Köşe Yazarları

Doğu Akdeniz Ve Anastasiadis’in Sağduyusu

Eşref Çetinel yazdı...


Sorunun Kıbrıs’tan Doğu Akdeniz’e kaydığını söyleyeli yıllar oldu. Üstelik geçen her gün, bir öncesi güne göre daha tehlikeli sorunlara dönüşüyor.

Doğu Akdeniz olayını daha önce de yazdımdı. Her halde 23 yıl önce falandı. Haftada bir gün Genç Tv. de Lütfi Özter’in programına çıkardık. Önce Lütfi konuşur, o zaman Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı olan Sigortalardan da sorumlu Ahmet Kaşif’i bir güzel yıkar serer, sonra sözü bize bırakırdı. İİşte o programlardan birinde Özer konuşurken Lütfi benim önüme üzerinde haritası olan bir gazete haberinin kupürünü koyduydu. Baktım Doğu Akdeniz’deki Rum’un “doğal gaz sondajları için saptadığı ve Münhasır Ekonomik Bölge ilan ettiği iki üç parselin krokisi.. Söz sırası bana geldiğinde “işte Rum’un yeni oyunu hakkımızın hukukumuzun yeni bir gaspı” dedimdi…

ARADAN yıllar geçti. Rum tarafı Doğu Akdeniz’de kıyısı bulunan tüm ülkelerle ittifaklar yaptı. Mobil gibi dünya devi petrol şirketlerini sondaj çalışmaları için devreye soktu..

Uzun süre Rum’un adadaki Türk toplumunun haklarını gasp ettiğini yazdık. Bu doğal gazda bizim de hakkımız vardır dedik… Neyse ki sonunda Doğu Akdeniz’de 4 yüz kilometrelik Güney kıyılarına karşın sesi soluğu işitilmeyen Türkiye de uyandı ve şimdi de tüm gücüyle bölgede yerini aldı.. Şöyle ki Türk Yunan savaşına doğru! SON olay Türkiye’nin adanın batısında Yavuz sondaj gemisiyle faaliyetlerine başlaması üzerine patlak verdi. Yunanistan ortalığı velveleye boğarken, öte yandan AB temsilcisi Berel de üstüne vazifeymiş gibi Rum savunma bakanı ile helikoptere binerek “Yavuz”un sondaj yaptığı bölgeye gidip havadan tetkiklerde bulundu. Öte yandan biliyorsunuz Yunan Savunma Bakanı da Türkiye’yi savaşla tehdit ediyor.. Ve işte tam bu gelişmeler yaşanırken Rum komşumuzdan bir akıllı ses işitildi.

Bilmeyenler için sorayım: Bilin bakalım bu akıllı ses kimden çıktı? Cevabı, Anastasiadis’ten! Şöyle ki Anastasiadis Berel ile görüşmesinin ardından Rum tarafındaki RİK televizyonuna çıkarak şu “tarihi açıklamayı” yaptı ve bakın ne dedi? (Not: Haberi Hürriyet muhabiri Ömer Bilge’den aktardım.)

“TÜRKİYE ile askeri çatışma Rumların sonu olur. Eğer diplomasi yerine Türkiye ile sorunlarımızı askeri yöntemlerle çözmeye çalışırsak bu sonumuz olur. Böyle bir şey istemiyoruz. Bu yaklaşımım karamsarlık değildir. Sorunlarda hangi silahı tercih edeceğiniz konusudur. Tek kullanabileceğimiz silah da diplomasidir…”

BELLİ ki Anastasiadis’in Türkiye’yi çok iyi tanımasına karşın ben kendilerini iyi tanıyamamışım.. Çünkü anladım ki Rum fanatikleriyle kilisesinde ve Yunanistan’da bulunmayan sağduyu en azından Anastasiadis’te var.. Bu da Kıbrıs’taki barışçı çözüm umudumuzu tazeleyen bir siyasi tutum ve tabi ki her iki halk için kazanç olmalıdır..


KISACA TAKILDIĞIM: (Sn. TATAR’IN ZİYARETLERİ.)

Geçen Perşembe günü sabahı bir arkadaş, “yarın Sn. Tatar’ı davet ettik saat 12’de Büyük Sanayi Bölgesine gelecek… Tabi sözünü ettiğim Mağusa’daki Sanayi Bölgesiydi. Sn. Tatar Sanayide işyerleri olan kişilerle konuşacak sorunlarını dinleyecekti..”

Telefon numaramı verdim. “Geldiğinde bana da telefon edersin” dedim , geleyim. Çünkü Sn. Tatar’ı Kanal T’den yaptığımız “Bizden Size” Programımızdan beridir görmedim. Düşüncem hem Sanayi bölgesiyle ilgili sorunları hem de Mağusa’daki sorunları mümkün olduğu kadar aktarmak yada bazı sorular sormaktı..

Ne var ki Cuma gün  saatlerce beklediğim halde telefon çalmadı. Arkadaşa sordum. “Gelmedi ki” dedi! “Nasıl gelmedi” dedim? Arkadaş şöyle anlattı:

“Biz daha 12 olmadan Sanayi Bölgesinde çalışan elli altmış kişi belirlenen yerde toplandık. Saat 12’i geçti ne gelen var ne giden. Ben de dedi arkadaş, saat birde ayakta beklemekten usandım oradan ayrıldım. Arkamdan diğerleri de ayrılmışlar.. Yani Sn. Başbakan Mağusa Büyük Sanayi bölgesine gittiğinde belirlenen yerde kimseyi bulamadı!..

Yani dedim “Başbakan gelmedi” mi? “Yok dedi geldi ama saat ikiyi geçtiydi!..”

…Zaten haberlerde okuduk. Saat ikide geldi geldi Sanayide kimseyi bulamayınca Mağusa Hastahanesini ziyaret etti..

Tabi yeni bir şey öğrendik.  Sn. Tatar ya çok ama çok meşguller artık verdiği randevularına yetişemiyor… Yada zamanlama sorunu var!”

BU vesile ile yazayım. Şimdilerde Mağusa’daki Büyük Sanayi bölgesinin artık “geçilmez” olan yolları yeniden yamanıyor. Yani “yeniden yapılmıyor, çukurlar dolduruluyor. Kışta tonlarca tırların kamyonların üzerinden geçtiği bu yollar yine atacak, sökülecek, çukurlar yeniden oluşacak..

Mağusa Sanayiinde bir diğer sorun da tıkalı olan logarlardır. Ki yolların bozulmasını tetikleyen de tıkalı olan logarlardaki suların sürekli asvalt yollara akmasıdır. Şimdilerde TC-KKTC Protokolünün sonucunda sağlanan 2 buçuk milyardan ayrılan meblağla tamir edilen bu yollar eğer yeterince ve ciddiyetle onarılmazsa harcanan paraya çok yazık olacak!

 

 

 

 

 


Etiketler

Benzer Haberler

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı