Eğitim adına haftanın gündemi deprem oldu. Son dönemde eğitim adına temkinli açıklamalar yapan, kırıcı değil yapıcı olmaya çalışan KTÖS çok önemli bir konuyu gündeme taşıdır.
Hükümetin halktan topladığı deprem paralarının okulların güçlendirilmesine kullanılmadığını, başka yerlere kullanıldığını ve bu nedenle bazı okulların güçlendirilmesi ve tamiratlarının durduğunu açıkladı.
Bunun üzerine hem Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu hem de Maliye Bakanı Özdemir Berova açıklama yapmak durumunda kaldı. Bakan Çavuşoğlu’nun “Maliye Bakanlığı’ndaki dönemsel yazışma işlemleri nedeniyle bazı gecikmeler yaşandı, ancak bu durum çalışmaların durduğu anlamına gelmez. Ödemelerde yaşanan aksaklıklar, bazı okullarda süreci yavaşlatmış olabilir, fakat gerekli çalışmalar devam ediyor” şeklindeki açıklamasından anlıyoruz ki okullardaki güçlendirmelerde bir yavaşlama ve aksaklık var…
Ayni konu üzerine Maliye Bakanı Özdemir Berova da “Ödemelerin durduğu haberleri iddiaları kesinlikle doğru değildir. Ödemeler düzenli olarak yapılıyor, yapılacaktır” dedi.
İki bakanın açıklamalarını okuduğunuz zaman aslında bir biri ile örtüşmediğini görürsünüz. Müteahhitleri de dinlediğinizde onlar da gecikmelerin olduğunu belirtiyor.
Tüm bu tartışmalar yaşanırken ardına Kıbrıs’ta arka arkaya yaşanan depremler sonrasında uzmanların uyarısı çok da ciddiye alınmadı.
Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (KTMMOB) Eski Başkanı Tunç Adanır “Bilim insanları Kıbrıs’ta 7 şiddetinde deprem bekleniyor diye uyarırken, her gün bunun habercisi niteliğinde sarsıntılar yaşanırken neden bu konuyu gündeme getiremiyoruz?” diyerek şikayetlerini dile getirdi.
Yerbilim Mühendisleri Odası eski başkanı Oğuz Vadilili ülkede son günlerde yaşanan depremlerden sonra hükümete çağrıda bulunarak “bugünkü kayıtlar bize buraya farklı bir gözle bakmamız gerektiğini çok açık gösterdi. Ciddiye alınması gereken bir olay yaşadık. Tamamlayamadığınız okulların güçlendirme projelerini tamamlayınız. Yeni okulları inşa ediniz. Yeni hastaneler inşa ediniz” dedi.
Ülkede son hafta yaşanan ve söylenenlere baktığımız zaman bu deprem meselesi ülkedeki birçok konudan çok daha önemlidir. Belli ki Türkiye’de yaşanan 6 Şubat depreminden gerekli dersleri almamışız.
Bu depremin üzerinden neredeyse iki yıl geçiyor. Güçlendirilmesi gereken okullar, hastaneler ve devlet daireleri vardır. Bu konuda çok yavaş ilerlediğimizi söylemek mümkün… Ancak doğa bizi sürekli uyarıyor. İlla ki birilerinin başına bir şey geldikten sonra mı önlem alacağız?
Daha önce okullarımızda tavan çökmesi ve benzeri olayların yaşandığını biliyoruz. Daha ağır olaylar yaşanmadan, erken zamanda önlemler alınması gerekiyor. Kıbrıslı Türklerin 6 Şubat’ta yaşanan kayıplar sonrasında başka kayıplara tahammülü yoktur.
Tam da bundan dolayıdır ki bu deprem meselesini ciddiye almak durumundayız. Uzmanların sürekli uyarıları var. Hükümet gereksiz konularla gündemi meşgul ediyor. Geçtiğimiz hafta yaşananlar bize göstermiştir ki gerçek gündem içerisinde deprem meselesi en ön sıralardadır.
En erken bir zamanda çocukların deprem korkusu yaşamadan başını sokacakları okulları olması gerekiyor. Konteyner sınıfların ortadan kalkacağı, yeni okul binalarında eğitim yapılacağı günleri dört gözle bekliyoruz.
Çünkü bizim çocuklarımız da bunları hak ediyor.
































