KıbrısManşetRöportaj

Doğuştan çevreci çekirdekten siyasetçi: Fazilet Özdenefe


Cumhuriyet Meclisi’nin genç, dinamik ve duyarlı vekili Fazilet Özdenefe ile Girne Camelot Beach’te buluştuk. Hem dalış yaptık, hem de güzel hava eşliğinde deniz ve doğa tutukusunu ve hayatının bilinmeyen tüm yönlerini konuştuk

İNAT ETTİ, BURSU ALDI: Her zaman çok çalışkan bir öğrenci olmuş Fazilet. Babası tıp okumasını istediği halde, o hukukçu olmayı ortaokulda koymuş kafasına. Hatta tahsilini, o zamanlar hukuk bölümü için burs verilmeyen İngiltere’de yapma konusunda da inat etmiş ve ‘Verilemez’ denen bursu alıp İngiltere’ye gitmiş

SİYASET HEP HAYATINDAYDI: Fazilet, 18 yaşını doldurduğunda gönül verdiği partiye üye olarak çok küçük yaşlardan itibaren siyaset hayatına girmiş. Ama şimdiki imkanlarda yokmuş o dönem. Özdenefe “Bizim dönemimizde Gençlik Kolları yoktu. Hazır matbaa da yoktu. Beyaz tişört satın alıp üzerine baskı yapardık, pankartları ellerimizle hazırlardık”

“DAHA GÜZEL BİR DÜNYA İSTİYORUM”: Buluşma yerimizin ve dalış yapmamızın tek sebebi, dalışın Fazilet’in hobisi olması değil. Denizdeki kirliliğe, canlıların karşı karşıya kaldığı tehlikelere dikkat çekmek istiyor. “Seviyorum ülkemi. Denizini, balığını, insanını seviyorum. Çocuklarımız için, doğa ve hayvanlar için daha güzel bir dünya istiyorum” diyor

“KADIN HAKLARINI ERKEKLER GETİREMEZ”: “Siyasi partiler demokrasinin kapı bekçileridir. Kadınların önünü de açmak durumundadırlar. Mecliste, hangi siyasi görüşten olursa olsun, kadının olması çok önemli ve gerekli. Çünkü bu ülkeye tam anlamıyla kadın hakları gelecekse, bunu erkekler getiremez. Hedefim, eşitliğin kâğıt üzerinde kalmaması ve hayata yansıması”

 

Röportaj: Pınar BARUT

Fotoğraflar: Turuğsan ARSLANKELLE

Özdenefe’nin hikayesi, siyasetçi ve hukukçu bir baba ile memur bir annenin ilk çocukları olarak 1980 yılında Girne’de başlıyor.

Orta sınıf bir aile de, çalışan bir anne, ev işlerini ve yemek yapma sorumluluğunu eşiyle paylaşan bir baba ve kız kardeşiyle birlikte mutlu bir çocukluk geçiriyor.

Denize olan tutkusu, siyasete erken yaşlarda atılması, kafasına koyduğunu yapan tarzıyla dikkat çeken bir kadın vekil o. Hadi onu daha yakından tanıyalım.

Fazilet Özdenefe
Fazilet Özdenefe

O bursu almayı kafasına koymuş…

Her zaman çok çalışkan bir öğrenci olmuş Fazilet. Hukukçu olan babası tıp okumasını istediği halde, o daha ortaokuldaken, o dönemler hukuk için burs verilmeyen İngiltere’de okumayı hedef edinmiş.

“İngiltere’de okumak için burs almak tek çaremdi. ‘Notların çok iyi ama, başka bir bölüm yazmalısın’ dediler. Yazmadım. Mülakatta ‘Hukuk istiyorsun ama matematik-mekanik okumuşsun’ dediler. O yaşın da verdiği cesaretle ‘Temelimin matematik olması avantajdır. Siz bu masaya baktığınızda sadece bir masa görüyorsunuz ama ben onun üzerinde çekim kuvvetini, üzerindekiler düşerse neler olacağını düşünüyorum. İyi bir hukukçunun da bunları düşünmesi gerektiğine inanıyorum” dedim.

Tahmin edin sonra ne olmuş? Tabi ki bursu almış.

Dalış hocamız Yankı Karadağlı ile güvenli bir dalışa hazırlandık

“Babamın yolundan gittim”

Tam bir halk adamı olduğunu söylediği babasının aslında bu meslekten daha iyi paralar kazanabilecekken, ihtiyacı olan herkese yardım etmeyi tercih ettiğini söyleyen Fazilet “Ben de babamın yolundan gittim” diyor.

2013 yılına kadar aktif avukatlık yapıyor. Ama 18 yaşını doldurduğunda, gönül verdiği partiye üye oluyor. “Bizim dönemimizde Gençlik Kolları ve hazır matbaa yoktu. Beyaz tişört satın alıp üzerine baskı yapar, pankartları ellerimizle hazırlardık” diyor Fazilet.

2005-2006 yıllarında da partisinde aktif rol almaya başlıyor ve önce kadın örgütü MYK’sına, 2011 yılında da parti meclisine giriyor.

İlk karşılaşma mahkeme bahçesinde…

Bu sırada araya giriyor ve ‘aşk’ diyorum. Acaba eşi ile nerede tanıştı ve evliliğe giden bu hikaye nasıldı?

1998’in yılbaşı tatili için İngiltere’den dönüyor Fazilet. Eşi Akan Bey, stajyer avukat o zamanlar. Babasının hukuk bürosunda deneyim kazanmak için mahkemeye gidip geliyor arada.

“Mahkeme bahçesinde karşılaştık ve ayaküstü konuştuk. O kadar. Sonra İngiltere’ye döndüm. Mezun olup geldim, staja başladım. Akan’ın ofisine de gidip geliyordum bazı davalarla ilgili. Sonrasında birbirimizi fark ettik ve flörtümüzde çok uzun sürmedi”

Çift 2004 yılında evde yapılan mütevazı bir törenle nişanlanıyor, kısa süre sonra da evleniyor. 2009 yılında da kızları Helin’i kucaklarına alıyorlar. Küçük ve demokratik bir aile olarak tanımlıyor çekirdek ailesini.

Sobetimizin bir bölümünü dalış önceki güzel hava da gerçekleştirdik

Sorunun cevabı çok basit..

Kadın neden siyasette olmalıdır sorusunun cevabının çok basit olduğunu, bu toplumun yarısı kadınlardan oluşuyorsa, mecliste de eşit sayıda yer almasının doğal olduğunu hatırlatıyor Özdenefe.

“Bir toplumda, toplumsal cinsiyet eşitliği niye önemli? Çünkü, sürdürülebilir bir ekonomi ve insan hakları bağlamında kabul edilebilir bir seviyeye gelmek için insan kaynaklarınızın yarısını atıl tutma lüksümüz yok”

Dalış hocamız Yankı Karadağlı ile güvenli bir dalışa hazırlandık

“Hangimizin 70-80 yılı var?”

“Her şey iyi gitse bile en az 70-80 yıla ihtiyacımız var, o toplumsal cinsiyet eşitlik noktasına gelmek için” diyor ve “Hangimizin 70-80 yılı var?” diye sorarak, bunun için dünya da birçok mekanizma olduğunu, kotanın geçici bir özel yöntem olduğunu vurguluyor.

“Kadın toplum içindeki yaşamı bakımından erkekten daha farklı tecrübelere sahip. Ailedeki yerimiz, kariyerdeki ilerlememiz de doğrudan doğruya cinsel kimliğimiz ile ilişkili”

Özdenefe ile birlikte, metrelerce derinlikte Havadis flaması açtık

“Denizini, balığını, havasını, insanını seviyorum bu ülkenin”

Buluşma yerimizin ve dalış yapmamızın tek sebebi, dalışın Fazilet’in hobisi olması değil. O, denizdeki kirliliğe, canlı hayatının karşı karşıya kaldığı tehlikelere dikkat çekmek istiyor.

Mecliste bununla ilgili yaptığı konuşmalarıyla da tanıyoruz onu.

“Seviyorum bu ülkeyi. Denizini, balığını, havasını, insanını seviyorum. Madem buradayız ve yaşıyoruz, sadece kendimiz için değil, doğa ve hayvanlar için, çocuklarımız için daha güzel bir dünya istiyorum”

Siyasette Kadın yazı dizisinin muhteşem fotografları çeken Turuğsan Arslankelle, Pınar Barut (ortada) ve Fazilet Özdenefe (solda)

“Orfo avı yasaklanmalı”

Denizler ve canlı yaşamıyla ilgili bilgi birikimi yüksek olan Özdenefe, son durumu anlatıyor:

“İnsan hayatı ve doğal yaşam riske atılıyor. Bölgedeki dalış noktalarındaki balık sayısı azaldı. Mecliste bahsetmiştim, orfo avı yasaklanmalı. Orfo çift cinsiyetli bir balık, 8-12 yaş arası dişi iken erkek olur. Üremeye 4-5 yaşından önce başlamaz. Üremelerini engelliyoruz, yok ediyoruz. Bütün Akdeniz ülkelerini kapsayan, Türkiye ve İtalya’nın da üye olduğu Barcelona sözleşmesi var. Biz de uygulayabiliriz”

Bize eşlik eden Dalış Eğitmeni ve Turizmci Ahmet Gürol Ersun da denizdeki canlı popülâsyonun azaldığını, kıyı şeridinde kirliliğe bağlı olarak deniz kestanesi kalmadığını söylüyor.

Fazilet Özdenefe ve bize muhteşem Kıbrıs lezzetleri hazırlayan annesi Fatma Hanım

 “Fazilet beni hiç üzmedi”

Dalıştan sonra röportajımıza, bize çeşit çeşit Kıbrıs lezzetleri hazırlayan Özdenefe’nin annesi Fatma Hanım’ın evinde devam ediyoruz. Fazilet’in nasıl bir çocuk olduğunu Fatma Hanım’dan dinliyoruz.

“Yaşına göre olgun bir çocuktu, 1 yaşındayken annemi kaybettim, kreş yoktu. 5 yıl boyunca bir arkadaşım baktı Fazilet’e. İlkokul’a başladığında komşumuz Zehra Hanım göz-kulak olurdu ama yalnız kalırdı. O yaşta bile sorumluluğu vardı. Babası, Doğan Türk Birliği maçlarına götürürdü onu. Satranç ve tenis takımındaydı. Beni hiç üzmedi”

Fazilet Özdenefe ile annesinin bahçesinde dolaşırken

 “Kadın hakları gelecekse, bunu erkekler getiremez”

Son olarak soruyorum “Kadının mecliste olması neden önemli?”

“Bu zamana kadar ‘Aman hep erkek olmasın, araya birkaç kadın serpiştirelim’ mantığıyla yapılmış olabilir. Ama siyasi partiler demokrasinin kapı bekçileridir. Kadınların önünü açmak durumundadırlar” diyerek özetliyor durumu Özdenefe ve ekliyor “Mecliste, hangi siyasi görüşten olursa olsun, kadının olması lazım. Bu ülkeye tam anlamıyla bir kadın hakları gelecekse, bunu erkekler getiremez. Yasalar üzerinde eşitlik olması, gerçek hayata yansıdığı anlamına gelmiyor. Hedefim, eşitliğin kâğıt üzerinde kalmaması, hayata yansıması”

Özdenefe deniz altında çok profosyönel

 



Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı