Yenicami, Doğan karşısında 3-1 galip gelirken soğuk soğuk ter döktü. Doğan 43’üncü dakikadan itibaren 9 kişi kaldı ve +6 dakika uzatma dahil rakibinden 2 kişi daha az adamla mücadele etti.
İlk devresi 2-0 Yenicami üstünlüğünde biten maçta, Yenicami ikinci devreye sarı kartlı oyuncularını oyundan alarak başladı. Doğan’ı çantada keklik gibi görüp ikinci devre farka gideceğini bile düşünmüş olabilirler. Maçın başından beri kulübeden içeriye girmeyen Turan hoca, ikinci devre neredeyse 60’ıncı dakikaya kadar kulübesinden çıkmadı. Doğan 9 kişi ile farkı bire indiren golü bulunca bu kez Turan hoca kulübenin içine girmedi.
Doğan takımı için geçen hafta “eskilerin tabiri ile kanları sarı-lacivert akıyor hepsinin. Maç 90 dakika, durmadan koşuyorlar. Çok adamla basıyorlar, sağdan soldan atak geliştiriyorlar. Ligde şu anda Doğan’ın hırsında, isteğinde ve inancında olan çok takım yok. Çocuklar forma aşkıyla mücadele ediyorlar ve çok birlikler” ifadelerini kullanmıştım.
Dün bir kez daha bunu sergiledi Doğan. 9 kişi ile göz açtırmadı rakibine. Yenicami’de gol atamadığı için eleştirilen Esin yine bir penaltı golünden sonra işaret parmağını dudaklarına götürerek susun işareti yapacağına, iki kişi daha az adamla oynayan rakibine karşı kaleyi bulan isabetli şut vurup gol atsa takımının stresini alacaktı. Ama ne o, ne de diğerleri bunu beceremedi.
Aslında Doğan onlara bu izni vermedi ve onlar da teslim oldu desek de olur. Ha Yenicami rakip 9 kişi kalınca konsantrasyonunu bozdu, motivasyonunu kaybetti diyecekler. Bozmasaydı, kaybetmeseydi arkadaş! 11’e karşı 9 kişi ile mücadele yapılıyor ve daha iyi olan 9 kişilik takım.
Bunun başka bir izahı yok. Daha çok isteyen, arzulayan ve inanan takım mağlup oldu, ancak taraftarı ile takım içi bütünlüğü ile Doğan bir kez daha gösterdi ki futbol para ile değil ruh ile oynanır. Ve bir kez daha yazıyorum, bu ligde Doğan’ın hırsında, isteğinde ve inancında olan çok takım yok!
Hakem Kerem Eran çok düdük çaldı, çok fazla kart gösterdi. Kırmızılarda haklı olmasına rağmen her verdiği kararın kendisini eleştirme hakkını doğuracağını bir kez daha hatırlatırım.
































