanatçıyı barındırıyor. Tarihi mekanın içerisinde, tarihi ve kültürel ürünlerimiz de sergileniyor. Bu zanaatkarlardan bir tanesi de 58 yaşındaki Hüseyin Yıkılmaz. Uzun yıllar yaşadığı Almanya’da şu an yaptığı mesleğe hobi olarak başlayan ve KKTC’ye temelli döndüğünde hobisini mesleğe ve geçim kaynağına dönüştüren Yıkılmaz, el emeği harcayarak yaptığı halı ve kilimlerini Büyük Han’da sergiliyor.
Mesleği Almanya’da öğrendi
Ülkemizin tarihi mekanlarının başında gelen Büyük Han’da dokumacılık mesleğini icra eden 58 yaşındaki Hüseyin Yıkılmaz 28 yıl yaşadığı Almanya’da mesleğe ilk adımlarını atmış. Küçük Kaymaklı doğumlu olan Yıkılmaz, Almanya’da uzun yol seyahat gemilerinde çalışarak geçinen ve bu uzun seyahatlerde döndüğünde boş durmamak için dokumacılık sanatını öğrenerek icra etmeye başlamış.
Almanya’dan dönünce dokumacılık yaptı
Yıkılmaz Almanya’dan ülkemize temelli dönüş yaptığı zaman geçimini sağlayabilmek adına Mağusa Hayvanat Bahçesinde çalışmaya başlamış hayvanat bahçesinde 22 yıl çalışan daha sonra rahatsızlanan Yıkılmaz, tedavi olabilmek için hayvanat bahçesini devretti. Tedavisini olduktan sonra Almanya’da öğrendiği dokuma sanatın icra etmek ve geçine bilmek adına Büyük Handa dokumacılık dükkanını açtı.
Yerli halkın ilgisi yok
Dokuma yapacağı aleti de kendi elleri ile yapan ve halı ile kilim dokuyarak, turistlere el emeği, göz nuru ürünlerini sergileyen ve satan Yıkılmaz, bu mesleğin hobisi olduğunu ve severek icra ettiğini aktardı. Turistlerin dokuduğu halı ve kilimlere ilgilerinin olduğunu vurgulayan Yıkılmaz, yerli halkın ilgisinin ise çok düşük olduğunu söyledi.
İlgisizlik mesleği geriye götürdü
Ülkemizde dokumacılık sanatı ile uğraşan kişilerin çok az olduğunun altını çizen Yıkılmaz, yıllar içinde dokumacılığa ilgin azaldığını ve bu nedenle de hem icra anlamında hem de talep anlamında mesleğin geriye götürüldüğünü kaydetti.
































