Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

AB’ye uyum konusu

Kıbrıs sorununu çözmek, ortaya kapsamlı bir çözüm planı çıkarmak için müzakereler devam ediyor.

Liderler son iki görüşmelerinden sonra yeniden halklarına umut dolu mesajlar verdiler.

İşlerin iyi gitmekte olduğunu söylediler.

Hedefin 2016 yılı bitmeden Kıbrıs meselesinin çözüme ulaştırılması olduğunun altını çizdiler.

Kısacası çözüm uzak değil ve mümkün.

Ama hiçbir şey bitmeden bitti denilemeyeceği gibi müzakere süreci de tamamlanmadan her şeyin bittiği söylenemez.

Ancak Kıbrıs Türk tarafı olarak bizim müzakere sürecinin sonuçlarından bağımsız bir şekilde kendimizi uluslararası sisteme entegre olabilmek için hazır hale getirmemiz gerekir.

CTP-UBP koalisyon hükümeti döneminde müzakere sürecine paralel olarak AB ile uyum çalışmaları yoğunlaştırılmıştı.

Ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin bu konuda daha önce çıkardığı engeller ortadan kalkmış, AB’den gelen heyetler Kuzey Kıbrıs’taki kurumların AB’ye uyumu konusunda hummalı bir çalışma programını uygulamaya koymuştu.

Eminim bu uygulama yeni kurulan UBP-DP koalisyon hükümeti döneminde de devam edecek.

Edecek etmesine ama bu konuda bir sorun var.

AB’den uyum çalışmaları için gelen heyetler burada karşılarında işi ciddiye alıp uygulayacak muhataplar bulamıyorlar.

Kurumlarda kimse AB ile uyum çalışmalarını sahiplenerek sonuçlandırmak için çalışmıyor.

Yani boşa kürek çekiliyor.

Bu iş ciddiye alınmıyor.

Yetkililer yetkili oldukları kurumların mevzuatına ve durumuna hakim değiller.

Kuzey Kıbrıs’ın yasal mevzuatının uygulanmasında sıkıntılar var.

AB’li muhataplar ile görüşen yetkililer çok sık değiştiği için devamlılık da yok.

Devamlılık olmayınca da beklenen işbirliği ve verimli çalışma ortamı yakalanamıyor.

Yapılan görüşmeler laf ola görüşmeler olmanın ötesine geçemiyor.

Sık sık değişen üst düzey bürokratlar “Bizde sistem bu” savunması yaparak muhataplarına KKTC’deki durumu anlatmaya çalışsa da karşıdakiler bu durumlara akıl sır erdiremiyor.

Bize özgü alışkanlık ve uygulamalar bizi dünyadan uzak tutmaya devam ediyor.

Ve biz bunları değiştirme ve kendimizi dünya ile entegre olmaya hazır hale getirecek adımlar atma konusunda ortaya kararlı bir irade koyup uygulamaya geçemiyoruz.

An geliyor kendimizi muhataplarımız karşısında küçük düşürecek görüntüler verebiliyoruz.

Bu durum gerçekten çok üzücü ve acı…

Kendimizi yenileme, değiştirme fırsatlarını kullanamıyoruz.

AB’ye uyum çalışmaları sistemi düzeltmek, kurumlarımızı verimli hale getirmek için bir fırsat.

Ama şu ana kadar bu fırsatı kullanıp kendimizi değiştirme yönünde adım atamadık.

‘AB’ye uyum’ konusunda an oluyor mangalda kül bırakmıyoruz ama uyumsuz davranmaya devam ediyoruz.

Statükoyu kıramıyoruz.