Asya’yı el birliği ile öldürdük
Sistem…
Devlet…
Devlet’te yönetici olmuş vurdumduymaz insanlar…
İhalelerden para koparmayı iş yapmanın önüne koyan müteahhitler…
Duyarız vatandaşlar…
Kısacası bu statüko…
Bu lanet yapı…
El ele verdik ve Asya’yı 20 yaşında öldürdük…
Sabah erken saatlerde okuluna gelmek üzere Güzelyurt’tan yola çıktı…
Belki süratliydi…
İnsandır…
Belki hatalıydı…
İnsandır…
Belki dalgındı…
İnsandır…
Ölmesi mi gerek?
Ne işe yarar bu devlet?
Ne işe yarar bu devleti yönetsin diye halktan oy isteyenler…
Ne işe yarar beş ogga maaşla kamu yönetimine soyunanlar…?
Utanmadı, “süratliydi” dedi
Defa defadır bu yolu gündeme getirdik…
“Bariyer ihalesi yarım kaldı” dedik…
“Birileri daha ölecek” dedik…
“Anlaşmazlığı çözün, ihaleyi tamamlayın” dedik…
“Bunu da başaramadınız” diye manşet attık…
Görevde hep aynı karayolları dairesi müdürü…
Hasan Nihat Erduran…
Tınmadı…
Bakanlar defa defa değişti…
Ahmet Kaşif mi?
Hasan Taçoy mu?
Şimdi de Tahsin Ertuğruloğlu…
Hiçbiri de, “Yahu hade bu işi çözelim de başka gençler ölmesin” demedi, diyemedi.
Dese bile gücü yetmedi…
Ama Karayolları Müdürü Hasan Nihat Erduran, “Bariyer olsa, Asya ölmezdi” diyen Havadis muhabirine, “Çok süratliydi, bu nedenle öldü Asya” dedi.
Hiç utanmadan…
Sorumluluk almadan…
Tınmadan…
Sıkılmadan…
“Ölen vatandaş suçlu…”
Hepimiz yollarda öleceğiz
Aha bu düşünce var ya…
Bu vurdumduymazlık…
Vatandaş elbette hata yapacak…
Vatandaş hata yapacak da, sen ne yapacan?
Vatandaş hata yapmayacaksa, sana, dairene ne gerek var?
Karayolları Dairesi ne işe yarar?
Sen bariyerini yap…
Sürati düşürecek tedbirleri al…
Öleni suçlamak en kolayı…
Öldü de Asya…
Senin hiç mi suçun yok…
Beceriksizliğinin hiç mi etkisi yok sayın müdür…
Kabahat sende değil…
Kabahat bu zihniyeti, kamuda tutanlardadır…
Sinirliyim ve gerginim…
“Süratliymiş da ondan ölmüş…”
Lanet olsun bu zihniyete…
İnsan olan utanır…
Ölüyor işte gençlerimiz bir bir…
Kimsenin umurunda değil…
Öleni de suçladık mı tamam…
Sen da devam et sorumluluk üstlenmeden maaşını almaya…
Böyle mantıkla müdür, bu mantığa esir siyaset olduğu sürece, biz bu yollarda daha çok ölürüz…
Bakalım şimdi sıra hangimizde…
































