Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Davulda peşrev olmaz…

Sanki zaman durdu,

Fırtına öncesi sessizlik gibi.

Halbuki hava parçalı bulutlu,

Rüzgar sert esmekte…

***

Yeni bir siyasi dönem var,

Ama karamsarlık çöktü memlekette,

Belki bunun için bu sessizlik…

***

Selimiye Meydanında Belediyeler Binasının içine girdik.

Osmanlı fetihçilerinden sonra Kadı Menteş Konağı olarak bilinirdi.

Daha önceleri Latin Başpiskoposlarının oturduğu yer.

Altı Latin, üstü Osmanlı, içinde oturan Kıbrıslı.

Ortaokulu okumuştuk orada,

Bulunduğum sınıfa girdim.

Meğer Başkan odasıymış.

Kulaklarımda tarih hocası Osmancık’ın,

Koridorlarda okul Müdürü Kinova’nın sesi…

***

Bir duyuma göre bu bina geri alınmak isteniyor…

***

Hiçbir şeyin devamlılığı yok ya,

Hep o okul kalsaydı,

Bir tarihi olurdu,

50’inci, 60’ıncı yıl falan,

Büyük törenlerle kutlanırdı her yıl.

Hangisi öyle ki.

Şaşar kalırsın…

***

Sen kapılarla uğraşırken,

O mescit açmaya hazırlansın.

Mağusa’da Turizm Ofisini mescit yapacaklarmış.

Turistler surlariçine girerken önce mescidi görsün…

***

Belediyeler Birliği binasının geri istenmesinin nedeni nedir?

Yakında anlaşır herhalde…

***

İşte,

Laiklik de tartışılmaya başlandı.

Zaten laik olduğuna bin şahit ister imamın…

***

Bir yetkilimiz İngiltere’ye gittiğinde,

Ya da Almanya’ya,

Ya da İtalya’ya,

O ülkenin din adamları ile görüşmelerde bulunur mu?

Onlara nezaket ziyaretleri yapar mı?

Din adamından İrlanda veya İskoçya meseleleri hakkında bilgi alır mı?

Papaza “İskoçyalıların bağımsızlık elde etme ihtimalleri nedir?” diye sorar mı?

***

İngiliz Yüksek Komiseri bizim memur imama ziyarette bulunur.

Barışı sorar, çözümü sorar.

Sanki İngiliz Sömürge dönemi sürmekte.

Halbuki daha yıl 1891.

Mevsim kıştır.

25 Aralık günü Zaman gazetesi yayınlanır.

Amaçlarından biri “İngiliz sömürgeciliği ile savaşmak” tır.

Ki birinci madde budur…

***

Yeni hükümet programında 10 kez anavatan denmiş, 31 kez Türkiye.

Tamam da geçmişi var.

Verdiğimiz tarihte Zaman gazetesinin amaçlarından biri şöyle duyuruluyordu:

“Ulusal bilinci ayakta tutmak, anavatana güven ve bağlılığı devam ettirmek.”

***

Yıl 2016.

Yine aynı “yağcılık” ları yapanlar varsa,

Sen kendine bakacaksın,

Ki neden yoksun.

Ne istiyorsan,

Neden beceremiyorsun…

***

Aha mescit de geliyor,

Nerdesin,

Mecliste mi?

***

Sana sorsalar “Fenerbahçeliyim” diyorsun ya,

Küçük Kaymaklı bu yüzden izleyicisiz oynar…

***

Sudan sonra sıra elektrikteymiş.

Sessizliğin, kötümserliğin bir nedeni de bu mu?

Durum şudur:

1920-1923 yılları arasında Davul adında bir gazete yayınlanıyordu.

Mizah gazetesi.

Gazete logosunun altında şu sözler yazılıydı:

“Davulda peşrev olmaz,

Ne çıkarsa bahtına”