Köşe Yazarları

DEVAM EDEN ÇÖZÜMSÜZLÜK VE KISACA TAKILDIĞIM: (BELEDİYELERLE OKULLAR SORUNLARI!)

Eşref Çetinel yazdı







Türkiye için ne kadar önemli olduğunu söyleyip yazmaya bile gerek yoktur. Çünkü üç tarafı denizlerle çevrili bu koskoca ülkenin hemen yamacındaki Meis ve ve Ege denizindeki yüzlerce adalara karşın “benimdir” diyeceği başka adası yoktur!




Kİ vakti zamanında Osmanlı da adaları hiç sevip benimseyemediydi! Şöyle ki Malta’yı fethetmesi söz konusu olduğunda Osmanlı donanmasını bir baştan bir başa Akdeniz’i dolaşıp adayı bulamayınca geri dönmüş, donanmanın “kaptanı deryası” huzura çıkıp “malta yok padişahım” demiş!



DOĞRUSU Osmanlı’nın Kıbrıs’ı da çok enten püften nedenlerle kaybettiği bir başka tarihi gerçektir. Ki asıl gerçek İngilizin kadir kıymetini bildiği için Osmanlı’nın gözlerinin içine baka baka adayı yutmasıdır..

Haa! İşte biz de adadan göç etmeyip yerleşik düzenini koruyan Osmanlıların bugünlere kadar gelmiş torunlarıyız..

BU tarihi gerçekleri de unutmuş değiliz ama aradan geçen asırlara karşın şimdi işler yine başlara düştü bu kez de adadaki sahipliğimizle rüştümüzü ispat gailesine düştük! Malum siyaseten 450 yıldır adanın sahipleri Türkleriz ama kör talihe bakın, şimdi bu gerçeği hem komşumuz Rumlara hem de başta BM’lerle kabul ettirmeye çalışmak zorunda kalıyoruz!

Ha, Türkiye KKTC’yi artık Ruma Yunana yedirmez başka mevzu!

***

ANSIZIN denecek bir işgüzarlıkla (belki tarihin gözünü başını da yararak) bunları neden yazdım? Kıbrıs, dolayısıyla “Kuzeyi” Türkiye’nin Akdeniz’de konuşlandığı, nüfus akışı ile sahiplendiği, himayesi ve inayeti ile anavatanı olduğu tek adasıdır da ondan!

Çok öncelerden başlayan “Anavatanlığıyla” da 48 yıldır bu adada güvencemiz ve varlık nedenimizdir.. FAKAT yarım asırdır Türkiye’de çok büyük sosyo ekonomik değişimlerle mesela turizm patlamaları olmasına, artık dünyada adı sanı ile itibar kazanmasına hem siyasi hem ekonomik yönden söz saz sahibi durumuna gelmesine karşın; koltuğunun altındaki KKTC’yi, “işte eserim” diyebileceği ne doğru dürüst bir siyasi istikrara kavuşturabilmiştir ne de bir ekonomik potansiyelin hatta olması gereken turizm sektörünün ülkesi yapabilmiştir!

DOĞRU olması gereken bir anlatımla Kuzey Kıbrıs bir Güney kadar olamamıştır! 48 yıldır da Ankara’ya muhtaç bir ülke olarak hayatını ancak idame ettirebilmektedir!

Kİ Türkiye öte yandan, yıllardır 4 milyon Suriyeli göçmenin kahrını çekmektedir şimdi ülkeden ayrılmaları gerektiği için kendilerine Güneydeki topraklarında ikamet edebilecekleri konutlar yapmaktadır..

***

NE DİYECEKTİM? Türkiye ile entegrasyonu gerçekleştiremedik, doğrusu bunu biz istemedik!

Hatta onlar da istemediler! Nitekim aramızdaki TC’liler Annan Planı kampanyaları sırasında olası bir çözümle adadan ayrılıp geldikleri yerlerine geri dönmeleri söz konusu olmasına karşın aileler bazında  on bin avro tazminat alacakları vaadi ile aldatılarak referandumda plana “evet”  dedilerdi! Yani Kuzey’de o kadar yamalamaydılar!

PEKİ şimdi durum vaziyetler nedir? Rumlardan kalan toprakları satmayı onlar da öğrendi!

NE var ki adanın 48 yıldır makûs talihinin değiştiğini söylemek hâlâ mümkün değildir.

***

KISACA TAKJILDIĞIM: (VE İNADA MURATTA BELEDİYELER BİRLEŞTİRİLİYOR!)

Var olan sorunlarımıza bir yenisini daha eklemek için! Ki bundan sonra medyanın olağan günlük haberlerine yeni bir sorunun daha haberleri eklenecek. Şöyle ki:

“Falan yörede kaç gündür sular akmıyor ne gelip bakan var ne ilgilenen…”

“Filan köyün yol ışıkları bir haftadır yanmıyor. İlgili yetkililer nerde?”

“Falan Belediyeye sürekli şikâyetlerde bulunulduğu halde son yağmurlarla birlikte akıp giden asvalt yol hâlâ yapılmadı arabalar geçemiyor!”

Filan köydeki “çocuk parkının ışıkları yanmıyor üstelik pislik içinde!”

Falan yörede mezarlıktaki otlar insan boyunu geçti temizleyen yok!..”***

BELEDİYELER birleştirildi ya! Bundan sonra bu ve benzeri şikâyetleri işitmekle kalmayacak “biz belediyemizi isteriz” feryatları da ayyuka çıkacak!

Kİ bu ülkede Belediyesi olan yerlerde bile doğru dürüst belediye hizmetleri yoktur!

ASLINDA temizlik tertip ve bayındırlık için bütçeden harcanan paralardan tasarruf yapılamaz!.. 28 Belediyeyi 18 indirmekle Belediyelerin hizmet alanları azaltamaz, aksine bir araya sıkıştırıldıkları için verilmesi gereken hizmetlerin külfetleri daha çok artar..

…TABİ Belediyelerin birleştirilmesi konusunda karar verilmiş icraat başlamıştır. İnşallah hayırlı ve başarılı olur…

***

ÖTE YANDAN: Her yıl olduğu gibi yine olmakta!

Okullar açılıyor ya! Başta medya olmak üzere, veliler, eğitim camiası, duyarlı yurttaşlar uyarıyorlar: “Okullar dökülüyor!

VE ekliyorlar: Onarımlar, restorasyonlar için neyi bekliyorsunuz? Okulların açılmasını mı?

Hemen her yeni ders yılında sürekli tekrarlanan ayni sorun: Dersler başlar ama bazı okullar ya hâlâ tamir yüzü görmemişler yada yeni ders yılına yine geçmiş yıllardan kalan harabiyet ve eksiklikler  içinde başlanır, feryatlar da hiç bitmez! OYSA tatil dediğiniz sadece öğrenciler içindir. Nedense yıllar yılıdır gelip giden onca Eğitim Bakanları bu gerçeği çok iyi bilmelerine karşın her yıl öğrencilerle birlikte tatil yaparlar!

 

 









Başa dön tuşu