SürmanşetYaşam

Kuzey Kutbu’ndaki parlayan balığın damarlarında rekor miktarda antifriz tespit edildi







Amerikan Doğa Tarihi Müzesi’nden bilim insanları, Kuzey Kutup Bölgesi’nin “parlayan” balığının antifrizle dolu olduğunu tespit etti.




Evolutionary Bioinformatics adlı hakemli bilimsel dergide iki gün önce yayımlanan çalışmada, Latince adı Liparis gibbus olan alacalı salyangozbalığındaki antifriz seviyesinin daha önce hiçbir canlıda görülmediği yazıldı.



Aşırı hava koşullarında bir aracın motorunun sıcaklığını düzenlemeye yarayan antifriz, bazı canlılarda da benzer bir işlev görüyor. Özellikle Grönland gibi kutup sularının olduğu soğuk ortamlardaki canlılar, buna benzer bir korumaya sahip olacak şekilde evrimleşmiş durumda.

Antifriz proteinleri ilk kez yaklaşık 50 yıl önce Antarktika’daki bazı balıklarda keşfedilmişti. Balıklar, bazı soğukkanlı sürüngen ve böcek türlerinin aksine vücut sıvıları donduğunda hayatta kalamıyor. Genellikle karaciğerde üretilen bu proteinler, vücut sıvılarının donma noktasını düşürerek canlıların sıfırın altındaki sıcaklıklarda da yaşayabilmesini sağlıyor.

Alacalı salyangozbalığı, Kuzey Kutbu’nda bir ilk

Araştırma makalesinin yazarları John Sparks ve David Gruber, 2019’da bir keşif gezisine katılmış ve Grönland açıklarındaki buzdağı habitatına gitmişti.

Biyoloji profesörleri böylece alacalı salyangozbalığının hem kırmızı hem yeşil ışıklar saçtığı belirlemişti. Böylece bu canlı, Kuzey Kutbu’nda biyofloresan yeteneğinin ilk örneği unvanını almıştı.

Güneş ışığından gelen enerjiyi emme ve onu farklı bir renk tonunda yeniden yayma yeteneğine biyofloresan adı veriliyor. Biyofloresan, canlıların derilerinde veya dokularında bulunan ve ışığı soğuran proteinler sayesinde meydana geliyor. Bu proteinler mavi ve morötesi dalga boyundaki yüksek enerjili ışınları soğuruyor ve daha düşük enerjili ışınlar olarak geri saçıyor.

Bu sayede söz konusu özelliğe sahip canlılar morötesi ve mavi ışık altında yeşil, turuncu veya kırmızı renkte görünüyor. O yüzden Kuzey Kutup Bölgesi’ndeki salyangozbalıklarının hem kırmızı hem de yeşil ışıklar saçmasının, bilim insanlarını epey şaşırttığı belirtiliyor.

Balığın biyofloresan özellikleri hakkında daha fazla bilgi edinmek için incelemelerini sürdüren uzmanlar, şimdiye kadar gözlemlenen en yüksek antifriz proteinleri seviyesiyle karşılaştı.

Alacalı salyangozbalığında proteini kodlayan iki farklı gen ailesi olduğu da tespit edildi.

Gruber, antifriz proteinin küçük buz kristallerine yapışarak büyümesini engellediğini söyledi:

Kuzey ve Güney kutuplarındaki balıklar bu proteinleri birbirinden şekilde geliştirdi. Aşırı soğuk sularda yaşayan bu küçük salyangozbalığının antifriz proteinleri ürettiğini zaten biliyorduk. Ancak proteinlerle ne kadar dolu olduğunu ve bunları üretmek için ne kadar çaba harcadığını fark etmemiştik.

Sparks ise birbiriyle bağı olmayan balık soylarında gelişmesinin, bu proteinlerin söz konusu canlılar için ne kadar önemli olduğunu gösterdiğini vurguladı.

Küresel ısınma sebebiyle okyanus sularında sıcaklıkların arttığına dikkat çeken araştırmacılar, alacalı salyangoz balıklarının geleceği hakkında soru işaretleri olduğunu ifade etti.

 

Independent Türkçe, CNN International, Live Science

Derleyen: Uğurcan Yıldız









Başa dön tuşu