Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

“DAHA FAZLA MÜSLÜMAN” OPERASYONU…

İslam’ın Kıbrıs’ta kurumsal olarak yayıldığı tarih olan 1571’den 1980’li yıllara kadar yani dört yüz küsur yıl cami imamları ve müezzinleri Kıbrıslı Türkler idi.

Yeni nesil pek tanık olmayabilir ama geçmişte özellikle köylerde bir akrabamız veya çok iyi tanıdığımız bir köylümüz imam veya müezzindi.

Bu sistem, toplumsal yaşam kültürü içerisinde yüzlerce yıl sürdürüldü.

Ta ki “Kıbrıslı Türkler daha fazla Müslüman olmalıdırlar” ideolojisi ortaya çıkana kadar.

Bir dönem “Türklüğümüz” beğenilmezdi ve faşizan ırkçılık düzeyinde “Türkçülüğe” maruz kalmıştık.

“Atatürk’ün devrimlerini Anadolu’dan da önce uygulayan bizdik” diye feryat ederdik ama feryadımızı kimse duymazdı.

Sonra Türkiye’yi teslim almaya çalışan ideolojik tarikatçılık bizim buralara da musallat oldu.

Biz, onların kafa yapısına uygun Müslümanlar değildik ve mutlaka değiştirilmemiz gerekiyordu.

Bu kez “Kıbrıs adasında yüzlerce yıl ezanı susturmadık” dedik ama bunu da dinleyen olmadı.

Çünkü amaç başka idi.

 

***

 

“Eski imamlar ve müezzinler ölüyor, camilerde namaz kıldıracak, cenazede dua okuyacak kalmadı” gerekçesiyle Türkiye’den imam göndermeye başladılar.

İlk gelenlerin misyonerlik hırsıyla yaptığı faaliyetler ciddi sorunlara yolaçtı.

Adeta “Türkiyeli-Kıbrıslı” ayrışmasının nedeni oldu.

“Sapına kadar Müslüman” olanlar Kıbrıslı Türkleri beğenmiyor ve nerdeyse dinsiz sayıyordu.

Halkın camilerden uzak durmasının sebebinin bu olduğuna inanırım.

Sonra “bizim çocukları imam-hatiplere gönderelim” fikri ortaya atıldı.

Sonuçta bizim çocuklardı ve şüphesiz misyoner gibi davranmayacaklardı.

Çok sayıda çocuğumuz gidip Türkiye’de eğitim aldı ve mezun olup döndü.

Fakat o da ne?

Bizim çocuklara camilerde görev verilmedi Türkiye’den “misyonerler” gelmeye devam etti.

Bu çocuklar yıllarca yetkililerin kapılarını aşındırdılar fakat işsiz kaldılar.

Onların yapacakları iş için Türkiye’den imam getirtildi.

 

***

 

“2011’de Yakın Doğu Üniversitesi bünyesinde açılan KKTC’nin ilk İlahiyat Fakültesi 2015’te ilk mezunlarını vermiştir ve 2018’de ise Kıbrıs Sosyal Bilimler Üniversitesi bünyesindeki İlahiyat Fakültesi ilk mezunlarını verdi. Günümüze kadar iki İlahiyat fakültesi her yıl düzenli olarak mezun vermeye devam etmektedir dolayısıyla KKTC’de yaklaşık olarak 100 İlahiyat Fakültesi mezun gencimiz bulunmaktadır.”

Bu satırların yazarı İlahiyat Mensupları ve Mezunları Derneği Başkanı Rauf AlhallaQ’dır.

Dernek olarak bir açıklama yaptılar ve Türkiye’den 10 tane Din ve Ahlak dersi verecek öğretmen getirtilmesini protesto ettiler.

Camilerde boş kadro olmasına karşın münhal açılmamasını protesto ettiler.

Üniversite eğitimi (lisans) almış ve öğretmen olmak için devletin açtığı gerekli sınavları geçmiş çocuklarımız işsizdirler ama ısrarla Türkiye’den “öğretmen” getirtilmeye devam ediliyor.

Peki bu niye oluyor?

Kıbrıs Türkünü daha fazla Müslüman yapmak için mi?

Kendi çocuklarına işsizlik zulmünü reva görenlerin çıkıp bir açıklama yapması şarttır…