Köşe Yazarları

Denenmeyen hakemlik ile Akıncı kaldı






Anlaşmazlıkların çözümünde uygulanabilecek müzakere yöntemlerini anlatan kitaplara bakın.

Kitapta yazılı yöntemlerin 40 yılı aşkındır süren Kıbrıs müzakere sürecinde uygulanıp uygulanmadığı ile kıyaslayın.

xxx

Çözüm için en beklenmedik olanından başlayalım.

Bir anlaşmazlık taraflardan birinin teslim olması ile sonuçlanabilir.

Bunun daha yumuşak ifade edilen hali de ikna olmaktır.

Kötü bir sonuç gibi gözükse de toplamda çıkarları korumak adına teslim veya ikna olarak sorunu çözersiniz.

Konumuz değil ama İngiliz bu adada bunu yapmadı mı?

İngiliz alın ‘’bağımsızlığınızı’’ verin deniz kenarından iki üs dedi ve adanın geriye kalanını ‘’yönetimiyle’’ verdi.

‘’Algı’’ ile ‘’olgu’’ arasındaki farkı ne kadar güzel uygulamaya koydu.

Kitapta yeri var. Gerekirse mahsustan teslim ya da ikna ol diyor.

Bizim ya da Rum’un bunu yapması mümkün mü?

Tabii ki değil. Teslim ya da ikna olacağına öl daha iyi. Bizdeki algı da olgu da bu.
xxx

İhtilafı çözmenin diğer bir yolu problemi çözmeyi ertelemektir.

Taraflara çözümsüzlüğün maliyetinin daha fazla olduğunu düşündürtmesi için bu yola gidilebilir.  Bizde bu denendi taraflar tınmadı bile.
      xxx

Müzakerecilerin değişmesi de diğer bir yöntemdir.

Ezberin bozulmasına zemin oluşturması için yapılır. O yapamadı sen yapar tarihe geçersin diye yeni görüşmeciye ‘’gaz’’ da verilir.

Detayına girmeyelim ama bu da denendi sonuç vermedi.

xxx

Diğer bir yöntem de birlikte çözüm üretmektir.

Sen ne kazanacağına odaklanırsın, karşı taraf da kendi kazanacağına odaklanır. Burada bir püf noktası vardır.

Eğer ihtilaf masada konuşulduğu şekildeyse, bu yöntemle çözüm bulmak mümkündür.

Ama değilse, başka bir sebebi varsa, boşuna zaman harcamaktır bu.

Taraflar problemi aynı şekilde algılamazlarsa problem çözülemez.

Bizim yaşadığımız bu.

Masada söylemese de Rum bizi azınlık olarak görüyor. Kitap, birlikte çözüm eşitler arasında yapılabilir diyor.

Birlikte çözüm üretme yolunu açmak için işin içine gaz da katıldı. Her iki tarafa olumlu katkısı olabilecek bu gelişme bile ortak çözümü değil Akdeniz’de askeri tatbikatları ve savaş hazırlığı yapan yeni ittifakları getirdi.

xxx

Diğer bir yöntem ilgilenmiyorum, gidiyorum deyip çözümü dikte etmektir.

Güç tek bir noktadaysa bunu yaparsınız.

Rum’a Türkiye’nin bölgesel güç olacağı ile ilgili telkinde bulunulması da bu yöntemin ürünüdür.

Rum’un tek başına AB ye girmesi de bize karşı uygulanan bu yöntemin ürünüydü. Annan Planı’na bizim evet dememiz bunun etkisi altında oldu. Şimdi gaz ile ilgili de yapılmak istenen budur.

Anlayacağınız bu yöntem de her iki taraf için denendi ve tutmadı. 

xxx

Daha çok doğu kültüründe karşılaşılan ihtilafla diğer bir baş etme yöntemi de kıyasıya pazarlık etme yöntemidir.

Pazarlık genellikle tek bir unsur üzerinde yapılır. İhtilafın en önemli noktası belirlenir ve ortak nokta arayışı başlar.

Taraflar 50 yıla yakın sürede o kadar farklı pozisyonları ortaya koydular ki, bunu bir iki unsura indirgemek ve doğu usulü pazarlıkla bu işi çözmek mümkün değildir.
xxx

İhtilafı çözmekteki diğer yöntem müzakere etmektir.

Pazarlık bir veya iki unsur üzerinden yapılır. Müzakerede ise amaç bu unsurların sayısını mümkün olduğunca artırmaktır.

Bir şey alabilmek için bir şey vermek lazım. Bunun için belirlenecek olan pazarlık unsurları çok önemlidir.

Verilen beyanatlarımıza bakılırsa biz bunu yapmaya çalışıyoruz.

Rum işin bu noktaya gelmesi ihtimalinde masadan kaçmayı göze almış ve destek de bulmuştur. Bizimkiler bunun farkında bastırıyorlar ama iş toprak konusuna geldiğinde burada da bizim ne yapacağımız merak konusudur.

xxx

Tüm bu alternatiflerin en sonunda başvurulan yöntem de hakemlik müessesesidir.

Adaletli bir hakemlikle bile sonuçlansa sonrasında ilişkinin sürdürülebilir olup olmayacağı düşündürücü olan bir yöntemdir bu. Kendileri anlaşamayanların sonrasında birlikte yönetmeleri risklidir. İki tarafın referandumda karşı çıkacağı bir durumla karşı karşıya kalınacak bir sonuç göze alınır mı? Kıbrıs Cumhuriyeti bu müzakere yöntemi sonucunda kuruldu. Sonuç ortadadır.

Kıbrıs sorununda ‘’kitapta’’ yazılanların hepsi denendi. Ama olmadı.

Geriye bence son bir kez yeni görüşmecinin denenmesi kaldı.

Annan planından sonra Talat ve Hristofyas’ın başarısız olması Rum’u bilmem ama Kıbrıs Türkü için göz açıcıydı.

O Talat ki KKTC’nin kuruluşuna ağladığını söyleyecek kadar inançlı bir çözüm yanlısı bile olsa o da çözemedi.

Şimdi bizim tarafta Talat’tan sonra türünün son örneği Akıncı kaldı.

Yeter ki Akıncı görüşmelerin sonsuza kadar gidemeyeceğini söylesin ve ‘’ya anlaşma ya da tanınmayı’’ ima etsin. Benim oyum Akıncı’nındır.

Akıncı’nın da sonuç alamadığı bir süreçte Kıbrıs Türkü’nün artık Rum’la anlaşma ihtimali kalır mı?

Bu işi daha fazla uzatmadan öyle ya da böyle hallolacağını görmek istiyorsanız Akıncı’ya oy vermek için yeterli bir sebeptir.

Dedim ya bunun için benim oyum Akıncı’nındır.

Rum’a güveniyorum da ondan.

Ha müzakere sürecindeki tüm bu gidişat gazın batı için en uygun fiyat ve koşullarda çıkarılmasına sebep olacak.

Ne demişler ihtilaflı mal ucuza gider.

Kimin umurunda gaz yeter ki gururlu algımız bozulmasın.

Bir tek bu konuda Rum ile mutabıkız.







Başa dön tuşu