Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
KıbrısManşet

Okulumuz kapanırsa ölürüz

Hızla artan nüfus nedeniyle Dikmen İlkokulu’nun binaları yetersiz kaldı. Bakanlık çareyi 45 yıldır hizmet veren Köy Kadın Kursu’nun kapatmakta buldu. Ana binadan metrelerce uzaktaki Köy Kadın Kursu binası ana sınıfa çevrilecek. Kursiyerler bu duruma isyan etti: “Okulumuz kapanırsa ölürüz”

 

“BİZİ PSİKOLOGLARDAN TOPLARLAR”: 45 yıldır Dikmen Köy Kadın Kursu’na devam eden Hatice Çevirgen “Burası bizim mutluluk yuvamız. Okulumuzu kapatırlarsa biz ölürüz. Bizi artık psikologların kapılarından toplarlar” diyerek okullarının kendileri için neler ifade ettiğini anlatırken gözyaşlarına boğuldu

 

Pınar BARUT

Kıbrıs kültürünün, Kıbrıs’a özel el sanatları ve el işlerinin yaşatılması ve köy kadınlarının üretime katılması amacıyla kurulan köy kadın kursları, uzun yılladır kadınların büyük ilgisi, emeği ve çabasıyla faaliyet gösteriyor.

Dikmen’de bulunan ve yaklaşık 45 yıldır faaliyet gösteren Dikmen Köy Kadın Kursu’nda ise bir süredir eğitim yapılamıyor. Sebep, Dikmen İlkokul’undaki ana sınıfının yetersiz kalmasından dolayı kurs binasının kullanılmak istenmesi ve kurs için yeni bir yer gösterilmemesi.

Kapısına kilit vurulan kurs için “Burası bizim okulumuz” diyen kadınlar, 2013 yılında Milli Eğitim Bakanlığı ve Dikmen Kalkınma Kooperatifi tarafından ortaklaşa yapılan ve kendilerine tahsis edilen binalarını vermek istemiyor.

“Kıbrıs kültürünü yaşatıyoruz”

Yaklaşık 45 yıldır faaliyet gösteren Dikmen Köy Kadın Kursu’nun katılımcıları, kurs binasının ellerinden alınmak istenmesi karşısında direnç gösteriyor.

Kursiyerlerden, emekli Mahkeme Amiri Ayşe Olay, kursun ilk olarak 1975 yılında İlkokul binası içinde faaliyete başladığını, sonrasında Dikmen Kalkınma Kooperatifi’nin boşaltılan ambarını düzenleyip buraya taşındıklarını söyledi.

Kooperatif, sonraki yıllarda ambarı sebze meyve reyonu için kullanmak isteyince de, dönemin Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanlığı ve kooperatif bir protokol imzalayarak, bakanlığın gösterdiği araziye, ortaklaşa bir prefabrik kurs binası yapıp kendilerine tahsis edildiğini anlatan Olay “O binayı biz dört senedir kullanıyoruz ve el sanatlarını icra ediyoruz. Kıbrıs kültürünü ve sanatını yaşatmaya çalışıyoruz. Hatta Dikmen’de bulunan taburdaki subayların eşleri de geliyor ve bizden Kıbrıs kültürünü öğreniyorlar” dedi.

“Burası bizim okulumuz”

Dikmen İlkokul’un ana sınıfında sıkışıklık oluşması sebebiyle, okulların açıldığı ilk gün apar topar kursun anahtarının istendiğini söyleyen Ayşe Olay,  kendilerine Taşken’teki kursa gitmelerinin söylendiğini belirtti.

“Burası bizim okulumuzdur, bizim için yapıldı, neden bırakalım?” diyen Olay, bu binayı, kooperatifteki odalarını vermeleri karşılığında aldıklarını, binanın ellerinden alınmak istenmesinin, Kıbrıs kültürünün yaşatılmasına karşı bir adım olduğunu iddia etti.

Gözyaşlarına hakim olamayan Hatice Çevirgen’i, kursiyerlerden Ayşe Olay teselli etmeye çalıştı

“Eve mi kapanalım?”

Kursta yaklaşık 20 kadın olduklarını, yıllardır sürekli taşınarak kendilerine zorluk çıkarıldığını ifade eden Ayşe Olay, köy kadın kursları için her yerde muhtarların ön ayak olurken koskoca bir Dikmen Belediyesi’nin olduğu yerde kursun kapanacak olmasını anlayamadıklarını belirtti.

“Ne yapalım, eve mi kapanalım? Evet, çocuklarda önemli ama okullar açılmadan 3 ay yaz tatili boyunca bir prefabrik bina yapılabilirdi” diyerek isyanını dile getiren Olay “ Bu kurs sel felaketinden de zarar gördü. Ne Dikmen Belediyesi ne de bakanlık bize yardım etmedi. Kendi imkânlarımızla dozer çağırdık, temizlettik” dedi.

Kursiyer kadınlar, kapısına kilit vurulan tek odalı okullarının açılmasını bekliyor

 

“Bizi psikologlara muhtaç etmeyin”

Açıldığı ilk günden bu yana tam 45 yıldır Dikmen Köy Kadın Kursu’na devam eden Hatice Çevirgen “Burası bizim mutluluk yuvamız. Okulumuzu kapatırlarsa biz ölürüz. Bizi artık psikologların kapılarından toplarlar” diyerek okullarının kendileri için neler ifade ettiğini anlatırken gözyaşlarına boğuldu.

Kurslarında çok mutlu olduklarını, 3 boyutlu resimler, koza ve lefkara işlediklerini, sergi yaparak Kıbrıs kültürünü tanıtıp yaşatmaktan da keyif aldıklarını söyleyen kursiyerler, binalarını vermeyeceklerini dile getirerek, bakanlığın seslerini duymalarını istedi.