KıbrısSürmanşet

DAÜ-SEN: “Hayat pahalılığı artışı yasal , zorunlu bir yöntemdir”







Doğu Akdeniz Üniversitesi Akademik Personel Sendikası (DAÜ-SEN), maaşlara yansıtılması gereken hayat pahalılığı artışının  zamlar karşısında alım gücü azalan dar ve sabit gelirli kesimlerin alım gücünü koruyabilmek için kullanılması yasal olarak zorunlu bir yöntem olduğunu vurguladı.




DAÜ-SEN açıklamasında “ Bu, ekmeğini çalışarak emeğiyle kazanan kesimlerin en doğal hakkıdır. Bu hak sadece kamu çalışanlarının hakkı değil, özel sektör çalışanlarının da hakkıdır.” İfadeleri kullanıldı.



Hükümetin  maaşlara yapmak isteyip sonradan vazgeçtiği kesintinin 6 aylık kaybı 12 aya çıkaran en temel haklara  saldırı olduğu, bu saldırının özel sektör çalışanları için devam etmesinin vicdanen ve aklen kabul edilebilecek bir durum olmadığı kaydedildi.

Kriz dönemlerinde dünyadan uygulamalara yer verilen açıklamada,  sosyal devletten yana olan hükümetler sınırlı kaynaklarını zenginden yana değil dar ve sabit gelirlilerden yana kullanmayı tercih ettikleri, KKTC’’deki hükümetlerin ise kriz döneminde tam tersi politikalar uyguladıkları iddia edildi.

Bugün yaşanılan tablonun zorunluluk değil tercih olduğu vurgulanan açıklamada, “Hükümet anayasada tanımlanan ‘sosyal hukuk devletini’ hayata geçirmek, bu yönde politikalar uygulamak yerine, sosyal devleti de hukuk devletini de yok sayan politikaları hayata geçirmeyi tercih etmektedir.” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, “DAÜ-SEN, diğer sendikalar ile beraber, hükümetin maaş kesintileri ile ilgili yürürlüğe koyduğu ‘yasa gücünde kararnamenin’ anayasaya olan aykırılığı nedeniyle söz konusu kararnamenin yürütmesini durdurmak için anayasa mahkemesine ortak başvuruda bulunmuştur. Yargı süreci sonuçlanmadan hükümet bu kararından vazgeçtiğini açıklamıştır, ancak sosyal devlet ve hukuk devleti için mücadele tüm mağdur kesimler için her platformda devam etmelidir. Toplumsal sendikacılık anlayışımız tüm emek kesimlerinin yanında olmamızı gerektirmektedir.” denildi.

 DAÜ’nün bugün itibarıyla devletten aldığı bütçe katkısı yıllar içerisinde yüzde 30’lardan  yüzde 1’in altına düştüğü kaydedilen açıklamada, “DAÜ’ye olan devlet katkısının neredeyse sıfıra ulaştığı ve yüksek öğretim kurumlarının herhangi bir standarda ve kalite kriterlerine bağlanmadığı bu koşullarda, bir devlet üniversitesi olarak standardını ve kalitesini korumaya çalışan DAÜ, yüksek öğretim kurumları arasında olan rekabette maalesef avantajlı değil dezavantajlı duruma getirilmiştir.” denildi.

Yüksek öğretimde, giderek artan kalite ve standartsızlık sorununun tüm yüksek öğretim alanını tehdit eder noktaya geldiği ve mevcut  koşullarda yüksek öğretim alanının sürdürülebilir olmasının  mümkün görülmediği belirtildi.